Yüzlerce eskizden sıyrılıp
tek forma bürününce
vişnede bülbül gagası ve likör
tatlı sarhoşluk, durulmuş inilti
geçiverdi yaz mevsimi
can içim,
istersen bana yazabilirsin
olağanüstü sayılmayan mucizelerden birini
kıvrımları kımıldayan
incecik dalda kayıtsızca duruşunu
uyandı rüyadan
düşü gerçek kılmak için
kendime dürüst davrandım diyor
camdan odalara doluştu kelimeler de
ey korku konuşacak söz bırakma ona
merhamet bırak
biz, az aşım ağrısız
başım
yankı yapan
bir kulağımdan ötekine
beni terkettiği yer
kumların ısırdığı bir andı
kükreyen gecenin kapısı gibi kapandım
.
şerh;i şerh
mevlâna şems’ den züleyhaya döndü
kalan kibri yansıdı ayna izdüşdü
ısırdı dilini kurtuldu
,,
anneme şiir okumam
o namık kemal’in ressamlığını da biliyor
Önceden ayarlanmış sessizlik konuşurdu
o zaman
"sadık bir dost" gibi büzülmüş
akşam üstleri sarmalardı bizi
öyle kırılmıştık ki
Yaprakların azaldığı tepe gibisi yok
en az bir kez ölmüş olmalıyız orada
viran evin kaburgasında
sandalyede oturuyoruz
tanrım kalbimizi şu ateşten melodininin gazbından da koru lütfen
bilerek giderim tuzağına
karanlıkta seçerim can yakıcı keder parçalarını
zafer hediye ettiğimde ona pervin bulurum belki




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!