Kırıldım...
Bölük pörçük hayatımın her yerinden...
Baktığın gözlerim kırıldı,
Tuttuğun ellerim, dokuduğun saçlarım,
Sen hiç uçurtma olmayı hayal ettin mi sevgili?
Ben ettim, ama her defasında uçmak yerine yere çakıldığımı izledim. Ne vakit rüzgârına kapılsam ben, gökyüzünde bulurdum kendimi, kollarını iki yana açmış mavinin tüm tonlarına sarılır gibi. Gökyüzüyle buluşmaktı gözlerinin gözlerime değmesi. O kadar narindi ki gözlerinden süzülen o ışık, düşsem bile bir an, acıtmaz derdim.
Kolum kanadım kırıldı…
Sen hiç okyanus olmayı hayal ettin mi sevgili?
Ben ettim, ama her defasında dalgalara yenik düştü güçsüz kalbim. Ne vakit rüzgârına kapılsam ben, huzura yakın bir kıyıda bulurdum kendimi, dingin, sakin, adeta suya teslim olmuş bir sandal gibi. Okyanusun derinliğini kalbine, rengini gözlerine, dalgasını sesine verirdim. Boğulmak mı? Haşa, senin yanında ölmeyi bile hayattan sayardım. Emrin olurdu, o kadar naifti ki dilinden dökülen her söz. Batacak bile olsam dibe, çeker alır derdim.
Yokluğun buz gibi soğuk,
İçimi titretiyor, derinlerden yankı.
"Üşüme" diye seslensen uzaklardan,
Bir nefes olup dolsan içime,
Ya da gelsen, özlemini sımsıkı sarsan boynuma.
Yokluğun gurbet gibi üşütür geceleri
Bin bir parçaya böler ayrılık heceleri
Ab-ı hayat gözlerin ışık olur gönlüme
Zifiri karanlığa hapsoldum niceleri
Çatlamış yüreğime nehir olur çağlarsın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!