Yanımdan geçip gider,
Kuş sesleri, ayak sesleri, çocuk sesleri,
Kapımı çalacak sandığım. Heyhat.
Uzaklaşır yaklaşan gölgeler bir adım kala,
Ben yine hüznümü kaynatır demlerim
Yürek korunda.
Zaman ne cevherleri öğütüp küle döndürür bilir misin?
Hiç bir şey kalmıyor yerli yerince,
Muhayyilemizde dondurduğumuz resimler gibi,
Kalmıyor karakterler, binler alemler gibi,
Uzaklıklar giriyor araya. ışık hızında,
Milyar yıllar gitsen ulaşamazsın artık.
Sen bir sandal ol, bende yelkeni,
Uzaklaşalım kıyılardan,
Branda, branda...
Dolaşalım bir o limanda,
Bir bu limanda...
Ömrünce hep gördüğün,
Nazar olaydım sana,
Etrafına ördüğün,
Hisar olaydım sana.
Güller gibi açtığın,
SEHER HİCRET
Dinler misin beni babanın canı,
Sana diyeceğim var Seher Hicret.
Hayattan bir lahz ufak bir anı,
Şiire dizmesi zor Seher Hicret.
Sen cihanın incisi;
Ayasofya senin.
Surların altın gerdanlık,
Çifte zümrüt küpelerin,
Sultanahmet, Süleymaniye,
Yedi tepenin,
İstanbul neydi benim için?
Bir masal bir rüya, hülya mı?
Taçlar, krallar padişahlar mı?
Saraylar dadılar, halayıklar mı?
Roma mı? Bizans? Osmanlı mı?
Deniz mi? Kıyı mı? Yalı mı?
Şu vefasız dünyaya,
Darıldım gidiyorum.
Kement attım semaya
Sarıldım gidiyorum.
Bahar geldi bahçeye,
Güller hizaya geldi,
Ahenk geldi lehçeye,
Diller hizaya geldi.
Nefha geldi yellere,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!