Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Gökhan Oflazoğlu
Gökhan Oflazoğlu

İnsan boşuna bir hevestir.

  • tarih20.10.2023 - 21:13

    İvmesi giderek artan kurumayan bir bataklık, esfeli safilin yurdu, içinden çıkan da nadir kendi şansını yaratan.

  • ruh17.10.2023 - 09:25

    Yazarın iç ruhunun ışığı bir lambadan cristalize olup gerçek dünyayı aydınlatmak için dökülür. - M.H. Abrams, 2015, 102 yaşında öldü, hiç olmazsa, Harold Bloom u hazırladı.

  • şiir14.10.2023 - 17:11

    Vahiy şiir örneklerini verdim, - Aşka esir olan benim - Yunus,

    Tüm yeryüzü ayetimdir, her bir şeyin başı benim,
    sen bu nişan ile beni bil, ben bu nişana sığamam,
    gizli hazne benim işte, göz önünde olan da ben,
    madenin cevheri benim, dağa, ummana sığamam,
    Büyük kuşatıcı benim, adım da adem dir benim,
    tur benim, ol ile olan ben, hiçbir yana sığamam,
    can ile cihan benim işte, dünya ile zaman da,
    ama gel gör ki, ne dünyaya ne zamana sığamam.
    Yıldızlarla felek benim, vahiy ile melek benim,
    çek dilini dilsiz kesil, ben bu lisana sığamam,
    zerre benim, güneş benim, dört beş altı sırlar benim,
    her şey açık ve meydanda, ben bu meydana sığamam.

    NESİMİ, 14. Yüzyıl,

    Bu şiirler - vahiy şiir - özellikle, yani vahdeti vücud kapsamında.

  • muhammed14.10.2023 - 16:48

    Bir gün yolda bir şair arkadaşına raslıyor, artık eskisi gibi şiir yazmıyorsun diyor, o da senin yazdıklarından sonra,
    bize yazacak ne kaldı diyor.

    Ama - vahiy şiir - le, şiir de karıştırılmasın, biri doğrudan dikte, diğerinde sen de varsın.

  • seçenekler arasında kalmak14.10.2023 - 14:20

    Sınırsız seçenekler, ama, anayasa bir, diğerleri, elemede tuzak, kim anayasanın kavgasını verir, ve takip ederse, katıksız, görüntüde değil, öz de, geçiş kolaylığı ona düşünülmüş, sulandırmadan, yani şekil değil, öz.

  • taş10.10.2023 - 15:08

    Taştayım diyor Nietzsche, çünkü Taşta yansıyan ben sayesinde nesne de yaşama dahil oluyor, varlık hakkı kazanıyor, yani benim varlığım onu da yaşanır kılıyor, Berkeley de bunu algılayan yoksa, madde yoktur diyor, daha önce tespitle, yani Şeyh Galibin, - Hoşça bak zatına zübdei Alemsin sen - dediği kavram, yani alemlerin göz bebeği, ondan bu süresizlik içinde beliren bölgede, sınavla kovulduğun yere geri kabul almak için sınavdan geçiriliyorsun, oyunun ölçüleriyle, oyuna da gelebilirsin, oyunun başrolune de sahip olursun, sorun burda ona layık ne yapabileceğinde, bütün engellemeler, tuzaklar, ve şaşırtmacılara rağmen, yani boşuna gelmedin buraya, bir amacın var ve her şey sana bağlı, ya havlu atacaksın, ya da bu maratonu alnının akıyla tamamlayacaksın, ondan sık dedelerimize vurgu yapıyorum, kim tatlı canını ortaya atar, başarmak için, hele modern de artık kavramlar iyice yıpranmışken bilerek hazırlanan ortam da, aynını yapabilecekler aranıyor, bu kez çok daha fazla aday var, ve artık çok daha zor, yani eğlencenin dozu arttı.

  • incil09.10.2023 - 16:01

    Konuşan başlangıcım, - Yuhanna İncili,

    Hristiyanlık aslında proleterlerin daha çok benimsediği bir din, ama, kar etmiyor, sevgi temeli konmuşken, ve hatta iş kötülüğe yanağını çevire gelmişken, suyu çıkarılıyor, her türlü katlimlarla, ve düzeltme olarak, Kuran geliyor, artık ayrıcalıklar kalkıyor, kısas var hayat oyununda nefsi müdafaa dışında kötülük yapana, ve acımasızlaşıyor, haşaratlara karşı, ondan, hiç acımaz Kuran ortadan kaldırın der, kötülüğü, yoksa yüzyıllarca barış falan olmazdı, zaten sen kimsinle, önüne çıkan gene Cengiz Han gibi, eski dinsizlerin yerine yeni dinsizler, ya da sözdeler geldi, varılan yer, Hitler ve Stalin katliamları oldu, ordan ateş kuyusuna gereksizler boşaltıldı, ne duyan var bağırtılarını, ne de yardım eden.

    Keşke ölsek diyecekler ama, ölmezler ki. - KURAN, KENDİ

    Hiç bakmadığım bir yere yerleştiririm. - KURAN, KENDİ,

    Madem dikiş tutmuyor, acımak yok artık, sadece hak eden masumarın önü açık, işte Osmanlı önce nizam kurup, sonra onun bekçiliğini yaptı, yapamayınca da istenmeyen oldu, siperlerine, son topraklarına çekildi.
    Şimdi burada risk altında. Bakalım.

  • gerçeklik06.10.2023 - 11:01

    Kesin olmalıdır ki aklım yatsınla, müphem sana kesin değildir, diyen arasındaki fark nerden kaynaklanır, deneyimden olabiir mi, kesinlik deneyimle açığa çıkar, bilimin ispatlanabilmişleri gibi, müphemin kesinliğindeki deneyim, çok nadir ve şahsidir, aktarılan değil, yaşanandır, bunu yaşamayan için kesinlik taşımaz, ama bu kadar dünya tarihinde nadir bir olayın yaşanmış olması bile, herkesçe yaşanamayan bir gerçekliğe işaret etmez mi, yani bilmek şahsiliğini deneyimlememişsin, bilim sonuçları itibarıyla herkesçe deneyimlenebilri hale gelir, müphemin şahsi deneyiminin herkesin alanına girmesi nadirliği nedeniyle mümkün değil, sonuçları, bilim gibi bugünümüzü değil, bütün zamanları kapsadığı için, en çok da yarınları, bugünün egemeni bilimin nüfuz edeceği değil, şahsi deneyimin herkesin tadacağı günü deneyimlemeyi beklemesini gerektirir, neden, çünkü, bir ömre ihale edilmiş, sınav hali, olamazdı gündelik gerçek olarak deneyimlenen bir olgu olsaydı, ondan müphem bırakılır, sınavını verir, ve gerçeklik alanında da deneyime açık hale getirir, yani müphemliği algılamaya herkese açık olmayan ama, nadir bilgisini duyuran, o bilgiyi işlevini gördükten sonra sınavda gerçeklik haline getirir, ondan bugünün işi marifet, yarının işi kefarettir, dahası yaşamın kefareti de, yarına maliyet olarak yansır, olumlu veya olumsuz, gene iş sende bitiyor, şu ki iki boyutu var, burayla sınırlı gerçeklik, bütün zamanlara yayılı gerçeklik ayırılamayan ve teşhisi bir türlü konulamayan bu, ve tamamen amacına yönelik böyle. Çok bilmişler ve kifayetsizlerin, kendinle sınırlı, sığ bilgisine hapsolması bundan kaynaklanır, deneyimsizlikten. Tarihin erken çağlardan beri bulunan bir çeşitlilik unsuru ve seçme alanına yardımcı olarak bırakılan maddeci alan, bir aynı zamanda, devre dışı bırakma mekanizmasıdır, istenmediğini, kendine en çok adananı ve güçlüğünü göze alanı,
    kayıracağını söylemiştim, bu da aşktır, ve İslam ondan aşkın ta kendisidir, Ondan başlar ve canlılığın odağı olur, modern de bunun solması, hala yaşayanı, işte canlı odağı kayırmasından, çünkü yaşayacak ve hep canlı kalacaksa ebediyette, burda da öldürmeyen, yaşatan olması gerekir ve bunun kavgasını yapması işte ayetin
    mantığı odur, - Eğer barıştan uzaklaşırsanız bilin ki ,,,, - Allah güzel davranışları sever - ikisi de yaşatan, ama, bu sınav eleyecek de ondan ağır, her türlü kötülük de var, dökülenler, ve devam edenler etkinliğine göre ayrışsın diye. Kolay gelsin.

  • şiir05.10.2023 - 18:07

    Critchley şiir dinin yerini tutarken, takip ettiği sorular imkanlar da getirir, yaşamın bir kefareti olarak der, Wallece analizi yaparken, eksiklik şurda, yoksa tespit tam oniki, şiir dinin yerine oynar ama din olamaz, olması için vahiy gerekir, şiir vahiy değildir, bir ilk elden esinlenme, halbuki vahiy şiir olursa, ki artık o şiir olmaktan çıkmıştır, işte tam da din odur, Kuranın kendi ağzından olanları, Yunus, Dağlarca, Rilke, gibilerde tek tük de olsa görülenler, ayın şeyi rüya sonrası yazan Coleridge, birinci elden olmasına rağmen, Keats için var diyemeyiz mesela, şiirdir sadece, vahiy şiir çok üstün ve çok nadir bir formdur, ondan ne kadar şanslısınız diyorum, Türkçedeki bolluk tarih boyunca başka hiçbir yerde yok, şiir olarak var, vahiy şiir olarak yok.

  • gelenek05.10.2023 - 14:05

    Geleneksel, ve Modern evre, dine zıt kavramlardır, gündelik pratikten ürer, biri tarım toplumlarına özgü gündelik
    pratik, diğeri, yani modern, şehirli, endüstriyel yapıda ortaya çıkan gündelik pratik ve insan doğasına hakim olan yeni anlayış, psişeyi bozarak işe girişir, işte önlemin burda, dini iyi bilirsen, buna müsaade etmezsin o da sana yarar, neymiş o yaşam kullanma kılavuzu, gündelik rehber elinin altında Türkçesinden bakıp, anlayarak gündelik yaşamına yansıtacaksın ki, yararını gör gerisi, patinaj.