Akasya kokulu düşlerim vardı benim,
İçinde bir sen geçen
Bir de ben,
Uzadıkça uzardı hayallerim, geceler boyunca,
Öylesine içten
öylesine masumca,
Yıllarım vardı benim,
hani kimi zaman koca bir adam,
Kimi zaman da
ele avuca sığmaz bir çocuktum,
Unutum gitti her şeyi çoktan,
geçmişle kapandı davâm,
Topraktan geldik toprağa doğru gideriz
Dünyalıklar ile dolmuş taşmış gönül heybemiz
Gönüller kırık vicdanlar suskun.
Hepimiz aynı dünyalarda ama apayrı yerlerdeyiz.
İnsanoğlu sanki anasından aç gözlü doğdu,
Uzaktan izliyorum artık bütün insanları,
Anlamsız gülüşmeleri kahkahaları,
Her şey yolunda gibi görünürken,
Ansızın çıkan küfür kıyamet kavgaları,
Ne acı ki kimse kimseye denk düşmüyor,
İsterdim ki !
Memleketim güzel insanlarla dolsun taşsın,
Kötü insanlar bizimle bir bir vedalaşsın.
İti, uğursuzu çakalı bitmez bitmeye de
onlar bizden biraz ötelerde oynaşsın,
Kaç sevdanın hüznüne şahit oldu saatler,
Kaç uykun bölündü orta yerinden?
Kaç gecenin hatırı kaldı hüzzam kokan satırlarda,
Saymadın hiç,
Tutmadın hesabını,
Sadece saçındaki aklar
Asla uzak olmadık sona,
Bunu bilerek çıkmadık mı yola,
Yol ne yana bakar, sen ne yana,
Neyine güveniyorsun hayrola,
Varlığın temelinde biz bir hiçtik,
Sen hiç karanlığa sustun mu?
Gözlerini dikip tavana
sabahı bekledin mi?
ama öyle saatlerce!
saydın mı saat on ikiyi, beşi
ve geceyi kederine ortak edip,
Çok yakındı, uzak sanılan o gerçek,
Oysa bir nefes kadar yakındı sana,
Ne vardı bir adım ötede kabullenecek,
Nasıl da güvendin sende emanet cana.
Kader kısmet dedin kendini avuttun,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!