Boz dağlardan aşağı,estir yarin zülfünü,
Dünya gözüyle bir yol,göster canan yüzünü,
Atma sineye son kez,söyle sende sözünü,
Tükendi gönlün sabrı,hasret çekilmez oldu.
Cümle cihana vardı,yüreğimin feryadı,
Dilde isyan var…
Göğsümde mevzilenmiş binlerce ben…
Canım burnuma dayanmış şiddetimde,
Bir bomba ki pimi çekilmiş binlerce ben…
Dilde isyan var…
Bir gülüm vardı gönülde deremeden kopardılar,
Demet demet hüzünlerden üzerime kin saldılar.
Can evimden vurulmuşum ha bir eksik ha bir fazla,
Arş’a değen şu başıma kör bıçağı da çaldılar.
Derin rüyamda gördüm aşkı candan sökemezler,
Ara sıra bir an da olsa aklına getirip yüzümü,
Gülümse yapabiliyorsan…
Her sabah uyandığında bir de benim için günaydın de boş duvarlara…
Bir sevdiğin olursa benim için de sev, hiç sevmemiş gibi…
Seven bir göz görürsen bakmaya değer,
Bir de benim sana baktığım gibi bak,ama ölümsüz olsun…
Bir mahur beste gibiydi
Benliğimi kaybettiğim o gözler…
Fidan gibi bir bedene ziyanda,
Belini saramayan kırık kollar…
İki dünyalı bir âlemde,
Birbirine yabancı yollar,
Vefa sancısı var bakışlarımda,
Bir yalvarışın mazlum yakarışı,
Ve bir eskiciye verilmiş gibi,
Ömrümü tamamlamışım hanende…
Hangi mertebeye ulaşmış sevda,
Sen yavaştan selama dur gecenin sessizliğine
Ben yine vicdansız karanlıkların nöbetindeyim.
Demedim mi sana aldığım nefessin diye,
Sinende bahar kokusu sarhoşluğumu demedim mi.
Gülü kafese koydular bülbül bostanda biçare
Eğer bir gün dönersen,
Yine o sokakta gözlerim seni bekler.
Yılların hükmü yok,
Ya da kaç kez sevdiğinin.
Hiç sevmemişçesine,
Yine düşlerimizin kimsesiz sahilinde,
Derme çatma bir gülüş ile arşınlıyorum yolları…
Elde dile gelmiş sabır taşları,
Sevdalar ise abanoz renginde…
Dile persenk olmuş hüznüm,
Kaynaşmışken gölgemle,
Geceye mi durmalı…
Goncaya söylediler, bağrımın feryadını,
Güle dönmekten gayrı, dikenlere büründü.
Nehirlere yazdılar, garip âşık adımı,
Çağlamaktan da gayrı, kuruyup toza döndü.
Onca sevdim yandım da, kar eylemez gönlüme,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!