.
Güneş, denizin eteğine çöküp uykuya daldığında
ve dünya ellerini saklıyorken son hızla
....................................sinyali dost için saygıyla...
uğultuyla esneyip genişliyor ufuk
bir buna şaşmıyor fener
bir de sürgün veren kederin
cortazar okuyuculuğu biçtim eynime
okuyabilmek için
odalar dolusu rolin
lades çekişmişti
ey alnımızı yoklayan bütün medeni
silahlar
üzerime doğrulan sisi damıtacağım
kimsenin bilmediği dağları kazarak bulacağım
dilimde açmış saçılmış vanadyum
...
ışığı paslı gece ve bize konuşmayan söz
çıkagelen yanıt
çinilerle döşenmiş anlaşılmaz uzaklık
,,
anneme şiir okumam
o namık kemal’in ressamlığını da biliyor
Önceden ayarlanmış sessizlik konuşurdu
o zaman
"sadık bir dost" gibi büzülmüş
akşam üstleri sarmalardı bizi
öyle kırılmıştık ki
Yaprakların azaldığı tepe gibisi yok
en az bir kez ölmüş olmalıyız orada
viran evin kaburgasında
sandalyede oturuyoruz
tanrım kalbimizi şu ateşten melodininin gazbından da koru lütfen
bilerek giderim tuzağına
karanlıkta seçerim can yakıcı keder parçalarını
zafer hediye ettiğimde ona pervin bulurum belki
taşırdı kendini
bileşik kanatları siber tozla bulanıncaya dek
köreldi sonunda gecenin bilgeliği
bir rüzgar esti
üç günü geçirdim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!