Ölümsüzlük acıtır.
Ölmedim ben, lâkin öldüğüm gün kaldım,
Bir nefesle döndüm de o nefeste soldum.
Toprak beni çağırdı, işittim nidâsın,
Varamadım yanına, yollarda yoruldum.
Ne mezarım var benim, ne de bir menzilim,
Ne diriyim tam mânâ, ne ölüdür hâlim.
Bir gölge misâliyim, virâne bir iklim,
Kendime yabancıyım, kendime müşkilim.
Bir gece ecel geldi, kapımı çaldı sessiz,
Dedim: “Al canımı da bitsin bu gam, bu sız.”
Gülümsedi karşıdan, gözleri pek hissiz,
Beni bırakıp gitti, bıraktı beni kimsesiz.
Şimdi her sabah olur, lakin güneş doğmaz,
Kuşlar şarkı söyler de gönlüme yol bulmaz.
Bir bahar gelir geçer, tek goncamı açmaz,
Ömrüm akar gider de dertlerim eksilmez.
Dostlar der ki: “Yaşıyor.” Ne bilirler hâlimi,
Bir avuç kül taşıyan rüzgâr bilir derdimi.
Ben çoktan kaybetmişim içimdeki kendimi,
Yalnız geceler duyar sinemdeki âhımı.
Gözlerimde yaş değil, kurumuş bir deniz var,
Kalbimde bir kor değil, sönmeyen bir yangın var.
Her nefes alışımda derin bir firâkım var,
Ölümden dönen değil, ölümde kalanım var.
Sordular: “Neden böyle sessiz ve mahzunsun?”
Dedim: “Bir mezar gördüm, içinde yoktum, şaşkınım.”
Çünkü ben o gün öldüm, buna yeminliyim,
Yaşayan bedenimdir, ruhumsa çoktan yitim.
Ey kader, ey cefâkâr, daha ne istersin?
Bir canı bin parçaya bölmek mi hünerin?
Madem ki öldürmedin, niçin diriltmezsin?
Bu yarım kalmış ömrü niçin tamam etmezsin?
Bir gün elbet gideceğim sessizce bu handan,
Ne bir iz kalacak benden, ne ses şu cihandan.
Lâkin bilin ki ben çok evvel gittim buradan,
Siz beni yaşar sandınız, ben döndüm mezardan.
Kayıt Tarihi : 21.08.2026 19:46:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!