İstikrar görünüp, huzur doğunca
Harekete geçer milli dümbükler
Halkçı geçinirler halkı boğunca
Erkeğe benzeyen zilli dümbükler
Devlete erkeklik taslayan bunlar
Minnetim sizedir yüce erenler
Bırakmayın böyle, el verin bana
Sırrın ötesinde sırrı görenler
O kutlu hallerden hal verin bana
Bu ateşte gün gün erimek için
Müjde olsun Türk-İslam’a
Çıktık yola geliyoruz
Gerek var mıdır ilama?
İnanç ile geliyoruz
Kabuğunu kırıp gerçek
Tükenir hayatı, tükenir çile
Bir gün bu Dünya’dan geçer Seymani
Bir akşama doğru düğün-toy ile
Asıl sılasına göçer Seymani
Her dem doğruları gördü hatada
Bir asır boyunca köhne Dünya’da
Balta olmak için sap aradık biz
Gündüz hayallerde, gece rüyada
İçi altın dolu küp aradık biz
Başa geldik sonu doğru yürürken
Kara yüzlerine aynalar düşman
Söyle sana gardaş neden böylesin?
Onca hata yaptın olmadın pişman
Söyle sana gardaş neden böylesin?
Vurdular bak seni o cenderede
Bir gece vaktinde kaçsam buradan
Dağlar aşıp sana gelsem ne dersin?
Yazımızı aynı yazmış yaradan
Seni senden gizli çalsam ne dersin?
Bak işte yalnızım gör şu derdimi
Senelerdir beklediğim nazlı yar
Bir türlü gelmedi gitti ne fayda...
Peşinden dolaştım hele ne kadar
Yüzüme gülmedi gitti ne fayda...
Bir gelincik gibi narına yandım
Sıla tarafından gelen yolcular
Mağmurmuydu bizim ilden ne haber?
Gene ılgıt ılgıt akar mı sular?
Laleden, nergisten gülden ne haber?
Nasıldır kamuya yön veren canlar?
Beyhude yaşadım otuz yıl boyu
Gülüne aldandım Dünya ben senin
İşitip kanarak cümle her şeyi
Diline aldandım Dünya ben senin
Ateşin gün be gün ruhumu yaktı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!