Kuş musun aşiyandan kalkıp uçasın bana,
Gül müsün bostanlardan gülüp açasın bana,
Sevda mıyım göğsünde koşup varasın bana,
Neyim sende ey güzel Bir beyhude gönül mü?
Her yolda yürürsün bir bana yoktur yolun,
ÖLMEYEN KASIMLAR…
Hayat gözlerinde başlamıştı Kar kış boranda,
Volkan yeri yüreğime istediğim yüzü taksam,
Kaç kişilik ben olurdum çift taraflı aynalarda…
Gözü kör bedenimle alabildiğine ufka baksam,
Canım yanar mı umutsuzluğun kor kadehinde…
Dokunsam da yanarım yudumlasam da
Unutmam ki seni...
Hasretin olmasa yaşanmaz ki...
Penceresi kırık kulubelerden,
Kör kandiller gibi süzülür ışıklar.
Yüzümde yokluğunun çizgileri,
Elimde buruşturuşmuş ümitler,
Ne zaman düş kursam sana dair,
Bir bıçak saplanır sol yanıma...
Ne sevdalar yazdım da al topuklu yarimin gül alnına,
Bir satır dökülmedi öpülesi dilinden...
Susmak mı çare hasret çığlıkları yürekleri dağlarken,
Susamadım...
Aynı şehrin iki yabancısıyız şimdi.
Yaşanmış anılarla yoğrulmuş bir geçmiş süsler benliğimi
Gittiğin gün geldin yüreğime ölümsüz
Irmak Irmak çağlar gözlerin ay dönümlerinde.
Aynı havanın iki ortağıyız nefes kesen çıkmazlarında
Sevmeyi unuttum bir yüreğe tutuklu kalıp.
Sevgileri unuttum çeşit çeşitti oysa.
Hatırlanmayı unuttum bir göze hapsolup.
Yaşamayı unuttum.
Bildiklerimi unuttum.
Bakarken görmeyi, görürken gülmeyi
Yollar vardı yıllar sonra kesişen...
Hep varmışın gibi gelişini beklediğim,
Ve her gece düşlerimi sokağında ertelediğim
Yollar vardı,
Gözyaşı şelalemden koynuma dökülen...
Sol yanımda bir vurgun,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!