İliklerimde hissedebileceğim en acı titremenin
En acı hazanı ardından gelen üşümüşlüğümde buldum seni
Takdirin en şairane biçimine
Ve şayanlığın en masum haline bürüdüm ahiri
Yılmışlığın genzimdeki yanıcı tesiriyle
Kaybolmuşluğun acıyan yüzüyle
Sınırsız bir evrene hayat veren kudretin
Ol dediği yerdedir sözümdeki iraden.
Özenle yarattığın bu en güzel suretin
Cemalini yansıtır yüzümdeki iraden.
Bir güvenle içime yüklediğin esmanı
Hayalin irfanı kül ettiğinde
Kavramak mümkün mü ferasetini
Gönlümü sahrada çöl ettiğinde
Sonsuza uzanan verasetini
Hükmeden yok idi bu aşk zannına
Bazen şu hayatta sanki en masum
Evlattı bana hep kahve gözlerin
Bazense elinde kör bir hançerle
Cellattı bana hep kahve gözlerin
Yazgılar belirler kader katını
Bir gün sual ettim kendi kendime
Dedim ki Rabbimiz nasıl sevilir?
Usulüne göre gerçek manada
Yaradan’a değer nasıl verilir?
O bizi özenip yaratmış an ’da
Lanetlendim..
Artık sıcak değil ellerim
Ruhumdaki alevleri yalnızlık söndürürken
Zirvemdeki buzullar ise erimez oldu artık
Yalanla doğruyu ayırt edemez oluşum
Ve batıla yüzümü dönüşüm iyiden iyiye şaşırtmıyor beni
İliklerim üşüyor rüzgarında aşkının
Dalgalanır kanımda gül teninin kokusu
Hissedince anladım ruhumdaki taşkının
Çağlıyordu derinden o yıllanmış torkusu...
Duyunca ilk sesini, o ılık nefesini
Korkar oldum aniden çıktığında karşıma
Kalbimin birden bire hoplayıp düşmesinden
Ağır basar içime kattığın bu mutluluk
Milyonlarca çocuğun tatlı gülüşmesinden
Merhaba, ben bir mazlum, bir yaralı gelecek
Seni ilk baharda hatırlamak istiyorum...
Çocukların yüzünde bayram
Hilesiz ve hurdasız sevecenlik kutlaması
Papatya kokusuyla karışık nergis
Bir kızın umarsızca ip atlaması
Sek sek oyunundaki o karmaşık his
Üç Ocakta yakıldı bağımsızlık ateşin
Zulmün şah damarına vurulan bir neştersin.
Batıdan doğurduğun o mukaddes güneşin
İmkansızlık sırrına eş değerdir ey Mersin!
Bir yezid topluluğu yurdunu kuşatırken




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!