hicr suresi 21.ayetinde Allah: ''herşeyin hazineleri bizim yanımızdadır.'' diyor madem ki hazinelerin dağıtanı hazinenin gerçek sahibidir.O halde Allah'a secde et ve ona yaklaş ve ilk önce ondan iste ve sonrasında gayret et.Zira köpekleri dahi doyuran zat, seni dahi doyurur besler yedirir,içirir.gayrıya tenezzül dahi etme.
devlet erkanının cenaze namazın da dahi bulunmasını dava konusu yapan zihniyetin tam karşısındayım.(add) köylüye efendi markasını verip ancak köylülerin şüphesiz bir şekilde itibar ve ittiba ettiği dini isslama beyni sulanmış hafızların dini diyen zihniyetin tam karşısındayım.Elhammdülillah.
özür dileyerek başlıyorum: tarihçe sabittir ki hz.Muaviye hile yapmıştır ancak sahabi olması ve peygamber efendimizin sahabelerime sebbetmeyin Yani dil uzatmayın notunu ve uyarısını 1400 yıl öncesinden bize bildirdiği için biz hazreti muaviye diyoruz .ancak ehli sünnet camilerindeki adeta ismini ve şanını ve takvasını ve şüphesiz bir şekilde üstünlüğünü tarihe altın harflerle yazdıran şahsiyetlerine bir vefa olarak ve minnet ve dualarla anılması için ALLAH CC.ve HZ.Muhammed SAV. Efendimiz dışında HAZRET-İ EBUBEKİR EFENDİMİZ,HAZRET-İ ÖMER EFENDİMİZ ,HAZRET-İ OSMAN EFENDİMİZ HAZRET-İ ALİ EFENDİMİZ HAZRET-İ HASAN EFENDİMİZ VE HAZRET-İ HÜSEYİN EFENDİLERİMİZİN İSİMLERİ TAC EDİMİŞTİR.Aklı olan anlar ki, gören gözü olan görür ki, az insafı ve vicdanı olan bilir ki; orada yani ehli sünnet camilerinin tamamında ne muaviyenin ne de bir başkasının ismi tac edilmemiştir.Siz bunu bildiğiniz ve gördüğünüz ve aklettiğiniz ve inkar edemediğiniz halde ehli sünnet düşmanlığını bırakıp musalaha etmeniz gerekmez miydi?
peygamber efendimiz hazreti Muhammed sav. bir insandır ve şaka da olsa yalan konuşmamıştır bizim dinimiz islamdır ve O'na vahiy gelmiştir biz O'na ve tebliğ etiklerine inandık. yani hazreti peygamber efendimiz kuranın ayetlerini tebliğ etmiştir biz buna kati ve şüphesiz iman ettik siz ise aslında ben çok safım ve salağım derken az bile demişsiniz.
ola ki mecbur kaldın o sofrada bulundun diyelim, sofrayı hangi kul hangi patron veya hangi makam sahibi kurmuş olsa da öncelikle bu sofrayı bize ikram eden Allah'a sükrolsun de ki sofrayı her nasılsa kuran zat öncelikle senin Allah'ı yegane İzzet ve ikram sahibi olarak tanıdığını bildigini anlasın.Kalkarken de sofrayı hangi kişi kurmuş olursa olsun öncelikle , karnımı doyuran Allah'a sükrolsun de ki o zatı muhteremler sadece kendilerinin kul ile Allah arasında ancak bir vesile sebep olduğunu bilsinler anlasınlar.
her sofranın bedeli vardır eğer ki kurulan sofra ile halkın ekseriyetini oluşturan orta dereceli kısmının sofrası arasında büyük bir uçurum var ise ya halkından ve milletinden bihabersin yada o sofraya davet edildiğinde bir nevi kendine itibar ve şeref atfedecek kadar aptalsın.
hicr suresi 21.ayetinde Allah: ''herşeyin hazineleri bizim yanımızdadır.'' diyor madem ki hazinelerin dağıtanı hazinenin gerçek sahibidir.O halde Allah'a secde et ve ona yaklaş ve ilk önce ondan iste ve sonrasında gayret et.Zira köpekleri dahi doyuran zat, seni dahi doyurur besler yedirir,içirir.gayrıya tenezzül dahi etme.
Osmanlıya hakareti meslek haline getiren zihniyetin tam karşısındayım.Elhamdülillah.
devlet erkanının cenaze namazın da dahi bulunmasını dava konusu yapan zihniyetin tam karşısındayım.(add)
köylüye efendi markasını verip ancak köylülerin şüphesiz bir şekilde itibar ve ittiba ettiği dini isslama beyni sulanmış hafızların dini diyen zihniyetin tam karşısındayım.Elhammdülillah.
özür dileyerek başlıyorum: tarihçe sabittir ki hz.Muaviye hile yapmıştır ancak sahabi olması ve peygamber efendimizin sahabelerime sebbetmeyin Yani dil uzatmayın notunu ve uyarısını 1400 yıl öncesinden bize bildirdiği için biz hazreti muaviye diyoruz .ancak ehli sünnet camilerindeki adeta ismini ve şanını ve takvasını ve şüphesiz bir şekilde üstünlüğünü tarihe altın harflerle yazdıran şahsiyetlerine bir vefa olarak ve minnet ve dualarla anılması için ALLAH CC.ve HZ.Muhammed SAV. Efendimiz dışında HAZRET-İ EBUBEKİR EFENDİMİZ,HAZRET-İ ÖMER EFENDİMİZ ,HAZRET-İ OSMAN EFENDİMİZ HAZRET-İ ALİ EFENDİMİZ HAZRET-İ HASAN EFENDİMİZ VE HAZRET-İ HÜSEYİN EFENDİLERİMİZİN İSİMLERİ TAC EDİMİŞTİR.Aklı olan anlar ki, gören gözü olan görür ki, az insafı ve vicdanı olan bilir ki; orada yani ehli sünnet camilerinin tamamında ne muaviyenin ne de bir başkasının ismi tac edilmemiştir.Siz bunu bildiğiniz ve gördüğünüz ve aklettiğiniz ve inkar edemediğiniz halde ehli sünnet düşmanlığını bırakıp musalaha etmeniz gerekmez miydi?
bahçesindeki tırtıl dan ibret almayı henriden öğrenen nesilin olacağı bu
Seni bile okurum da muzır neşriyat gibisin.demezsin yani.
peygamber efendimiz hazreti Muhammed sav. bir insandır ve şaka da olsa yalan konuşmamıştır bizim dinimiz islamdır ve O'na vahiy gelmiştir biz O'na ve tebliğ etiklerine inandık. yani hazreti peygamber efendimiz kuranın ayetlerini tebliğ etmiştir biz buna kati ve şüphesiz iman ettik siz ise aslında ben çok safım ve salağım derken az bile demişsiniz.
ola ki mecbur kaldın o sofrada bulundun diyelim, sofrayı hangi kul hangi patron veya hangi makam sahibi kurmuş olsa da öncelikle bu sofrayı bize ikram eden Allah'a sükrolsun de ki
sofrayı her nasılsa kuran zat öncelikle senin Allah'ı yegane İzzet ve ikram sahibi olarak tanıdığını bildigini anlasın.Kalkarken de sofrayı hangi kişi kurmuş olursa olsun öncelikle , karnımı doyuran Allah'a sükrolsun de ki o zatı muhteremler sadece kendilerinin kul ile Allah arasında ancak bir vesile sebep olduğunu bilsinler anlasınlar.
her sofranın bedeli vardır
eğer ki kurulan sofra ile halkın ekseriyetini oluşturan orta dereceli kısmının sofrası arasında büyük bir uçurum var ise ya halkından ve milletinden bihabersin yada o sofraya davet edildiğinde bir nevi kendine itibar ve şeref atfedecek kadar aptalsın.
Kısacası ıı ydı mıydı kem küm etmeyesin diye.