Kıyamette anlayacağız ehemmiyetini..Şimşek çakması kadar kısa olacak gözümüzde yaşadığımız onca yıl...yıllar asırlar...önemini yaşanmışlığını yitirirken...zamanda neymiş....
Zaman geçer ve biz hiç durmadan eskirken kaybediyoruz birilerini… ve eskidikçe anlamından bir şeyler kaybediyor kelimeler… bir zaman sonra, önceleri aynı anlama gelen kelimeler, kimin tarafından dile getirildiğine bağlı olarak değişiyor, onların altında yatanları arıyoruz, hatta kimi zaman yeni bir anlam bulamadıysak onu yaratıyoruz bile… ve kelimelerin anlamlarının artmasıyla başlıyor yabancılaşmak...
aradın buldun ise imamı zamanı tanıdın ise kendini tanıttın ise teslimatın var ise hizmetini yaptın ise bulur ışıklandırır yaradan mevlaya teslım ederseni bunu söyleyen muradullah dılı degıl bunu söyleyen kudtred dil,
aradın buldun ise imamı zamanı tanıdın ise kendini tanıttın ise teslimatın var ise hizmetini yaptın ise bulur ışıklandırır yaradan mevlaya teslım ederseni bunu söyleyen muradullah dılı degıl bunu söyleyen kudtred dil,
Düştüğümüz zamanlar oldu. Korkuydu evet, geceleri kemirirdi düşlerimizi. Bir suratsız ihtiyar kocakarı gibi Yüzüne bakılmazdı hayat dediğinin…
Kalktığımız zamanlar oldu. Omzumuzdaki tozları silkeledi biri. Kalem verildi şair sol elimize, Yazmamız için…
Düşekalka geçtik bu yollardan, Ağır günler altında yürüdük, Soluksoluğa yürüdük, Ellerimizle yol açarak, Geçebildik aşk dikenlerini…
Düştüğümüz zamanlar oldu; Ne kadar çoğuz, yerlerde binlercesi. Yitip giden bir kuşağın ortasında, İpin ucunu yakaladık, belki el verdi birileri…
Kalktığımız zamanlar oldu, Doğmamış çocuklarımıza dayanarak. En yalnız dağımızda, Gizli bahçemiz oldu bir kadın sesi…
“Dostlar vardı, her biri zemheri ayında bir kurt, Sadık ve kuşkusuz.”
Düşekalka geçtik biz bu yollardan. Ağzımızda gevrek bir türkü, Demli çay kıvamında şiirler. Doyduk melankoliye kimi zaman, Kimi zaman adam olduk demir pazımızla, Sonunda kalakaldık, naçar umutlarımıza…
bir kargaşa içinde yaşarken zaman akıyor,ne olduğunu bilmeden çürüyor bedenler,en güzeli de zamanını kimse tutturamıyor.belkide insan oğlunun tek yenik düştüğü en büyük savaşcı yavaş yavaş ve hiç anlamadan zamanın çok kısa değerlendirebildiğin kadar...
Yine akşam oldu..
Ama bu defa başka…
Zaman haşmetli,
Zaman sessiz ve temkinli..
geçip giden farkına varmadığımız bizi yaşlandıran ve öldüren,dünyayı devam ettiren ve dünyayı geliştiren üzerinine koyan bilinmezlik.
hangi ara döküldü yaprak yaprak takvimler..
zaman “hiç vaktim yok” diyenleri değil, “benim vaktim çok” diyenleri önemsiyor! çünkü zaman satın alınamaz, yakalanabilir ancak!
en zorlu yaralara once tuz etkisi gosterip sonra iltihabı kurutan yok eden ilaç
Zaman.insanoglunun en hoyratca harcadigi sermaye.
zamana acilan bu deli yürek götürür aski sonsuza....
beğenerek okuduğum günlük gazetemdir kendileri
normal insanlar zaman,saf insanlar saman, aşmış insanlar namaz,diye okur :)))
geçmior=)
Kaybedildiğinde asla geri gelmeyen, hayattaki tek 'İMKANSIZ'.
avuçlarımdan akıp giden...'en' dediğim.
cok kiymetlidir....bosa harcanmayi hic affetmiyor..
şimdi daha çok şeyi çağrıştırıyor...
zaman zaman..zaman zaman..ıımm..ne zaman..
kimi zaman ister;
kimi zaman kazanır
coğu zaman kaybeder..
azı zaman yaratır..
bense süper zaman öldürürüm..
Kıyamette anlayacağız ehemmiyetini..Şimşek çakması kadar kısa olacak gözümüzde yaşadığımız onca yıl...yıllar asırlar...önemini yaşanmışlığını yitirirken...zamanda neymiş....
bitsin diye her gun dua ettiğim
Zaman geçer ve biz hiç durmadan eskirken kaybediyoruz birilerini… ve eskidikçe anlamından bir şeyler kaybediyor kelimeler… bir zaman sonra, önceleri aynı anlama gelen kelimeler, kimin tarafından dile getirildiğine bağlı olarak değişiyor, onların altında yatanları arıyoruz, hatta kimi zaman yeni bir anlam bulamadıysak onu yaratıyoruz bile…
ve kelimelerin anlamlarının artmasıyla başlıyor yabancılaşmak...
celladım olan tek şey..
herseyin ilaci.. herseyi unutturan... biten sabri yeniden dolduran... tüm acilari dindirendir zaman...
Düşsün suya yer yer erisin eski zemanlar..
Çocukluğun düşmanıdır...
bu mefhum üzerine saatlerce konuşabilirim aslında....
felsefik açılımları geçeyim fiziksel teorilerim bile var....
'zam' istiyorum 'an' larıma....
;)
Düşünüyorum: O'ndan evvel zaman var mıydı?
Hakikatler, boşluğa bakan aynalar mıydı?
Necip Fazıl Kısakürek
aradın buldun ise imamı zamanı
tanıdın ise kendini tanıttın ise
teslimatın var ise hizmetini yaptın ise
bulur ışıklandırır yaradan mevlaya teslım ederseni
bunu söyleyen muradullah dılı degıl bunu söyleyen kudtred dil,
aradın buldun ise imamı zamanı
tanıdın ise kendini tanıttın ise
teslimatın var ise hizmetini yaptın ise
bulur ışıklandırır yaradan mevlaya teslım ederseni
bunu söyleyen muradullah dılı degıl bunu söyleyen kudtred dil,
Zamanlar
Düştüğümüz zamanlar oldu.
Korkuydu evet, geceleri kemirirdi düşlerimizi.
Bir suratsız ihtiyar kocakarı gibi
Yüzüne bakılmazdı hayat dediğinin…
Kalktığımız zamanlar oldu.
Omzumuzdaki tozları silkeledi biri.
Kalem verildi şair sol elimize,
Yazmamız için…
Düşekalka geçtik bu yollardan,
Ağır günler altında yürüdük,
Soluksoluğa yürüdük,
Ellerimizle yol açarak,
Geçebildik aşk dikenlerini…
Düştüğümüz zamanlar oldu;
Ne kadar çoğuz, yerlerde binlercesi.
Yitip giden bir kuşağın ortasında,
İpin ucunu yakaladık, belki el verdi birileri…
Kalktığımız zamanlar oldu,
Doğmamış çocuklarımıza dayanarak.
En yalnız dağımızda,
Gizli bahçemiz oldu bir kadın sesi…
“Dostlar vardı, her biri zemheri ayında bir kurt,
Sadık ve kuşkusuz.”
Düşekalka geçtik biz bu yollardan.
Ağzımızda gevrek bir türkü,
Demli çay kıvamında şiirler.
Doyduk melankoliye kimi zaman,
Kimi zaman adam olduk demir pazımızla,
Sonunda kalakaldık, naçar umutlarımıza…
Ekim-2004
(albatrosunguncesi.blogcu.com)
parayla satın alınamayan geri gelmeyen an.
bir kargaşa içinde yaşarken zaman akıyor,ne olduğunu bilmeden çürüyor bedenler,en güzeli de zamanını kimse tutturamıyor.belkide insan oğlunun tek yenik düştüğü en büyük savaşcı yavaş yavaş ve hiç anlamadan zamanın çok kısa değerlendirebildiğin kadar...
kekeleyen bir sonsuzluktur../