İmanlı göğüsler feraha düşer
İnananı etmez hasta inşirah
Düşünen her insan felaha koşar
Allah'ın ilacı dosta inşirah
Sevincin kaynağı itikat-i iman
İzah-ı ihtisara olunur mu mukadder?
Dalsın gönül derinden ervahına İstanbul!
Olmasın ki mürekkep, yazan kaleme gaddar
Yazacağım ahvalin Allah’ına İstanbul!
Kalem içten akıtsın damla damla ummana
Siluetine mazhar; Süleyman, Suadiye
Mısır Çarşısı, Sarnıç, Beyazıt, Muradiye
Altın Boynuz’a nazır Sultanım Hamidiye
Ne de güzel yakışmış ününüze İstanbul!
Selimiye Kışlası Boğaz’a sanki nezir
Hasreti bağrımda tüten İstanbul
Kurban azamete yedi tepeden
Her arzu isteğe yeten İstanbul
Doyulmaz haşmete yedi tepeden
Yedi tepe sende zamana şamil
Nerde ne konuşulur bilmiyorsan sen eğer;
Sus ki, başkalarından bulabilesin değer
Ukalaca takılıp, kendini bir şey sanma
Eloğlu merkep yapar vurur sırtına eğer
Muhatabına sözü söyleme sakın kinle
Kâbus olup çöktü dertler üstüme
Efkârım haddini aştı bu gece
Sitemim had safa sahte dostuma
Defterden sildiğim taştı bu gece
Neyleyim sahtekâr dostları dostum
Derdi yurtta barış, cihanda barış
Hep giden ağamdı, gelendi paşam
Olsa da düşmanla nihanda barış
Seni senden iyi bilendi paşam(!)
Yegâne sahipti cumhuriyete(!)
Dost olan aynalar şimdiler boğuk
Kırışık çizgiler yüzler de soğuk
Aynada istiyor yeniden doğuk
Yeni doğan sona gelen değil mi?
Duvardaki resim yeniye tezat
Nice yıllar uzak durdun
Gel ey güzel zar eyleme
Can evimden yaman vurdun
Başkasını yâr eyleme
Akar yaşım dinmez sızım
Yanan ateşimde derde düşersem
İmdada yetişip su döker misin?
Yüreğim kavrulup aşkta pişersem
Gözyaşın akıtıp ah çeker misin?
Gönlünü, gönlümde tava yatırsam




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!