Saba makamında dinlendiririm ruhumu,
Geçmişin yükünü,
Geleceğin kaygısını
Bir nefeslik bırakırım köşeye.
Bu hengâmenin arasında,
Karanlıklar zifiri, kaygılarım dipdiri.
Karşılaşmaktan kaçarım,
Aynamdaki yalandan.
Geçmişin kirli yüzlü adamıyım,
Kendimin hep bir adım arkasındayım.
Gönlümün begonya saksısındayım.
Laleleri koparılmış bir yolum ben.
Üzerimde akasyaların, selvilerin,
Kavakların gölgesi.
Ve artık hoş gelmiyor,
Göçmen kuşların sesi...
Sonbahar son baharını yaşatıyor,
İçimde çırpınan bir mavi sızı.
Soluk soluğa küheylanlar gibiyim.
Ben son devrin garip dilencisiyim.
Sıkıyor prangalar gökyüzünü.
Bir tek nefes alamıyorum artık.
Arkada bıraktığım koca bir ömür,
Sanki masamdaki artık.
Mısralarımda bir idamlığın son sözü.
Gözlerimde mavi gökyüzü...
Kaybolmuş gibiyim,
Yabancıyım sanki hayata dahi.
Kimim ben sahi?
Dudaklarımda bir avuç soru.
Neredesin ya Rabbi,
Neredeyim ey Rabbim.
Boğazımda düğümlü sürgün hikâyesi,
Çekilir sulardan huzur gemisi.
Bir mum alevinde titrer hecelerim,
Sessizliği yırtarken ıssız geceleri...
Kayıt Tarihi : 2.06.2019 05:51:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!