Kerpiçten perdeli bakışlarımız
İçimizde betonarme hudutlar…
Ağlamanın kahkahaya karıştığı sokaklarda
Hakir ettik düşlerimizi yek pula
Kat kat kefene sardıkça sürurlarımızı
Dudakların aydınlığı ilişir iken ruhuma
Harabeye dönmüş kalbim
Kalbin kuş kafesinde…
Tane tane öğütülür iken körpe canların kursağında nefesim
Göz aydınlığı veren yıldırım gürlemeleri sinemde su i zan
Bahar kırgınlığı buğusunda ırmaklar
Kirpiklerimde istenmeyen gelin u’mutsuzluğu…
İki kelime bir arada tekrara düştükçe gözlerini
Muallak Sevmelerin Göz Aydınlığında Vakit İmkan'sızım
Sevap günah arası müdavimliğin zindanlarından
Kilitlenince gözlerin gözlerimin çöl vurgununa
Maktuller unuttu katillerini…
Yırtıldı kâğıt üzerinde Aşk
Kırıldı kalemin ucu
Şifa barındırmaz ten
Dağların kaldırılıp çarpıştırıldığı tuz edildiği ve
Çocukların saçlarının ak düşeceği güne yemin olsun ki…
Yaralarımın kabuk altına yerleşke kuran sızı tadında fısıldayacağım seni unutmaya yüz tutmuş yüreğimin kuraklığına
Çer çöp olmuş gönlüm bozkırlarında dolaştıkça ahu bakışların
Gözlerinden yüreğime taşan ebru deseninden ağlayacağım ismini
Harabeye dönmüş kalbim tutsak göğsün kuş kafesinde…
Buğulanmış pencere tuvallerinde maviyi unutturup siyaha düşüren düşlerin
Göz aydınlığı veren yıldırım gürlemelerinde unuttum tebessümlerimi
Gün be gün artıyor hasretlik elemim
Gözlerimde hüznün yakamozu
İçimin kar yağışına serpildi ağustoslar
Çöl buhranında filiz vermiş menekşeler gibi muhtacım sana…
Eşkâli tarifsiz gülüşlerin damla damla birikir iken ruhuma
Hüznümün kırık tebessümleri ile karşılıyorum hüzün gülüşlerini
Ürkekliğin zarafetini giyinmiş kirpiklerin
Gül benzinde güller diken…
Ela düşlerin tutamağında
Beraat edildi dallardan yaprak
Soluklarımda açınca tebessümlerin
Birikti kardelen hüznüm gamzen çukurlarına...
Naçar gülüşlerim bakışların ilkyazında renklendikçe
Duraksadı hüznün güz baharında ruhum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!