Ne olduğunu, ne olduğumu bile anlamadan
öyle hızlı daldım ki bu sabah o alevlerin ortasına,
yüzüm öyle yandı ki kıpkırmızı,
kalbim öyle bir aştı ki atma sınırını;
son noktaya gelip de
yapacağımı yapıp geri döndüğümde
Duymuşum duyacağımı
yemişim yiyeceğimin bin çeşitini
öpmüşüm öpeceğimi
sevmişim layığımı
sevişmişim dilediğim gibi cesur
yapmışım yapacağım sporu
evlenip gidecek o 'güzel esmer' yarın
birkaç ayı kalmış.
benle çaya çıkar mı, bir kafede oturur mu
bara-mara gider mi
İstiklal'de yürür mü şapkayla gizlenmeden?
gizlense de razıyız ya gerçi!
'Nereye kadar böyle? ' dedi yasak aşkına.
Ne demek nereye kadar?
Olduğu kadar,
gittiği yere kadar elbet! ..
Yıllardır uçaklarını uçurduğun,
kirletip durduğun,
dumanlarla bezediğin bu gök,
dev şileplerini yüzdürdüğün
arkalarında kirden izler bıraktığın
Küfürden güç alanlar,
küfürle aktive olanlar ve güne böyle karışanlar için
İstanbul bulunmaz bir nimettir! ..
Örneğin bu sabah,
yine arızaya bağlanmış koşumu yaparken
Aldığın onaylar
gördüğün takdirler, ödüller, plaketler,
taktığın nişanlar
ve geldiğin yerler, zirveler bir yere kadar.
aldığın sıfatlar
Ne yaptın sen? !
yaktığım, yakmakta olduğum
ve yakacağım bütün purolarımın dumanına mı kaçtın? !
4 gün aradan sonra bir Villager daha yakayım dedim
günün yorgunluğunu atmak için de
kendimi Almanya topraklarında
neyin pesindeyiz?
Kendimizin...
daha sonra da kendimizi olusturanin belki...
belki birine kavustugumuzda
ikisini de kucak kucaga yakalayacagiz
Sevecence ve gayet doğal
çocuksu bir coşkuyla
göstermem gereken yakınlığı gösterdim.
esprili, anlayışlı,
benim gibi arızalı sandığım bir çalışana
bir tane gayet radikal,




-
Zafer Zengin
Tüm YorumlarBen şairim demeyi şiirleriyle gösteriyor..Okuyucunun önüne serdikleri 'evrensel gerçekleri [miz]..okudukça
unuttuğumuz isyanları yeniden hatırlıyoruz..Gerçeği
sofraya koyup yüzleşme gücün varsa al ne kadar lazımsa diyor. Sesi ilginç metalik bir ses gibi geliyor kulağa..Doğal desek sahte to ...