eceli beklemekte
çünkü bir şehir yanıyordu gözümün önünde
nefretler birleşmiş sanki deli yangınlar içinde
ve o cehennemin arasında sana takılı kalmış
yalnızca ben vardım ellerimde soluk güllerle
çünkü bir şehir yanıyordu vakit hazan
henüz kaçıncı açısındayım
bilemiyorum
körelmiş mantık çerçevelerim
ama biliyorum ki keskin bir bıçak istersen
30 derecelik açı ile
bilemek gerekir
bazı gözler gördüm
görüşü dumanlı bakıyor uzaklara
göremiyor geleceği
bazı gözler var
sadece bekliyor olduğu gibi
günü gelir de
bir buhran sarar etrafı
göremezsin yolunu
nerede olduğunu bilmeden
bulmaya çalışırsın aydınlığı
kapatırsın kendini dört duvara ya
bilmem kaç gece sonra eriyecek
ardına saklandığım buzdan duvarlar
her santimi ayrı bir telaş içindeyken
bugün de donmadım çaresizlikten
çığlıklarla uyandım soğuk sabahlara
dolanıp durdum şu çöllerde
mecnun gibi yar için koşmadan
sır gibi kayboldum içinde
aradığımı kimseye sormadan
bekledim umduğumu gelmedi
meftûn eyledi çeşm-i dîlimi çeşmi kim sûz-i ziyaretti
nitekim yaktı hâr-ı rûzigâr, rûz-i şebimi ziyan etti
döndürdü meçhule malumumu,şaştı râhım,kaldım bi'payân
gerçi benim gibi meçhulü o râh-ı meçhule şâyân etti
bilinçaltımın da diplerinde
bazı uyumsuzluklar var
bazı mutsuzluklar, umutsuzluklar
korkularımın içinden fırlıyor
bazı paranoyalar
ve ruhumu oyalar
geldi bizim derine dalma vaktimiz
ne kısaymış meğer şu alemde ömrümüz
ne olursa olsun öğrendim olmayacağını
örttüm üstünü cümlelerimin
''korkarım başa gelecek''
şimdi anladım nedenini
savruluyor rüzgarla dengesiz gemi
mücadeleden bitkin çıkmış yeni
tek direği kalmış diğeri kırık
yalpalar rotası belirsiz düşünürken seni
böyle olmaz
hadi vursun fırtınalar bir daha




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!