Öldü gitti bizim vatandaş Rıza
Yaşarken düzeni alkışa tuttu
Yaşaması suçtu, her günü ceza
Derisin yüzeni alkışa tuttu
Yıllarca yaşadı kısık sesiyle
Feryadım göğe ağdı
Vay benim hallerime...
Dağlarıma kar yağdı
Vay benim hallerime...
Bülbülüm güle düşman
Yakar seni veda edişim şimdi
Sende kalsın anılarım, ruhum; al!
Ne kadar suskunsa gidişim şimdi
Dönüşüm belki toy, belki ihtilal
Şimdi gidiyorum, sağlıcakla kal
Dünya’ya meyleden divane gönül
Avare, beyhude yaşar gidersin
Yarını yıkılmış virane gönül
Bir hayal peşinden koşar gidersin
Düşmüşsün bir meçhul gaye derdine
Şu köhne Dünya’nın asri çağında
Ok atıp kalbinden vurdular aşkı
Hevesler yeşerir gönül bağında
Amaca aracı gördüler aşkı
Düşünmezler mekruh ile haramı
Yerde mi, demde mi, bizde mi hata?
Yaşanan şu yıllar, zaman yabancı
Gönülde mi yoksa gözdemi hata?
Dağ başını alan duman yabancı
Kimi tekel etmiş dudu-kirazı?
Düğün gününüzü ölçmüş-tartmışlar
Haydi bu yöreden gidelim Zeynep
Amcayın oğluna beşik kertmişler
Kaçalım töreden, gidelim Zeynep
Gidelim, gün dağlar ardı aşınca
Yürüyüp gittiğiniz yollar sizi kandırır
Su gibi akar gider yıllar sizi kandırır
Nefsinizi terbiye edemedikten sonra
Bazen şeytan, bazende kullar sizi kandırır
21 Aralık 2009-Manisa
Doğduğun gün sana yalan demişler
Gerçekten de öyle yalansın dünya
Hırsızsın, umutlar çalan demişler
Cananı canından çalansın dünya
Hiç saydın mı kaç bin hükümdar gördün?
Derdimi anlatmaz, söylemez oldum
Susarım garipçe, dilim yaralı
Bak yine kederle demlendim, doldum
Kalem tutan usta elim yaralı
Umut bir kuş imiş elimden uçtu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!