Bir eski film izler gibi seyrine dalmışız hayatın...
Kimi zaman saçımıza düşen aklardan,
Kimi zaman yüzümüzü değiştiren derin hatlardan
Hatta zaman zaman rast geldiğimiz eski dostlardan anlıyoruz zamanın nasıl geçtiğini.
Bakıyoruz ki geriye kimler gelmiş kimler geçmiş,
Ne acı günler ne tatlı dünler yaşanmış bitmiş,
Sen kız kulesini seyrederdin,
Martı sesleri eşlik ederdi,çayının her yudumuna.
Gözlerine düşerdi ışıl ışıl parlayan suların aksi.
Ve ben unuturdum İstanbul’u gözlerinde.
Ne soğuğu hissederdi kulaklarım,
Ne de sıcağı çay yudumlayan dudaklarım.
Demek artık yoksun,yollarımız ayrılıyor öylemi,
Şimdi senden en sevdiğim sözleri duyamayacakmıyım,
Tamamen çekiyormusun gözlerimden gözlerini,
Bir daha seni doyasıya saramayacakmıyım,
Demek uzaklar çağırıyor seni,gitmek zorundasın,
Daha geceden kapılırdık bir telaşa,
Eee yarın bayram!
Yepyeni elbiselerimiz yastık altına,
Gıcır gıcır ayakkabılar ise yastık ucuna,
Bayılırdık biraz lastik,
biraz da kauçuk kokusuna,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!