Nice çakallar gördüm evliyanın dibinde;
Masumiyet ruhsatı kesmiş evrak cebinde
Menfaati uğruna sahte yüze bürünür
Dala vere işlerle doğru yolda görünür
Saadet-i makamda şeytanlar çarmıhlanır
Sabahın tan vaktine mührünü vurur mümin
Secdeye giden alın seccadeye mıhlanır
Duaların nezdinde dil sürekli der âmin
31.10.2013
Bir güzel sevmişim demem ismini
Zümrüt-ü Anka’dır, gönlümün yâri
Dünyaya değişmem yalnız çeşmini
O benim dünyada ömrümün kârı
Asrın güzellikte tek şahikası
Haddine mi düşmüştür şiir yazmak be oğul!
Onca üstad yanında, yazarım deme sakın
Dinlemezsen sözümü hadi derim git boğul!
Derya ıssız bucaksız, yüzerim deme sakın
Ötelerden duymasın üstadım Kısakürek;
Hak yolundan çıkıp türlü çirkefe
Dalacak gibisin sakın aldanma
Kırıp zincirini oku hedefe
Salacak gibisin sakın aldanma.
Fanidir şu Dünya değildir baki
Hele bi’dur gönlüm hele dur biraz
Çıkmış had safhaya hayırsızda naz
Şahlanma şahlanır sakın ha sakın
Şahlanan kırata dizgin vurulmaz
Acelen mi var ki edersin telaş
Kişi ediyorsa sürekli yemin
Bil, söylüyor yalan sakın inanma
Dökerken zehrini kendinden emin
Aslında bir yılan sakın inanma
Makam-ı saltanat her yöne tostlar
Bir veda etmedin yola çıkarken
Ağlattın peşinden gülüver gitsin
Aşkın beni alev alev yakarken
Ege’nin suyuna dalıver gitsin
Kaç oldu bilmem ki aşkımın yaşı
Sarıkamış da ordu; yıl bin dokuz yüz on dört
Türkün makûs tarihi yüreklerde oldu dert
Kara kışın göbeği; soğuk, kuru ayaz, kar
Mehmetçiğin sırtında, yazlıktan giysisi var!
Sebebini buldum bunca derdimin
Sende ki güzellik bende ki sevda
Mecalsiz kalışı gönül gardımın
Sende ki güzellik bende ki sevda
Hadsiz güzelliğe kimmiş müttaki




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!