İğne ucu kadar tohumu bile,
Ağaç olarak veriyor toprak bizlere
Bir hangi cömertlikten bahsediyoruz?
Hem de yüzümüzü eğmeden yere..
Küçücük yüreğinde;
dağ gibi bir özlem yükü
taşıyabiliyorsa insanoğlu:
Hangi dert onu
yasama sevincinden vazgeçirebilir ki? .
Günün ilk ışıkları sana,
Günün ilk ışıkları bana,
Günün ilk ışıkları ona,
Hepimizde "O" ışıktan
Aynı ölçü de pay alıyorsak
Nasıl unuturuz?
Dünya dönüyor olduğu yerde...
dönüyor da!
Bizler; ihtiras fırtınasına kine,nefrete,
savaşların kan gölüne kapılıp;
hangi gezegene sürükleniyoruz böyle! ! ! .
Hangi günün sabahı;
sana kızarak uyanmadım
Ve yine aynı günün gecesi,
Seni affederek uykuya dalmadım ki! .
2010
Talihinin karasına
şaşarken bazen insan,
Günün aydınlıgını göremez
bugulu gözleri ...
Hangi köşesinden tutsam;
Çelikleşiyor hasretin.
Bir yanı çürümüş görünsede;
Öbür yanı yeşerir çaresizligimin.
Dar alanın karanlığı;
bürürken gözlerimi:
Söyle degisen biz miyiz ?
Yoksa!
Hep mi böyleydik farkinda degildik?
Gün gelir sana sus olurdum,
Gün gelir pus olurdum.
Hep düşünürüm :
Güneş mi ?
Ruhun mu ?
Gözlerin mi ?
Hangisi dünyama daha çok ışık saçıyor ?
Aklın peşinden vicdan mı takılır !
Vicdanın peşinden akılmı takılır!
Birbirlerini izlesinlerde,
Hangisi olursa olsun
Sonuç mutlaka iyi olacaktır'




-
Uğur Şahin
Tüm Yorumlarkalemine sağlık
“Yere” mim olmadan “yâre” lam olmaz.
Görmemişken bile, yüreğim kaldıramaz.
Cemalini göreyim, cennetten de geçerim
O Kevser şarabını, sonsuza dek içerim.