Hoş bir çığlıkla yola çıkan naçar seyyahtın,
Geceyle gündüz arasında süzülen bir yolcu,
Tepeden tırnağa varlığıma adanmış bir masal,
Yaşam bilincine eriştiren bir yolculuktun sen.
Semada dalga dalga salınan uçurtmamdın,
Ahenkle dönen topacıma göz kırpan gülüşüm,
Umut dolu, sınır bilmez sevgili hayallerim…
Bana hükümranlığı getiren çocukluğumdun sen.
Usta avcıyı seyre dalan acemi bir ceylandın,
Serde gözü pek, içi içine sığmayan bir yiğit,
Canı tez, düş bilir yokuş bilmez, cesur cahil…
Bitip tükenmez sandığım gençliğimdin sen.
Gülüşü azalan, kuşkuyla bakan bir hüsrandın,
Düşlerini sessizce ateşe veren bir kalender,
Tahammüle yol almış, sabırla ülfet bir mürit,
Yaş tahtaya basmayan, yetkinliğimdin sen.
Yüreklere dokunan, yakılmış bir türküydün,
Issız çölde dirhem dirhem azalan bir mum,
Çehresinin her çizgisinde ibretlik bir tarih,
Ezandan selaya tasvirli bir öyküydün sen.
Kayıt Tarihi : 9.06.2026 14:41:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!