Büyük bir bedestende görmüştüm seni
Kaybettim yolunda ben benlik bendemi
Aşkın yakıyor bedenimi bozdu dengemi
Düştüm ben bu derde dermanı sendemi
Sen hangi bahçenin gül, fidanıydın
Martılar denize ben sana, sevdalıydım aşk ile
Ben seni hayal ederdim martılar bana gülerdi
Neşeli gülücükler atardı kıpır, kıpır yakamozlar
Her pırıltı da san ki tebessüm ederdin yüzüme
Buruk bir tebessüm yüzümde senden vazgeçtim
Yorma kendini diyorum memnun edemezsin herkesi
Sırf bu yüzdendir kutsal saydığım bunca yalnızlıklar
Herkesi mutlu etmek zorundayım zannettim yaşarken
Bunlarla meşgulken mutlu olmam gerektiğini unuttum
Bak işte kimse anlamaz beni bir bana dost yalnızlığım
Kendini bir dağ sanır, taşın üstünde,
Oysa rüzgârda savrulan bir dal gibidir
Sözleri gür, bakışları keskin, herkese
Ama etrafını yakıp, yıkan volkan gibidir.
***
Saygı duyduk, hürmet ettik, birilerine
Bugün suskunluğum var benim insanlara
Kahpe zamana, umarsız akıp gitmelerine
Tek bir nağme bile çalmak gelmiyor içimden.
Hırpalanan tek teli kalmış keman gibiyim ben
Nahoş gelir gözüme hayat ağıt yakarım ömrüme
Sen küser sen, el küser, dil küser, yüz küser.
Sen küsersen kim sarar yaralarımızı,
Kim okşar şefkatle saçlarımızı.
Kim tutar ellerimizi, sevgi ile
Kim çekip alır belalardan bedenimizi.
Tarihler boyunca kutsaldı Kudüs'ün toprakları
Nice nebiler geldi geçtiler birer, birer kutsandı
Eşsiz mabetlerin fısıldar hala o eski zamanları
Kızıl kubbe ve mabetler binlerce yılın tanıkları.
🌟💙🌟
Gözyaşları ve acılarla dolu bu topraklar
Sönmeyen bir ateş
yanar bağrımda
Bir avuç külüm
ile biten bir ömürüm
Ne tadı kaldı, hayatın
Sahipsizmiş bizim yurtlar
Meralar boş kuşlar, kurtlar
Bur da sönmüş tüm umutlar
Çok özledim köyüm seni
Kar kalan da kar olaydım
Sabahın ilk güneşi doğardı yüzüme
Nereye baktıysam rastladım izime
Yer yüzünde cennet olmuştun gözüme
Doğunun incisidir o Doğruyol köyüm
Koyun kuzu güderdim dağında düzünde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!