Efendim zan ikiye ayrılır, hüsn ü zan ve su i zan olmak üzere. 'Hüsn ü zan, bir çok yerde acziyettir. Su i zan ise, tedbir almanı emreder.' ne güzel söylemiş söyleyen...
Harnâme, yük taşımaktan âhı gitmiş vâhı kalmış bahtsız bir eşeğin serüvenidir. Teşhis ve intakın bütün inceliklerini kullanarak yorgun bir eşeğin macerasını hikâye etmiştir Şeyhî...
Her birisi semiz ü kuvvetlû İçi vü taşı yağlu vü etlû
Sonra durup bir de sınıf farkına isyân eder:
Ki biriz bunlarla hilkatte Elde, âyakta, şekl ü sûrette.
Bunların başlarına tâc neden Bize bû fakr u ihtiyâc neden
... tarlaya koşup öküzler gibi arpa ve buğday yetiştirilişinde rol almak ister ama varıp görünce yeni filizlenmiş arpa ve buğdayları dayanamaz ve midesine çalışır. Tarla sahibi bu durumu görünce sinir küpü olur ve bizim eşeğin kuyruğunu ve kulaklarını keser. Bizim eşek boynuz umarken eldeki kuruk ve kulaktan olur.
dibe dalan insan vücudunda basınç etkisiyle eriyen azotun birden yüzeye çıkmakla aniden gaz haline gelip damarlarda emboli tıkaç oluşturması...sanırım oldu bu defa tıbbi kişilik çizgimden kaydım biraz ama :)
Geçen yılki çeyrek finalin ağırlığı zayıf bünyeyi yordu tabii. Hâlâ doğrultulamıyor bel. diyorum ki bir fenerbahçeli olmayarak: Zico gitmese miydi? yani gitmese daha iyi değil miydi?
doğrusunun kârşinas olduğunu düşündüğüm terim zira internetten baktığım e-osmanlıca sözlükte sadece onun karşılığı vardı ve farsça olduğu işbilir.işten anlar manasındaydı...hürmetler...
Sağa sola
Sıktığım
Kurşunların
Sesini.
Birazdan.
Kendime
Sıktığım
Kurşunların
Sesini.
Bîzahmet.
Dün akşam biraz çalıştım. Sabah da az çalıştım. Emeğimin karşılığını almak istiyorum, az çok.
Olsa da olur olmasa da olur. Hatta olmaması çoğu zaman çok daha iyi olur.
Efendim zan ikiye ayrılır, hüsn ü zan ve su i zan olmak üzere.
'Hüsn ü zan, bir çok yerde acziyettir. Su i zan ise, tedbir almanı emreder.'
ne güzel söylemiş söyleyen...
Harnâme, yük taşımaktan âhı gitmiş vâhı kalmış bahtsız bir eşeğin serüvenidir. Teşhis ve intakın bütün inceliklerini kullanarak yorgun bir eşeğin macerasını hikâye etmiştir Şeyhî...
ZAvallı eşek öküzleri görünce şaşırıp der, misâlen:
Her birisi semiz ü kuvvetlû
İçi vü taşı yağlu vü etlû
Sonra durup bir de sınıf farkına isyân eder:
Ki biriz bunlarla hilkatte
Elde, âyakta, şekl ü sûrette.
Bunların başlarına tâc neden
Bize bû fakr u ihtiyâc neden
...
tarlaya koşup öküzler gibi arpa ve buğday yetiştirilişinde rol almak ister ama varıp görünce yeni filizlenmiş arpa ve buğdayları dayanamaz ve midesine çalışır. Tarla sahibi bu durumu görünce sinir küpü olur ve bizim eşeğin kuyruğunu ve kulaklarını keser. Bizim eşek boynuz umarken eldeki kuruk ve kulaktan olur.
dibe dalan insan vücudunda basınç etkisiyle eriyen azotun birden yüzeye çıkmakla aniden gaz haline gelip damarlarda emboli tıkaç oluşturması...sanırım oldu bu defa tıbbi kişilik çizgimden kaydım biraz ama :)
Geçen yılki çeyrek finalin ağırlığı zayıf bünyeyi yordu tabii. Hâlâ doğrultulamıyor bel. diyorum ki bir fenerbahçeli olmayarak: Zico gitmese miydi? yani gitmese daha iyi değil miydi?
doğrusunun kârşinas olduğunu düşündüğüm terim zira internetten baktığım e-osmanlıca sözlükte sadece onun karşılığı vardı ve farsça olduğu işbilir.işten anlar manasındaydı...hürmetler...
-dar eki atılmadan neden -na olumsuz öneki eklenmiş ki...ilginç...