Belli değil senin yazın ve kışın
Kar beyaz her daim yüzün Erciyes
Göklerde buluta sivrilmiş başın
Düşürmüşsün yere sözün Erciyes!
Orta Anadolu mekânın, yurdun
Bak hele şu puştun yaptığı işe
Aleni aşikâr yapıyor hile
Sanırsın çalışır kapalı gişe
Aldanmasın kimse sakın sefile
Patlamış damarı hayâ ne gezer
Gül peri çeldi beni nice yıllardan beri
Yüreğim lime lime ne ileri ne geri
Var aklımı kaybettim arar bulamam seri
Karşılıksız sevmekle ne büyük hata ettim
Bir aşkın girdabında şu ömrümü mahvettim
Lapa lapa karlar yağmış Bayburt’a
Dağı, taşı beyaz örtü bürümüş!
Yüzü soluk güneş doğmuş Bayburt’a
Çoruh buz altından suyu sürümüş!
Yağan karda ölçü olmuş diz boyu
Gördüğüm günden beri çektin mıknatıs gibi
Şu zavallı kalbimi yorma Allah aşkına
Hicranı gecelerin zifir karanlık dibi
Tut elimden al beni durma Allah aşkına
Dünümüz heder oldu geleceğe bakalım
Adım demokrasi, aslım adalet
Nizama uyanlar benimle gelsin
Hakka giden yolda olmaz delalet
Haklısın diyenler benimle gelsin
Hoşgörü tahammül özümde şiar
Yıllarca ismini duyduğum mason
Her kimse bilelim kalksın paravan
İşbirlikçi yandaş yahut da garson
Fark etmez sürelim yürüsün kervan
Tahakküm ediyor zalimin soyu
Namı diyar şanlısın, ezelinden bağlımsın
Şimdi başlasam methe gelmez misin beyzadem?
Gönüllerde deryasın, sevdalarda dağlımsın
Sen şiire sığmazsın bilmez misin beyzadem?
Bağı gülistanında servilerin açılmış
Seyrettim Kale’den burkuldu içim
Kötü bir kadere takılmış Bayburt!
Şehit Osman küsmüş neden ve niçin?
Kulesinin boynu bükülmüş Bayburt!
Görünce damında çatılar paslı
Dokunursan ağlarım yaşımı silmez mendil
Hıçkırıklarım tutar tıkanır can nefesim
Sensizliğime şahit şu gökkubbede kandil
Her atışında kalbim, ağrır göğüs kafesim
Dokunma bozulmasın aşkın kara büyüsü




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!