Ölümü düşünmemiş olmalılar ki
Canlı ölümü yaşamak zorunda kaldılar
Us ve duyunc devre dışı kaldığından
Zulümlerini artırarak yok olacaklar
Herkes anlaşılmak istiyordu
Zamanla anladım ki;
Hayatta insanın kendisinden başka
Kendisini anlayacak başka biri yoktur.
Kimsenin kimseyi anlamak gibi
Ayı ile yatağa giren, sonunu düşünmediği için girer
Ayı ile yatağa birisi kendi arzusuyla mı girer?
Yoksa birilerinin arzusu ile mi?
Sandıklı ve hileli bir seçim değil bu seçim
Ölüm var, ölüm var
Mahşer tufanı sonrası yeryüzünde yaşayan her insan seçimini yapmak durumunda kalacak
Yaratıcı her varlığı kendisini koruyabilecek bir donanım ile var etmiştir. Bunun tersini iddia etmek öteki bir art niyetin üstünlüğüne alan açmaya sebep olur.
Onurlu insan bir siyasi kişilik, siyasi bir ideoloji, sözde entelektüel veya elit şarlatan aydınlar tarafından kurtarılmayı beklemez. Böyle bir beklenti içine girmiş her insan ve dolayısıyla toplum özgürlüğünü peşin peşin kaybetmiş demektir. Özgürlüğünü peşin kaybetmeyi alışkanlık haline getirmiş kişiliklerden oluşmuş bir toplum vatanı ve ulusun birlik, beraberlik ve bütünlüğünü korumak konusunda tarihin her döneminde acze düşer. Sonsuz önderimiz Mustafa Kemal Atatürk bize birgün bir kurtarıcı beklemeyin bir kurtarıcıya ihtiyaç duyarsanız ben size hiçbir şey öğretememişim demektir diye bizi uyarmıştır. İşte bu şartlar içinde bugüne kadar Atatürk'ün Türk ulusunun ve Cumhuriyet devrimlerinin ülkelerine ve devrimlerine sahip çıkmayanların yeni aldatma planlarına da kanmamak ancak ve ancak onurlu yurttaş olmakla mümkündür. Siyasiler, siyasi partiler ve ideolojiler çağı kapanmıştır. Her yurttaşın kendini kurtarma iradesi bu aldatmadan hizmet etme kabiliyeti kalmayan piyasa siyasetini devrimle yok edecektir.
▪️Önder Karaçay ▪️
Yaşamı organize kötülükler üretilerek çalınmış çaresiz insanları yaşamlarını çaldırmışlar diye ne kadar suçlayabiliriz?
Eğitim ve öğretim hakları din düzeyinde dogma ile ellerinden maddi güçleri çalınsın diye bir zorbalığa maruz kalan insanlardan bahsediyoruz.
Sorgulamanın, hesap sormanın suç sayıldığı günaha girerim korkusu içinde esaretin kirlettiği bir dünya düzeni bu dünya. Muhtaçlıgın ucuza satıldığı bir kirli pazar bu dünya.
Doğayı talan yendi sandı
Hırsını yenemedi yaktığı ateşin içinde yandı
Hedefine koyduğu herkesi yendi
Kendi kirli ve kinli hırsını yenemedi
Görünüm olarak kötülükte insandı!
🔘 Örgütlü İnançlar İhaneti Cimer İnanç Ters Merkezi mi?
Sadece inanç mı? Aynı zamanda Cimer adalet isteme hak arama merkezi mi? Avukatım dava sonucunu cimere sorun diyordu.
Her insan istediği gibi inanabilir. İnancını duyuncu içinde özgürce yaşar. Kimse kimseye inanç konusunda baskı yapamaz. Devletin dini, dinin devleti diye bir gerçeklik yoktur ve hiç olmayacak. Sorun o inancı örgütlü bir güç haline getirmek ve devlet budur diye dayatmaya kalkmaktır. İti, biti ve ne varsa tümüyle birlikte.
Örgütlü iyiliğin kötülük tarafından ele geçirilerek örgütlü kötülüğe hizmet ederek yenilmesi genel kabul gören bir toplumsal hastalıktır.
Neyin iyi neyin kötü olduğunu kim belirleyecek sorusu havada kalmamalı?
Buna demokrasi demiş dünyalılar ve kimi istiyorsun diye sormuşlar?
Sizin iki yakasıza yapışmış gibi bırakmayan, cebinizi ve geleceğinizi boşaltanları siz bırakın.
Siz bırakmadığınız için sizden aldığı gücü size karşı kullanıyorlar.
Örgütlü tüm kötülüklere umut bağlamayı bırakın.
Kullanılan atılır, kullanılacak olan satılır. Dün alkış olduğun kötülüğün yerine bugün onun yerine geçmesi planlanan umut diye sunulur, mağdur edebiyatı ile sahiplenme tuzağına düşürülürsün. Kaybeden kullanılıp atılan olmaz sen olursun sen!
Bu kaçıncı tuzak denir bir başka yeni tuzak için bir önceki unutulur.
Kendi değerinizi başka türlü ortaya çıkarmak mümkün değildir.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!