Şiir yazmak, bilgi sahibi olmayı gerektirmez, yaşamışlık da gerekmez, zaten kendisi bilgidir, Keats, Rimbaud, Dağlarca, Şeyh Galib, Leutremont, gibi Dahi şairler, 20 li yaşlarda en büyük eserlerini verdiler, bilgileri de, yaşamları da her şeyin başındaydı, ama, şiir, öncesiz ve sonrasızdan geliyordu.
Laleliden dünyaya giden bir tramvaydayız, nasıl oluyorsa oluyor, sen yüreğimi elliyorsun, ve sevişmek gündeme geliyor, dünyanın bütün kıtalarında, afrika dahil.
Zamandışılık bir iklim tarzıdır aynı zamanda varlık bağını senin dışında kurar, varlığa dahil olduğunda o bağı kaldırır, özgür havanın alanında, başka havaya ihtiyaç duymadığın yerdir, buraya işaret eden bir özelliği yoktur, oraya özgü, buranın hakkıyla dolan yeni bir nefes çeşidi olarak varlığı yeniden yapılandırır.
İnsan adayı esfel i safilin donanımıyla başlar, ömür parkurunda aşıp rehbere sadakatle, eşrefi mahlukata ulaşarak, ipi göğüslerse sınavı geçer, o da öyle kolay iş değildir, onun için bizim kültürümüzde, daha doğduğu gün eşrefi mahlukat görülür ki, ve o donanım verilmek istenir, ki koşu da geri düşmesin, gene de başaramazsa, yapacak bir şey yoktur, bu geçmiş insanların kültürü, modern evrede ki, kaçınılmazdır, bunlar hep silbaştan, tekrar kurulumunu samimi yapısına oturtmak istersen, artık bireysel olarak yırtınacaksın başka yolu, yok, çünkü, gırlağına kadar kuşatılmışsın, dökme çağı bu, iş sende bitiyor, keyfin bilir. Zındıklık tatlı gelirse, sonra yutarsın acı ilacı. Kolay gelsin.
Şiir yazmak, bilgi sahibi olmayı gerektirmez, yaşamışlık da gerekmez, zaten kendisi bilgidir, Keats, Rimbaud, Dağlarca, Şeyh Galib, Leutremont, gibi Dahi şairler, 20 li yaşlarda en büyük eserlerini verdiler, bilgileri de, yaşamları da her şeyin başındaydı, ama, şiir, öncesiz ve sonrasızdan geliyordu.
Zahmetlidir, sonradan yol üzerinde aydınlanan. - Paul CELAN, 1970, Alman Dahi ŞAİR.
Önce öp, sonra doğur beni. - Cemal SÜREYA, 1990,
Laleliden dünyaya giden bir tramvaydayız, nasıl
oluyorsa oluyor, sen yüreğimi elliyorsun, ve sevişmek
gündeme geliyor, dünyanın bütün kıtalarında, afrika dahil.
Cemal SÜREYA.
Bir kutsal ağaçsa, içinden ve üstünde, sana doğru ve senin için, sence ve seninle, senden. - James JOYCE, 1941
Zamandışılık bir iklim tarzıdır aynı zamanda varlık bağını senin dışında kurar, varlığa dahil olduğunda o bağı kaldırır, özgür havanın alanında, başka havaya ihtiyaç duymadığın yerdir, buraya işaret eden bir özelliği yoktur, oraya özgü, buranın hakkıyla dolan yeni bir nefes çeşidi olarak varlığı yeniden yapılandırır.
İnsan adayı esfel i safilin donanımıyla başlar, ömür parkurunda aşıp rehbere sadakatle, eşrefi mahlukata ulaşarak, ipi göğüslerse sınavı geçer, o da öyle kolay iş değildir, onun için bizim kültürümüzde, daha doğduğu gün eşrefi mahlukat görülür ki, ve o donanım verilmek istenir, ki koşu da geri düşmesin, gene de başaramazsa, yapacak bir şey yoktur, bu geçmiş insanların kültürü, modern evrede ki, kaçınılmazdır, bunlar hep silbaştan, tekrar kurulumunu samimi yapısına oturtmak istersen, artık bireysel olarak yırtınacaksın başka yolu, yok, çünkü, gırlağına kadar kuşatılmışsın, dökme çağı bu, iş sende bitiyor, keyfin bilir. Zındıklık tatlı gelirse, sonra yutarsın acı ilacı. Kolay gelsin.
Bakışınla sönen, dokunuşunla, dokunuşunla sönen, bakışınla canlanır.
Duymadığın, hayatın gerçek müziğidir, hep dinlenir.
Tüm tümü düşünmez, tüm olduğu için muaftır.
Bir olduğu için öyledir.