O Zaman Beni Sende Bul Şiiri - Mustafa Alp

Mustafa Alp
885

ŞİİR


5

TAKİPÇİ

O Zaman Beni Sende Bul

olmaz ya hani,
bir gün taşlar yerine oturmuş olur.
kimin gerçekten sevdiğini, kimin oyalandığını,
kimin giderken senden neler götürdüğünü anlarsın.
hayat bütün gürültüsünü susturur da
insanı kendi kalbiyle baş başa bırakır.

bir akşam ansızın aklına gelirim.
ne bir sebebi olur ne de vakti.
belki eski bir şarkı geçer radyodan,
belki bir ney inler uzak bir meyhanede.
içindeki bütün kapılar aynı anda açılır,
yüreğin yanar ve beni aramak istersin.

işte o zaman beni telefonda arama.
numaram aynı kalsa da ben aynı adam olmam.
çünkü insan bazı vedalardan sonra ölmez.
yalnızca eski haline bir daha dönemiyor.
senin bıraktığın adam da çoktan gitmiş olur,
mezar taşı yoktur ama hatırası sende kalır.

beni eski sokaklarda da arama.
o sokaklar bizi çoktan başkalarına vermiştir.
oturduğumuz masalara ismimi sorma.
meyhaneler vefasızdır, gidenleri çabuk unutur.
kadehler kırılan kalplerin hesabını tutmaz,
garson yalnız masadaki boşluğu hatırlar.

denize gidip dalgalara da sorma beni.
deniz bizden daha eski ayrılıklar görmüştür.
bizim kıyamet sandığımız birkaç geceyi
o, kıyıya vurmuş köpük kadar hatırlar.
insan kendi acısını dünyanın sonu sanıyor.
dünya dönüyor ulan, dönüyor da utanmıyor.

ne tuhaf meyhanesin sen be dünya.
bir masada kavuşanlara şarap doldurursun,
öteki masada ayrılanlara hasret içirirsin.
birine sabah olurken ötekine gece kalırsın.
sonra hesabı getirip masaya bırakırsın.
hesabın adı da hep aynıdır, hatıralar.

ben sana kızmadım, yanlış anlama.
insan bazen en çok sevdiğine susuyor.
söyleyecek yüzlerce sözüm vardı sana,
hepsini bir neyzenin nefesine bıraktım.
o üfledi, ben sustum, millet şarkı sandı
oysa çalan bizim aşkımızın cenazesiydi.

sonra öğrendim ,her giden gitmiyormuş.
bazısı kapıdan çıkıp insanın içinde kalıyor.
bazısı yıllarca yanı başında oturuyor da
çoktan başka bir hayatın yolunu tutuyor.
ayrılık iki insanın uzaklaşması değilmiş,
aynı hatıraya artık başka türlü bakmakmış.

ben giderken senden hiçbir şey istemedim.
ne verdiğim yılları ne beklediğim geceleri.
hatıraları bile toplamadan çıktım hayatından.
nasıl olsa bir gün sana lazım olurlar dedim.
insan gençken sevgili biriktirdiğini sanıyor.
yaşlanınca anlıyor, biriktirdiği vedalarmış.

bir gün omuzlarında bir ağırlık duyarsan,
sakın kader deyip suçu gökyüzüne atma.
belki yarım bıraktığımız cümleler çökmüştür,
belki söyleyemediğin bir kal ağır gelmiştir.
feleğin de günahını alma her seferinde,
bazı yaraları insan kendi eliyle açıyor.

olmaz ya hani, beni özlersin bir gece.
elin telefona gider, numaramı bulursun.
bir zamanlar nasıl güldüğümü hatırlarsın,
sesimi yeniden duymak gelir içinden.
ama sakın arama, bazı geç kalmışlıkların
telefonun öbür ucunda cevabı bulunmuyor.

bir kadeh doldur ve karşına ayna koy.
bu defa benden kaçtığın gibi kendinden kaçma.
gözlerinin içine uzun uzun bak ve düşün.
kim kimi kaybetti, kim kimden vazgeçti?
cevabın canını yakarsa kadehi suçlama,
şarap yalnızca insanın sustuğunu konuşturur.

belki hayatına başka biri de girer.
elini tutar, saçlarını okşar, seni güldürür.
onunla yeni sokaklardan geçer, mutlu olursun.
ben buna ne beddua ederim ne de içerlerim.
sevmek, sevdiğini kendine mahkum etmek değil,
bazen uzaktan mutluluğuna susabilmektir.

ama bir gece herkes uyuduktan sonra
göğsünün ortasında eski bir sızı uyanırsa,
bir şarkının yarısında gözlerin dolarsa,
sebebini kimseye anlatmak istemezsen,
elini kalbinin üzerine koy ve biraz bekle,
orada hala susuyorsam, beni bulmuşsundur.

çünkü bazı insanlar hayatımızdan gider,
bazılarıysa hayatımızın içine gider.
birincisini zamanla unutmak mümkündür.
ikincisini unutmak için kendinden gitmelisin.
ben senden hangisi oldum bilmiyorum ama
bir gün cevabını yalnızlığın sana söyler.

o gün keşke deme, faydası olmaz.
keşke, geçmişe yazılmış adressiz mektuptur.
ne yerine ulaşır ne de sahibine geri döner.
yalnız insanın cebinde yıllarca sararıp kalır.
biz de birbirimize biraz geç kaldık belki,
saat doğruydu da zamanımız yanlışmış.

olmaz ya hani,
bir gün gerçekten taşlar yerine oturmuş olur.
aklına gelirim, yüreğin yanar, aramak istersin.
sonra anlarsın ki bazı aşklar geri dönmez.
yalnız insanın içinde bir ney gibi inler.

işte o vakit beni sokaklarda arama.
meyhanelere, şarkılara, denizlere de sorma.
eski fotoğrafların arasında hiç arama beni.
çünkü ben senden giderken uzağa gitmedim.
senin kimseye göstermediğin yere saklandım.

bir gece yüreğin sebepsiz yere yanarsa,
bir isim gelip boğazında sessizce düğümlenirse,
bu adam şimdi nerede? diye düşünürsen,
cevabı dünyaya sorma ,dünya ne bilsin bizi?

elini yüreğinin üzerine koy.

o zaman beni sende bul.

✍️

Mustafa Alp
Kayıt Tarihi : 12.08.2026 18:46:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!