YOL VE HASRET
Günlerden yol, yolculuk, hüzün,
Sevdiklerimiz geride, içimizde hüzün.
Bir yanımız buruk, bir yanımız sevinç,
Ankara’ya doğru düşledik bir sevinç.
Yâr yoluna düştüm elde saz ile,
Gel sevdiğim yorma beni,
Dertlerimi söyledikçe söz ile,
Gel sevdiğim yorma beni.
Gün sayarım dönersin diye geri,
2024ün 29 Temmuz’unda,
Saat 20.30 GSB Mayha Stadında,
Muhteşem bir atmosfer, harika bir havada,
Hakem İbrahim DEMİR düdüğü çaldığında,
Başladı büyük maç, ilk top Y.Ovacık’ta.
Bizim evin bir yüklüğü var idi,
Renkli yorgan onda sıra sıra idi,
Yastıkların her oyası sır idi,
Bakan sanır bir tabloyu görürdü.
Kimi evde sandık üstü yer olur,
YUVALAR FEDAKARLIKLA KURULUR.
DEDE
Dede, köküdür ağacın, geçmişin sesi,
Evlat, torun hepsi ondadır hevesi.
Nice fedakârlıkla büyütmüş nesli,
Zafer’in Yolculuğu
Yıllar boyu Koçtaş’ta, emek verdi, ter döktü,
Şimdi yeni bir yolda, yüreği umutla köktü.
Doblo’sunu aldı, çıktı hayat yoluna,
Destek oldu ailesi, her daim yanında.
Sn Şükrü Aytekin’e Minnet
Dostum Şükrü, adınla anılır iyilik,
Her işinde var gönülden bir dirilik.
Zafer Koleji'nde ışık saçarsın,
İhtiyaç sahibi olana umut açarsın.
Zahide Hanım’a:
Bir anne gitti sessizce, melekler gibi,
Yüreğinde sabır, sevginin derin izi.
Dert demedi, ah etmedi ömrünün cefasına,
Bir dua gibi yaşadı, bir sabır destanıydı adeta.
Her günüm hüzün her günüm keder
Sen ettin beni öldürmekten beter
Çektiğim acılar artık yeter
Pişman ettin felek sen doğduğuma
Doğuştan anlıma yazım gara yazılmış
Suç ne sende var nede bende
Bütün suç hep kader de
Bize sillesini vurmuş bir kere
Gücün yetiyorsa geç bu kaderden
Kader bizim boynumuzu büktün




-
Ay Işığı
Tüm Yorumlarelinize yüreğinize kaleminize sağlık.