Dökme sakın boşu boşuna yerlere su
Susuz ölen bebeler ister bir damla su
Tüm dünya yanıyor bombalarla üzgünüm
Bu ateşleri söndürmeye gerektir serin su
ellerini tutamadım babamın
uçurtmamın ipini
oyuncağımın kumandasını
kapımızın kolunu
arabamızın kapısını
kedimin yavrusunu
sustum, betonlar konuşunca gök aşırı
taştı yıldızlar göğsümde,
durda baklar ve nehirler
taştı başıma değen ellerinden,
hani gül dediklerin senin...
bir savaş oynanıyor
bir yangın
bir çocuk ölüyor sonra
-alışıldık bir ölüm-
bir anne ağlıyor
duyamayacağımız kadar
Durmaz bu âlemde bir şey
Kâinat durdu duralı
Durmadı durası bir bey
Teoman Şaban Duralı
Turuncu bir rüzgar dağıttı kaküllerimi
Önce esti şakaklarıma bir kurşun sıcaklığında
Turuncu bir rûzigar, bitmemecesine
Zamane şarkılarını da kesti biçti
Saklandı yüreğime gitmemecesine
Binlerce yürekten bir beni seçti
Geceler kuşanırken yıldızları
Ben yağardım gözlerimden sana hasretleri
Bir söylenemeyen aşk ki dilimde çıldırgan
Bir isyan kanaması bağrımda çiçek açmış
Yine baharlar taşıyan bir umut
Yine yalnızlık yakaran bir dua ellerimde
Ağlayacaksan ağla yakala gül
Ağlayacak san, ağlaya kala gül
Bende dermanı yarin; al al gül
Bende der mani, yar in, al al gül!
gidiyor evren,
bakışlar, renkler
akışlar gidiyor
durmaksızın yıldızlar
dönüyorlar Mevlevice
Er wies auf die alle Planeten hin
Und er fragte, wohin die Menschen?
Die Sterne zeigen allein eine Sonne
Wenn Sie möchten den Gott kennen
Er sagte, wir brauchen unendliche leben




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!