gel,
bir de benim penceremden gör beni
ateşin söndürdüğü, suyun yaktığını
havanın sakladığı güneşi gör
gel,
o pencereden dışarıya
nice olayların ve nice olguların akışını
zamanın sakladığı sırları gör
siyahın beyaza uyumunu,
eskinin yeniye olan rekabeti
renklerin terk ettiği şu ziyana bak
insanların özünü, sözünü duymadan anla
karanlık bir odanın ışıksız köşesinde
ve izle o pencereyi,
ışığın etrafındaki karmaşayı
ve karanlık dışındakilerin yaktığı isyan ateşini
duy... hatta dinle
pencerenin ardında kalan şarkıları,
içinde anlatılanları hiç bilmeden
bozkırı izlerken rüzgarın tenine dokunuşunda
diken diken eden bir bozlak içinde kaybol.
ufacık bir başağın sallanışında gör sarhoşluğu
ya da La Sagrada Familia'nın ihtişamında
tıpkı kendin gibi bitmeyen hissiyata kapıl
pencerenin önündeki iki saksıyı da gör
bir lalezar gibi okzident, bir irem bağı gibi orient
şöyle bir saksılara su döküp
ikisinin arasında bir durup izle dünyayı
duyar mısın, duyduklarımı
susar mısın, sustuklarımı?
Kayıt Tarihi : 30.06.2026 15:34:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!