Bir zamanlar güneşin gülümsediği
Gökyüzünün mavisi ile övündüğü
Topraktan umutla çiçeklerin açtığı
Dünyada bakın şimdi neler oluyor
***
Buzullar çözülüyorlar dağlar ağlar
Söz düşer gönlün kapısına sessizce
Üslup ne bir yasadır o, ne bir korku,
Bir aynadır insana kendini gösteren.
Nezaket, zarafettir, erdemdir, bilgeliktir
Kelimeleri tartmadan konuşmamaktır.
Yeni karlar yağmış yolun üstüne
Çek hançerin sapla bağrım üstüne
Seven hiç kıyar mı gönül dostuna
Kurt muydun bürünmüş kuzu postuna
Azıcık canımı diline kestiren zalim
Narin kelebek gibi süzülüp girdin içeri
Ben hep susarım sen konuşursun bari
Kalbimin, ritmin de en güzel ahenkleri
Gönlümün ortasındadır o sevginin yeri
Bir bakışın yetti, gönlümü fetih etmeğe
Ey nebiler yurdu, bir ben mi kalırım çırpınışlarımda çaresiz?
Sen ki tufana yakalanmışsın, zulümlere, soykırıma amansız.
Bin bir bebelerimiz kaldı enkaz altında, çıkanlar elsiz, ayaksız.
Yakalanmışız hastalığa kör, sağır, dilsiz, nedamet siz, umarsız.
🌟💙
İlahî aşkın dili, didarın, kelamın, sesi,
Gönüllere taht kuran sultanlar, sultanı
Sanki gök kubbeden inmiş gönül neferi
Hoşgörü denizi pür nur ummanım benim.
Konya'da bir güneş doğdu, ebede, ezele
Mum gibi kokun sinmiş senin sokaklara seni soluyorum
Bilemiyorum senin hakkında ki bütün ayrıntıları muamma
O sokak içinde, bir tek sen varsın sanki yıllardır tanıdığım
Karanlığın ortasında tek bir ışık gibisin ben sana pervane
Etrafını aydınlatan ateş böceği misali yanar dönersin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!