Tanışmadık hala,
Seni sadece isminle biliyorum.
Onu da alıp zihnime kazıdım,
Bir görünüp, hep kayboldun.
Gözümün gördüğü her anda seni aradım,
Sen sandım, tüm kadınların suretini karaladım.
Bir gün biri bizi gerçekten sevecek diye çok bekledik.
Ama olmadı.
Ne bir kadın baktı içimizi görecek kadar derin,
Ne annemiz sustuğumuzda gerçekten dinledi.
Babamız zaten bağırırdı, ne dediği anlaşılmazdı,
Kardeşlerimizse kendi yüklerine gömüldü.
Umut var mı?
Umut yok.
Ne geleceğe karşı,
Ne de cennete dair.
Ümit var mı?
Nasılsınız, yaşayan ölüler?
Zevkli mi hayat?
Boğazda uzanan köprüye bakmak,
O Fransızca şarkı eşliğinde…
Sadece melodisine kapılıp,
Anlamadan dans etmek.
Güzel yavrum, sözlerim sana.
Gelecek misin bu dünyaya?
Yoksa istemez misin böyle bir dünyayı?
Ama sen olmadan aydınlanmaz ki dünya.
Olsun, yine de ısrar etmeyeceğim sana.
Zaman hızlı, hayat acımasız.
Zaman hiçbir şekilde aman vermiyor.
Sahiden bir koca yıl mı geçti üstünden?
O lanet merete bağlanalı, öyle mi?
Vay ki vay halime!
O son molada içtiğim,
Sıkıcı bir ilham geldi yine,
Aynîleşen dünyam gibi.
Zihnim çok durgun, hiç berrak,
Gereğinden fazla konuştu yine.
İstanbul da sevilmiyor artık tarafımdan,




-
Nidal Muhammed
-
Nidal Muhammed
Tüm YorumlarKardeşim @nidal_md06 gelsene tanışalım, tabii istersen.
Hayret bir adaşımı buldum.