Ya Rasûlullah Aşkına Talibim
Rahmeti dileyen gönlüm, gözyaşıyla diz çöker huzurunda
Hamd-ü senâ ile yankılanır sözlerim, dua dua avuçlarımda
Vuslata karanlık bir perde çekmiş hasretim
''Bişnev in ney çün hikâyet mîküned
Ez cüdâyîhâ şikâyet mîküned''
(Dinle, bu ney neler hikâyet eder,
ayrılıklardan nasıl şikâyet eder.)
“Bişnev! ” dedi Mevlana..“Dinle! ”
Seni sevmek;
Sürme gözlerinin karasına düşmek ilkin
Ve heryer karanlık sandığım o an,
Güneşten sıcak ellerinin uzanması yüreğime
Ve sonsuzluğa dokunur gibi kaybolmak gözlerinde..
son şarkı çaldığında
sözcükler titrek bir yıldız gibi süzülür,
gönlümdeki kırık dökük duvarlardan.
gülümsediğin her köşe şimdi ağlar bana,
sana yoruyorum her şeyi..
sabah oluyor İstanbul'da...
sen doluyorsun gün ışığıyla odama,
suyun berraklığında yüzünü buluyorum ilkin.
yüzüme değdiğinde, seni görüyorum aynalarda,
HZ. MUHAMMED
H atemül enbiyasın, sen yüreklere ilaç
Z ehirli bir ok batmış, gönüller imana aç
M esken eyle toprağın, bağrında yeşereyim
U hud’da sana siper, kapında biçareyim
Nasib değilmiş, deyip sustu sevgili…
Uzayıp giden yollara aktı sessiz çığlıkları.
Râm olmuş yüreğime koyu bir kefen, serin…
Ayrılık kesti ah beni, can evimden selâ verin.
Nâçizane bedende yıkıldı bir sevdanın şehri.
Yâr.. Sürgünüm yokluğuna..
Yokluğun ki ölümün soğuk nefesi ..
Canım kesiliyor, gözlerim kararıyor..
Bileklerime ağırlık çöküyor..
Yüreğimi uyuşturuyor sanki binlerce iğne..
Duymuyorum artık o an hiçbir acı..
Gözlerinden aldığım bir damla aşkla
Koca bir okyanus kurdum kendi dünyamda
Kalbinden çaldığım bir lahza solukla
Dağılan ruhumu sardım düştüğüm girdapta
Bir ömrü defnettim ben dudaklarının kıyısına
Ne zaman seversin, 'sen' kanayan yaralarımı,
Ne zaman çekersin üstümden, sol yanıma düşen ağır toplarını?
Sahi, talan olmuş şehrime bir daha doğar mı gözlerin?
Ne zaman silersin 'sen' ağlayan yaşlarımı?
Zamanın harfleri bir bir kırılıp dökülürken,
Ne zaman kuşatır hayalin beni?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!