Bırak aksın gözünden,
tutma yaşlarını.
İnkâr ettiğimiz bu yasa
yakacaktı elbet.
Bırak orada kalsın,
muhtevasını içimizden atamadığımız.
Ve uğruna öldüğümüz topraktan
yeşersin lavantalar...
Bırak...
Bahar gelsin en geniş anlamıyla göklerden
kalbinin en buz yerine.
İnan ve kabul et,
ölmenin daha da ölmek olduğu
bu hayatın muhal tarafını...
Ya peki yaşamak?..
Seni kimler öldürecek sevgili dostum?
Sen elinde tutarken urganı,
boynunda asılı ve bir sandalyenin düşmesine
bağlıyorsan hayatını...
Sabret.
Ölmenin de müthiş bir muhtevası var,
öldürmenin de.
Öldürürken güzel olana sorulur mu mahşerde,
nedendir diye?
Bırak aksın yağmurlar
en koyu bulutlardan içindeki çöle.
Bırak okunsun selalar,
bırak da kaybetmenin tadını izle.
Bir vahada su bulamamak neymiş
görsün dervişler...
Ellerimle dizdiğim dünyanın,
gözlerimle dokunduğum dünyanın
kıyametini gördüm ben.
Ne çıkar ölmüş kalmış,
ne çıkar gömülmüş yanmış;
sen kalbinin ateşinde köz olmuşken...
Kuşları görmenin bedeli mi olacaktı kör olmak?
Uçmaya hasret miydi
bağlamamın teline konan kuşlar?
Dizilmiş önüme sıra sıra pişmanlıklar,
susmanın kalesi yıkılmış,
önümde kendimden yapılmış bir put var...
Kırdın işte putu,
omzunda baltan.
Elinde çiçeklerle kutla artık yıkılışını!
İbrahim olmak,
susmak biraz...
Ateşi sabrından suya da çevirir bu yasa.
Yok olup gitmek de var,
kalıp görmek de.
Görüp...
Ölmek de.
Sen yine de gülümse.
Gülümse ve elindeki kuşları gönder gökyüzüne...
Bileyim,
neymiş bendeki bu yasa.
Oturdum karşısına kuşlardan yapılmış bir aynanın,
anlattılar nasıl vurulurmuş gökte hür bir kuşa.
Ah, kimseler kuşları vurmasa...
Ne yapacağız, kime ne?
Yaşadık ve öldük.
Mezarımızı bile göstermedi bu yasa.
Olsun... Elhamdülillah...
07.05.2025
Seyit Cafer ArvasKayıt Tarihi : 7.05.2025 05:23:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!