Çanakkale oldu yiğide toprak
Ağladı analar nerede kuzu?
Yavrusu toy yaşta sinede yürek
Dağladı analar, nerede kuzu?
Kınalı kuzular yaşı on dörtte
Kokun andırıyor misk-i amberi
Güzeller başında kırmızı gülüm
Elvan çiçeklerin açalı beri
Sevdanın aşında kırmızı gülüm
Sümbül, menekşe elinden bizar
Nereden doğuverdin kime gidersin böyle?
Çağlamış hırçın hırçın akarsın Kızılırmak.
Neden telaş edersin; acelen mi var, söyle?
Yüreğinde sevda mı yakarsın Kızılırmak.
Sevdandı Karadeniz, türkü dilde söz iken
Klavyeli şövalye bıkmadın mı boş işten?
Cehaletin daniska, rezilliğin diz boyu
Dostların çok üzgündür doludizgin gidişten
Gel; eş, dost hatırına değiştir derim huyu
Üstüne mi vazife her paylaşıma yorum?
Çektiğim elinden hem dert hem sitem
Geriye ne kaldı sal karabahtım
Güldürmedin yüzüm tutturdun matem
Bu yaptığın inan zül karabahtım
Şu garip halime el insaf eyle
Hayra mı alamet yoksa şerre mi?
Başımda dolaşan şu kara bulut!
Koca bir kütle mi yoksa zerre mi?
Aşımda dolaşan şu kara bulut!
Karanlık yüzünü döker hülyama
Yine gece, yine gönül hüzünde
Derdime ağıtlar yakar giderim
Sıralı dertlerim bir bir gözümde
Geceyi gönlüme döker giderim
Uykum firaridir beni saymıyor
Ne de güzel yağıyor mevsimine göre kar
Kadir kıymet bilenler olur kışa sevdakar
O sütten beyaz örtü çeker gönüle ayar
Unutulur dertlerin mutluluğu tatarsın
Gece uykularında huzur ile yatarsın
Dışarıda yağıyor lapa lapa safı kar
Fırlayıp da dışarı çıkalım mı nazlı yâr?
Yârim dedi çıkalım, yağan karda dışarı;
Her ikimiz birlikte çıkıp seyrettik karı
Komşularla toplandık geldik hep biraraya
Bülbülün figanı gülün elinden
Olsa da dikeni sevmiş gönülden
Ayırmaz bülbülü kimse gülünden
Seni yâd ellere salamam Gülüm
Kerem ile Aslı olmuş efsane




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!