Karga kendini kartal zannetmiş
Hele ispinoz sanki zümrütü Anka
Kartal şaşırınca bakmış etrafa
Çağlar ötesinden bir kuş devasa
Çakallar kurdun yerine geçmiş
Sese galip gelir, ışığın hızı
Nurdur, ışığın en nazlı kızı
Düştüğü yüreğe verir sızı
Nur aşkın, sevginin yıldızı
Göz nuru, illaki yüz nuru
Yeşile bürünmüş, yine bizim dağlar
Zirvesinden eteklerine suları çağlar
Gurbet yolu bekleyen gelinler ağlar
Yârinden ayrılanlar yüreğimi dağlar
Mor menekşe açmış, çimenli bağlar
Ey! kalem’ şör
Kalemine dikkat et
Sineme batıyor
Tek tek gezdim illeri
Bağlanmış gözleri, elleri
Kutsal bildiğim hizmet için gönüllüydüm
Son zamanlar, aranızda yaşayan bir ölüydüm
İlginize çok ihtiyacım olduğu halde, bile
Önemsemediniz, vefasızlığınıza çok üzüldüm
Sizden nişan, altın, sahte övgü istemem
Ben Raşit çavuşun ilk geliniydim
Pek kıymetli yarimin sevgilisiydim
Yavrularımın sevgili annesiydim
Kızım, ocağım ıssız kaldı komşular
Bir köye bir Kamana koşardım
Havasına, vatanın suyuna, havasına
Senfoni nedir, ölürüm uzun havasına
Gülün dalında şakıyan bülbüllerine
Bayılırım, bizim gençlerin sevdasına
Gençler sahip çıkmış, yüce davasına
Nispet için, firavun sofrası kurma
Sevecen ol, kibirle kalkıp oturma
Allah’ın verdiği nimetlere, şükret
Övünüp yediğini içtiğini duyurma
Başkasına yaranmak için yorulma
Hey oradakiler! beni tanıdınız mı?
Kirli kazanç sahibi, hiç de değilim
Harama mı, asla olamaz meyilim
Zengin değilim ki, tanıyamazsınız
Daha önceleri beni görüp tanıyan
Küçük yaşta, kederle, hüzünle buluştum
Kader işte, sevgiden yoksun hale düştüm
Meslek icabı, yurdun her yerini dolaştım
Kıyamdaki kadar, hiç huzura doyamadım
Her ne yaptıysam, kimseye yaranamadım
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!