I.
Yine o sessizlik mi çöktü araya?
Hangi fırtınanın yorgunluğu bu?
Nazım’ın "küsmek dürüstlüktür" dediği yerden,
Senin "küsmüyorum bile" dediğin o uçuruma,
Kaç mevsim düştü, kaç umut kırıldı?
II.
Bakma öyle dilsiz kalışına sevdalım,
Küsmek, hala bir köprü kurmaktır karşı kıyıya.
Öfke, yangını körükleyen bir rüzgardır,
Ama sessizlik...
Sessizlik, bir nehrin yatağını değiştirmesidir artık.
Çünkü biz ki;
Acılardan zaferler damıtmış,
Halkımız özgür oluncaya dek and içmiştik.
III.
Şimdi "küsmüyorum" diyorsan bana,
İçindeki o kavgayı bitirmişsin demektir.
Bir halkın suskunluğu kadar tehlikelidir bu,
Bir grevin kırılması, bir şafağın sönmesi gibi...
Eğer sevda bir eylemse, susmak en büyük yenilgidir.
Söküp atma yüreğindeki o onurlu öfkeyi,
Küsmek bile bir bağdır, koparma!
IV.
Çünkü ey yar,
Bitmişse içindeki o deli fırtına,
Yine de sarılmalı insan, küllerinden doğan o kavgaya.
Vazgeçmek, tarihin en kirli sayfasıdır,
Biz ki her dizede yeniden doğmayı bildik,
Öyleyse susma!
Küs bana, kız bana, ama sakın bırakma!
Kayıt Tarihi : 15.04.2026 23:39:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Yarım kalmış düşlerin nihayet bir şansı vardır elbet




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!