Yıllar önce mahallemizde kendi halinde kör bir kadın vardı
Yaş yetmişlerde yaşamak ona hem tatsız hem haramdı
Şimdiye değin kaç güneş batsaydı da yine aynıydı
Çünkü güneş doğarken bile ona hemen kararırdı...
Bir yılan gelse; gelse de bir akrep
Gelse de beni zehirlese de soksa
Sabredip ecelimi beklesem acep
Muhteremler mahvedecek beni yoksa
Sözlerin korur bugün bile aynı acı ile geçerliliğini tazeliğini
Ve aynı kafiye okunan sihirli geçer akçe dantelli dokunan inceliğini
Yüzyıllar önce içine doğduğu gibi iğnelemeye aynen devam
Şimdi bile geçerli sözlerin rahat uyu ey! şair Ömer Hayyam! ! !
Yıllar önce vardı bir şahsiyet örnek insan Ömer Yetkin
Ne işine ne temizliğe aman vermez olmak ister emin
Masada pilli radyosu var birde antika kurmalı saatı
Ne faydası var kalmadı gidenler gibi ne sağlığı ne sıhhatı
Dilimlenmişiz zamanlarını
Aynı karpuz dilimleri gibi
Yenmiş iyi kötü denmiş bitirilmiş
Atılmışız o yeşil örtü kabuklarını...
Kaç güneş doğdu battı ömür penceresinin bana ait bölümünde kimbilir?
Doğup batan günün ancak yarısı iyi belkide değildir
Şimdiye değin hergün hangi canlar insanlar toprağa verilir
Gözlerim umutsuz,umutsuz döndü ufka
Yüreğim doğuştan nazik ne yazık yufka
Üzerime örtünürse narin yeşil çuha
Gel sarıl boynuma korkma, gel son kez kokla
Zaten sen vurmuştun beni keskin bıçakla zehirli okla..
Beni sen, seni ben nasıl olsa göremeyeceğiz bitti hayat, ecelle toprakla...
Gel sarıl boynuma,gel son kez kokla
Zaten sen vurmuştun beni keskin bıçakla zehirli okla..
Beni sen, seni ben nasıl olsa göremeyeceğiz bitti hayat, ecelle...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!