İlmek ilmek nakışların çizer iken
Şairlerin şen şakrağın döker iken
Bahçıvanın tohumunu eker iken
Hasretle nakışın bitişini beklerim.
Gülüne konan bülbülün öter iken
Haydi koş Atatürk’e
Haydi koş uygar ülkesine
Haydi koş güzel yurdu Türkiye ye
Onu tanımak,tanıtmak layık’ıdır övgüye
Bize emanet bırakılan bu ülkeye
Haydi koş ilmin medeniyetine
Gökler selin döker iken,
Yerler yelin büker iken,
Sevdan yaşı döker iken
Arar da dururum ey yar seni,
Geceler karanlığına girer iken,
Gündüzler nurunu saçar iken,
Bu bayram bizde hüzün, elde neşe
Gurbet ilde kaçarız bucak köşe
Dertten ağrı gelir çekilmez dişe
Üzgünüm anam gelemem bu yılda
Herkesin sevinçli şendir gönlü
Çal zurnacı çal
İçinden gelen heyecanınla çal
Canıma değeceği kadar
Koç yiğitlerin adısın sen,
Türkü bilmeyen anlamaz, sevdanı
Senin bu gaydan cana can katanı
Dünya hayatı seni çekmiş pazarına
Gözünü kamaştırmış ölüm gelmez nazarına
Asi kul olma,inan emir olan yazılarına
Nanköre imkan tanınmaz son anlarında
Yerler kollarını açmış asumanlara
Seni görmek için,bir daha
Yalvarırım gelmez sabaha
El ele göz göze kah kaha
Atmak için neler veririm
Dünyaya gelsem de bir daha
O uzakta dertlerini sinesine çekip bekleyenler
Hakkına razı,kaderine de boyun eğerler
Üzerine yıkıldı yıkılacak evlerine sahipler
Yinede gönülleri şen, yurduna minnettarlar
Topraktan bacası, tezekten yakacakları var
Ekmeğine, emeğine razı şükrünü yaparlar
Her gamsızda vardır bir neşe, bizde hüzün
Dostluk yaşatılır, yaşattıkça tatlı sözün.
El âleme bakıyorum oluyorum üzgün,
Bu âlemde insanları, yetiştirmeli düzgün.
Başta ağzın var ama konuşacak dilin yok.
Bir gün kenarında kurulmuş şu güzel parkta,
Baktım dalgalarına durakaldım ayakta,
Gözlerime inanamıyordum şu hayatta,
Sana baktıkça dinleniyor bedenim ruhum.
Dalgaların halka halka vuruyor kıyıya,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!