ey gecelere çöken karanlık
çek git artık
tenime sinmiş o güzellik gibi
darmadağın olmuş odamda
yeri yok sana dair hiçbir şeyin
dünü meçhul yarını meçhul
firaridir sevdam
iki dudak arasında tutsak
yorgun düşmüş, artakalan zamanlarda yaşanmaktan
firaridir sevdam,
Gökyüzünde titriyor bulutlar
Çaresiz kalmış dalında yapraklar
Bir çıkmaz içinde şimdi tüm sokaklar
Kuytulara çekilmiş çaresizler, ıslanacaklar
............
ne bir mavinin kıyısında
ne bir ağacın yeşil dalında
ne de bir yıldızın kuyrugunda
sadece gözlerinin içinde en güzel günlerim
gözbebeklerinle gülen siyah gözlerinde
ki ben cennetini gördüm gözbebeklerinde
Hadi beni kendinle başbaşa bırakıp git
Çünkü ben sensiz seni yaşıyorum
iyi ki böyle sevdalara tutulmuş
Böyle kendince savrulmuş
Uzak ellerde unutulmuş haldeyim
Hani olur ya
Öyle zamansız
Vakitsiz bir ayrılık olur da
Sarılamadan son bir kez
Öpemeden doyasıya
Öyle boynu bükük
Bu dünya hassas kalpler için bir cehennemdir demiş yazar
Peki cenneti nerede hassas kalplerin
Sevgiye hasret, bir kara kışta kurumuş dalları hayat agacının
Olmayan bir baharı mı bekler
Gelmeyen bir mektubu bekler gibi
Cenneti nerede , neşesi nerede
Kadehlere sığdıramadım da seni
Kırdım tüm şişeleri ondan
Sevmelere doyamadım diye
yaktım tüm aşk şiirlerini dün gece
Kadehlere sığdıramadım da seni
Görülmemiştir böylesine candan
Içten kalbe dokunan
Ilık bir yaz akşamı gibi sebepsiz koynuma sokulan
Kelimelerden kaleler gibi yıkılıp,yapılan
Devrik bir cümler gibi boynu bükük
Gölgesinde düşlediğimiz ağaçların altında
Kar yağıyor
Tane tane, düşüyor kaldırımlara
Cılız ışıkların üstünden
Bir kartpostal gibi pencerem
Sokak lambasına bakıyorum
Boynunu bükmüş ağaçlara




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!