Ne kadar tatlı bir tedirginlikti
Dalgın gülümsemelere teslim halimiz
Peşimizde bir gölgeye
Gerek duymadığımız anlarda kalmışımız
Yalnızlık tadı doyulmaz bir ayrılık
Ne yaşıyoruz, ne de öldük!
Çehov yaşasaydı ne derdi bilemeyiz
Umutsuz değildi o çağın insanları
Bir iyi, bir kötü habere denk gelen
Hayatları vardı
Bugün umut bile sürüncemede
Yeryüzünde canlı canlı yaşandığı gibi anında yaşamdan alınmış ve yazı resme aktaran ilk çabadır.
Tümü bugünler için daha önceden yazıldı. Bugün açık ediyorum.
Sürünün olduğu her yere kurtlar bir sofra kurarlar. Biz Türk'ler onlara canavar deriz. Türk ile kurt arasında hiçbir bağ ve ilgi yoktur. Yok ediş sözleri doz aşımı ile artışa gitmek zorunda kaldı.
İçini daha fazla süsle ki
Dışından görünsün
Dışını gören içine bakmayı unutmasın
Dışını daha fazla süsleme ki
İçin dışarı çıkabilecek fırsat bulsun
Suskunluk nasıl bir ihanettir? Suskunluğun Atatürk maskelisi bile var.
Doz artışı bir yazı.
Suskunluktan kast edilen nedir?
İnsana tutulmuş bir aynadır gökyüzü.
Her canlı evrenin farkında olduğu halde insan us ve duyunc farkını kötüye kullandığı için evren insana gökyüzü aracılığıyla ayna tutmak zorunda kalmıştır.
Yanıtı mavi sular dörtte üç büyüklük ile vermeye çalışmış ise de dağ ne kelime gökyüzü büyüklüğünde bir babayı toprak yutunca dünyanın dörtte biri, dörtte üçü ve gökyüzü arasında büyüklük tartışması yine insan yüzünden çıkmıştır.
İnsan hayattan, insanlardan ve kendinden
Öyle durduk yere soğumuyor
Susuyor, sustukça birikiyor
An geliyor içindekiler haykırıyor
İnsan, iyiliği kadar taşlanır. Merhameti kadar dışlanır. Kulluğu kadar da sınanır.
İnsanlık adına söylenmiş Yunus Emre ağırlığında bir sözdür.
Bugün bakın bu sözdekiler kim? Onu çizecek olan yeniden olacak insan kulluğu sınanan bittiğinde yeryüzünde bulunamayacak utanan. Zamanı geçmiş utanmazlığın bundan haberi bile olmayacak.
Hangi sanat dalı, ressam ve müzisyen vardır ki söz ve edebiyatın gücünden faydalanmadan eser üretebilsin.
Edebiyat psikoloji biliminin de ilerisinde insan ve toplum bilinçaltını okuyan en ilerici sonuçtur.
Yaşamda her gelişme oradan yol alır.
Hangi art niyetli bir ideolojik siyasi çaba var ki kamu malını çaldığı ve çaldırdığı gibi gibi işine geldiğinde şiirden, sözden rol çalmasın.
Tarih bunun uzak ve yakın yüzleşmesi zor tahlilleri ile doludur.
Hangi tefeci soyduğu toplumun dili yazarların kitaplarını satarak o topluma şirin gözükme çabasından geri durabildi.
Suskunluk sözlerin yetersizliğinden doğar. Sadece düşünmek yetmez, duyumsayan bir farkındalık ile düşüncesini birleştirmiş bir anlayışa ihtiyaç var.
▪️Önder Karaçay ▪️




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!