Kurt Gödel, Avusturyalı Matematik Felsefecisi, 1932 yılında Viyana Üniversitesinde asistanken yayınladığı matematik teorimiyle akademik çevrelerde bomba etkisi yaratır, aydınlanmanın kesinlik bilgileri hiç de kesin değildir ve Princeton a davet edilir kariyerine orda devam eder. Kanıt son kanıt mıdır, değildirin ispatı ve arkasından dünya kırımı gelir - 1940 - , son yılların da İslama yakınlaşır, zehirleneceğim paranoyasıyla yemek yemeyi reddeder ve ölür. Aristo dan beri en büyük mantıkçılardan görülen Gödel, sadece zehirlenmekten ölünmeyeceğini akıl edemez. Alay ederler, aslında ben alay ediyorum. - Kuran. Kolay gelsin
Son dönemin parlak filozoflarından Susan Neiman, Ahlaki açıklık isimli kitabında Lizbonda binlerce kişinin ibadet ettiği kilisenin üstlerine çöküp ölmeleri sonrası başlayan ve yüzyıllar süren Teodise tartışmalarına açıklık getirirken - Çünkü yürekten samimi değillerdi - der. Şimdi hatırlayalım, bilmeden yaptıklarınızı affederim, ama, sinelerdekini asla. - Kuran. Kolay gelsin.
Kendine Tehlikeli Belki nin filozofu diyen Nietzsche, neyin kurbanı olmamanızın ipucunu veriyordu, Tanrı Öldü derken de istismar edilen tanrının, yoksa hesap sorana bir şey olmaz, Nietzsche sonuçta öldü. Kierkegaard evlerin kapısını çalıp kiliseye gitmeyin derken - tarihin en dindar filozoflarından ve mistik - istismarın boyutunu vurguluyordu, çok geçmeden kısa bir sürede Avrupa coğrafyasında yaşanan felaketler, hesap soranın yerinde durduğunu gösterdi. Evinizin yakınına felaket gelir. - Kuran. İyi düşünmekte yarar var. Karar sizin. Ülkeleri hallaç pamuğu gibi atanı gördüm, onun için semaya durdum. - Turan OFLAZOĞLU.
Sonsuzun dışı, dışından düşüncesinin tarihteki izini oluşturanlar deneyimleyen şairler dışında, bir kısmı hikmet daha küçük bir kısmı vahiy olarak, Platon, Yeni Platoncular - Plotinus - , Hallac ı Mansur, Sühreverdi, İbn Arabi, Mevlana, Bruno, Spinoza, Hegel, Whitehead ve Heartshorne, Alice Harikalar Diyarı gibi, alice in şizofren olduğunu hatırlatalım, ama, her şizofren Lewis Carrol değildir, psikozu yabana atmak senin boyunu aşar belki, geri dönüşü de olmaz, onun için İslam coğrafyasında geçmiş dönemlerde Mecnun denilerek büyük saygı duyulur, onun için İslamın bir ortaçağı falan da yoktur, Avrupanın önde gelen üniversiteleri bir alman akademisyene 2015 yılında büyük ödül verdi, çalışmasının ismi - İslamın neden ortaçağı yoktur - bugün var belki, o da kısmi, ilk 500 e girilebilirse anlaşılması daha kolaylaşır, o da belki. Kolay gelsin. 2015 tarihli MIT Üniversitesi çalışmasında dünyada 1. Üniversite, psikozun nerelere ulaşabileceğinin etüdlerini yapıyorlar ve ne olduğunu da tam anlayabilmiş değiller, sen de anladığın da çok geç olmamalı. Önlem almakta yarar var.
Yer gök dolu bu aşk durur aşksız hiç nesne yok durur Aşk bahrisi olubanı denizlere dalan benim.
Deniz yüzünden su alıp sunuveririm göklere Bulutlayın seyran edip Arş a yakın varan benim.
Yıldırım olup şakıyan gökde melaik dokuyan Bulutlara hüküm sürüp yağmur olup yağan benim
Gördüm diyen değil gören bildim diyen değil bilen Bilen oldur gösteren ol aşka esir olan benim.
Seçilmiş vesile varlığı - layık gördüğü için -Yunus Emre üzerinden kendi konuşuyor, yani vahdet i vücud, yaradılışın kaynağı sevmek, sevişmek neden suç değildir biraz daha net. Türkçenin hazinelerini daha iyi anlamakta yarar var ve muktedirliğin ne olduğunu. Kolay gelsin.
Bütün kutsal metinler doğruluk ve samimiyet anayasasıdır, uygulamak veya uygulamamak size kalmış, yerine getirilmemesi metinlerin sorunu değildir, işlevini sürdürür, ayıklama devam eder, ihlal etmişler ölçülerin zaafını değil, senin ödeyeceğin feci faturayı gösterir, şafağın bir sahibi var. Kolay gelsin.
Şiir kaybeden kazanıyor oyunudur. Ve gerçek şair kazanmak için ölünceye kadar kaybetmeyi seçer. Eğer ille de şairin bağlanmasından söz edelim isteniyorsa, kendini yitirmeye adayan adamdır diyebiliriz. Şairin hiç durmadan karşı çıktığı ve dış dünyanın araya girişinden ileri geldiğini söylediği şu kötü talihin, şu uğursuzluğun derin anlamı budur ve bu, şairin en köklü seçimidir, şiirin sonucu değil, kaynağıdır. Şair insani girişimin toptan başarısızlığa uğrayacağından emindir ve kişisel yenilgisiyle, insanlığın genel yenilgisini ortaya koymak üzere, kendi öz yaşamında bozguna uğrayacak biçimde davranmaktadır. Şiir, her zaferin altında yatan gizli yenilgi adınadır. Jean Paul Sartre, Edebiyat Nedir Kitabından.
Tarihin ender zihinlerinden Spinoza tek başına sürdürdüğü kısa yaşamında, ağa takılan böceklerin kurtulmak için çırpınmasına bakar gülermiş, insanın kendisiyle allegorisi olarak, büyük ihtimalle de acı duyuyordu, dünyaya gelmenin - cennetten kovulmanın, kararı doğumla siz veriyorsunuz, yaradan değil, sorumluluk da size ait - hakkıyla başarabilirseniz de bir şansınız daha olacak, yüklediği risklere ve güçlüklere çözüm kutsalın rehberliğinin sağladığı güç ve esenlik de olabilir, anayasayı ihlal yasaları ihlale benzemeyebilir, aklınızı ihmal etmeden, sonuçlarından emin olamadığınız yüklerin altına girmeden, bir kez daha düşünmekte yarar var. Kolaylıklar.
Oku, ikra dan amaç eserimi oku, zaten kitap varolan bir oluşumun akıl ve zeka yoluyla incelenerek kağıtlara kaydından ibarettir, olmayan bir şeyin okuması olmaz, varoluş üzerinden inceleme mümkün olur, o da akıl bağışlandığı için insan adayına düşer, tabi sorumluluk da. Yokluk üzerinden bir inceleme daha yapılamadı, şiir bu konuda imkan verilirse - maruz kalınırsa - deneme yapabilir, sonucu ne olur onu süreç gösterir. Fizik ve fizik ötesi ayrımının belirginleşitiği yerdir burası, bilimin zorlandığı alan, işi kolay da görünmüyor, ödevimizi iyi yapmakta yarar var. Ancak yüce alayın malzemesi olacak küçük tanrıların biraz boyunu aşar, gene de kendileri bilir tabi, kolay gelsin.
Dönemine ve bölgesine göre kişisel ilişkilerin çelmeleyen yapısında doğruluk çıpasına bağlananların itiraz refleksinde ortaya çıkan zaman ve mekan aşan öte bilgisiyle ortak üreyen teskin edici yorum olan şiirdir, itiraz baki, soru açık uçlu, cevap kesinliksiz, yatırımın geri dönüşü muğlak, kesinmiş gibi samimi davranışın açığa çıkardığı giz olarak bütün güllerin açtığı bahçe, kokusuyla mest, aşkınlığın mutluluk vaadi ve vadisi, kaybolduğun ya da kendini bulduğun, kolaylıklar.
Kurt Gödel, Avusturyalı Matematik Felsefecisi, 1932 yılında Viyana Üniversitesinde asistanken yayınladığı matematik teorimiyle akademik çevrelerde bomba etkisi yaratır, aydınlanmanın kesinlik bilgileri hiç de kesin değildir ve Princeton a davet edilir kariyerine orda devam eder. Kanıt son kanıt mıdır, değildirin ispatı ve arkasından dünya kırımı gelir - 1940 - , son yılların da İslama yakınlaşır, zehirleneceğim paranoyasıyla yemek yemeyi reddeder ve ölür. Aristo dan beri en büyük mantıkçılardan görülen Gödel, sadece zehirlenmekten ölünmeyeceğini akıl edemez. Alay ederler, aslında ben alay ediyorum. - Kuran. Kolay gelsin
Son dönemin parlak filozoflarından Susan Neiman, Ahlaki açıklık isimli kitabında Lizbonda binlerce kişinin ibadet ettiği kilisenin üstlerine çöküp ölmeleri sonrası başlayan ve yüzyıllar süren Teodise tartışmalarına açıklık getirirken - Çünkü yürekten samimi değillerdi - der. Şimdi hatırlayalım, bilmeden yaptıklarınızı affederim, ama, sinelerdekini asla. - Kuran. Kolay gelsin.
Kendine Tehlikeli Belki nin filozofu diyen Nietzsche, neyin kurbanı olmamanızın ipucunu veriyordu, Tanrı Öldü derken de istismar edilen tanrının, yoksa hesap sorana bir şey olmaz, Nietzsche sonuçta öldü. Kierkegaard evlerin kapısını çalıp kiliseye gitmeyin derken - tarihin en dindar filozoflarından ve mistik - istismarın boyutunu vurguluyordu, çok geçmeden kısa bir sürede Avrupa coğrafyasında yaşanan felaketler, hesap soranın yerinde durduğunu gösterdi. Evinizin yakınına felaket gelir. - Kuran. İyi düşünmekte yarar var. Karar sizin. Ülkeleri hallaç pamuğu gibi atanı gördüm, onun için semaya durdum. - Turan OFLAZOĞLU.
Sonsuzun dışı, dışından düşüncesinin tarihteki izini oluşturanlar deneyimleyen şairler dışında, bir kısmı hikmet daha küçük bir kısmı vahiy olarak, Platon, Yeni Platoncular - Plotinus - , Hallac ı Mansur, Sühreverdi, İbn Arabi, Mevlana, Bruno, Spinoza, Hegel, Whitehead ve Heartshorne, Alice Harikalar Diyarı gibi, alice in şizofren olduğunu hatırlatalım, ama, her şizofren Lewis Carrol değildir, psikozu yabana atmak senin boyunu aşar belki, geri dönüşü de olmaz, onun için İslam coğrafyasında geçmiş dönemlerde Mecnun denilerek büyük saygı duyulur, onun için İslamın bir ortaçağı falan da yoktur, Avrupanın önde gelen üniversiteleri bir alman akademisyene 2015 yılında büyük ödül verdi, çalışmasının ismi - İslamın neden ortaçağı yoktur - bugün var belki, o da kısmi, ilk 500 e girilebilirse anlaşılması daha kolaylaşır, o da belki. Kolay gelsin. 2015 tarihli MIT Üniversitesi çalışmasında dünyada 1. Üniversite, psikozun nerelere ulaşabileceğinin etüdlerini yapıyorlar ve ne olduğunu da tam anlayabilmiş değiller, sen de anladığın da çok geç olmamalı. Önlem almakta yarar var.
Yer gök dolu bu aşk durur aşksız hiç nesne yok durur
Aşk bahrisi olubanı denizlere dalan benim.
Deniz yüzünden su alıp sunuveririm göklere
Bulutlayın seyran edip Arş a yakın varan benim.
Yıldırım olup şakıyan gökde melaik dokuyan
Bulutlara hüküm sürüp yağmur olup yağan benim
Gördüm diyen değil gören bildim diyen değil bilen
Bilen oldur gösteren ol aşka esir olan benim.
Seçilmiş vesile varlığı - layık gördüğü için -Yunus Emre üzerinden kendi konuşuyor, yani vahdet i vücud, yaradılışın kaynağı sevmek, sevişmek neden suç değildir biraz daha net. Türkçenin hazinelerini daha iyi anlamakta yarar var ve muktedirliğin ne olduğunu. Kolay gelsin.
Bütün kutsal metinler doğruluk ve samimiyet anayasasıdır, uygulamak veya uygulamamak size kalmış, yerine getirilmemesi metinlerin sorunu değildir, işlevini sürdürür, ayıklama devam eder, ihlal etmişler ölçülerin zaafını değil, senin ödeyeceğin feci faturayı gösterir, şafağın bir sahibi var. Kolay gelsin.
Şiir kaybeden kazanıyor oyunudur. Ve gerçek şair kazanmak için ölünceye kadar kaybetmeyi seçer. Eğer ille de şairin bağlanmasından söz edelim isteniyorsa, kendini yitirmeye adayan adamdır diyebiliriz. Şairin hiç durmadan karşı çıktığı ve dış dünyanın araya girişinden ileri geldiğini söylediği şu kötü talihin, şu uğursuzluğun derin anlamı budur ve bu, şairin en köklü seçimidir, şiirin sonucu değil, kaynağıdır. Şair insani girişimin toptan başarısızlığa uğrayacağından emindir ve kişisel yenilgisiyle, insanlığın genel yenilgisini ortaya koymak üzere, kendi öz yaşamında bozguna uğrayacak biçimde davranmaktadır. Şiir, her zaferin altında yatan gizli yenilgi adınadır. Jean Paul Sartre, Edebiyat Nedir Kitabından.
Tarihin ender zihinlerinden Spinoza tek başına sürdürdüğü kısa yaşamında, ağa takılan böceklerin kurtulmak için çırpınmasına bakar gülermiş, insanın kendisiyle allegorisi olarak, büyük ihtimalle de acı duyuyordu, dünyaya gelmenin - cennetten kovulmanın, kararı doğumla siz veriyorsunuz, yaradan değil, sorumluluk da size ait - hakkıyla başarabilirseniz de bir şansınız daha olacak, yüklediği risklere ve güçlüklere çözüm kutsalın rehberliğinin sağladığı güç ve esenlik de olabilir, anayasayı ihlal yasaları ihlale benzemeyebilir, aklınızı ihmal etmeden, sonuçlarından emin olamadığınız yüklerin altına girmeden, bir kez daha düşünmekte yarar var. Kolaylıklar.
Oku, ikra dan amaç eserimi oku, zaten kitap varolan bir oluşumun akıl ve zeka yoluyla incelenerek kağıtlara kaydından ibarettir, olmayan bir şeyin okuması olmaz, varoluş üzerinden inceleme mümkün olur, o da akıl bağışlandığı için insan adayına düşer, tabi sorumluluk da. Yokluk üzerinden bir inceleme daha yapılamadı, şiir bu konuda imkan verilirse - maruz kalınırsa - deneme yapabilir, sonucu ne olur onu süreç gösterir. Fizik ve fizik ötesi ayrımının belirginleşitiği yerdir burası, bilimin zorlandığı alan, işi kolay da görünmüyor, ödevimizi iyi yapmakta yarar var. Ancak yüce alayın malzemesi olacak küçük tanrıların biraz boyunu aşar, gene de kendileri bilir tabi, kolay gelsin.
Dönemine ve bölgesine göre kişisel ilişkilerin çelmeleyen yapısında doğruluk çıpasına bağlananların itiraz refleksinde ortaya çıkan zaman ve mekan aşan öte bilgisiyle ortak üreyen teskin edici yorum olan şiirdir, itiraz baki, soru açık uçlu, cevap kesinliksiz, yatırımın geri dönüşü muğlak, kesinmiş gibi samimi davranışın açığa çıkardığı giz olarak bütün güllerin açtığı bahçe, kokusuyla mest, aşkınlığın mutluluk vaadi ve vadisi, kaybolduğun ya da kendini bulduğun, kolaylıklar.