Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Kenan Aydın
Kenan Aydın

Rabb'in asla unutkan değildir... Allah;dilemeyince sen;dileyemezsin.... Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin;Allah'ın rahmetinden sapık ve kafirler topluluğundan başkası ümidi kesmez...

  • serbest kürsü17.03.2020 - 21:26

    İman nimetinden dolayı Allah'a sonsuz şükürler olsun..Amin.

  • serbest kürsü17.03.2020 - 21:17


    75-KIYAMET:SURESİ (ELMALILI MUHAMMED YAZIR MEALİ)

    1 - Hayır, yemin ederim o kıyamet gününe.

    2 - Yine hayır, yemin ederim o sürekli kendini kınayan nefse.

    3 - İnsan, kendisinin kemiklerini bir araya toplayamayacağımızı mı sanıyor?

    4 - Evet, bizim onun parmak uçlarını bile aynen eski haline getirmeye gücümüz yeter.

    5 - Fakat insan günahı devam ettirmek ister.

    6 - O kıyamet günü ne zaman? diye sorar.

    7 - Ne zaman ki o göz şimşek çakar,

    8 - Ay tutulur,

    9 - Güneş ve ay toplanır,

    10 - İşte o gün insan, "kaçacak yer neresi?" der.

    11 - Hayır, hayır, yok bir siper.

    12 - O gün varılıp durulacak yer, ancak Rabbinin huzurudur.

    13 - O gün insana, yapıp öne sürdüğü ve geri bıraktığı ne varsa bildirilir.

    14 - Doğrusu insan kendi nefsini görür,

    15 - Bir takım özürler ortaya atsa da.

    16 - Onu hemen okumak için dilini depretme.

    17 - Kuşkusuz onu toplamak ve okumak bize aittir.

    18 - O halde biz onu okuduğumuz zaman sen onun okunuşunu takip et.

    19 - Sonra onu açıklamak da bize aittir.

    20 - Hayır, siz peşin olanı (dünyayı) seviyorsunuz da

    21 - Ahireti bırakıyorsunuz.

    22 - Yüzler var ki o gün ışıl ışıl parlar.

    23 - Rabbine bakar.

    24 - Yüzler de var ki o gün asıktır.

    25 - Anlar ki kendisine belkıran (bel kemiklerini kıran belalı bir iş) yapılır.

    26 - Hayır hayır, ne zaman ki can köprücük kemiklerine dayanır,

    27 - "Tedavi edebilecek kimdir?" denilir.

    28 - Can çekişen bunun o ayrılık anı olduğunu anlar.

    29 - Bacak bacağa dolaşır..

    30 - İşte o gün sevk, ancak Rabbinedir.

    31 - Fakat o, ne sadaka verdi, ne namaz kıldı.

    32 - Fakat yalanladı ve döndü.

    33 - Sonra da çalım sata sata ailesine gitti.

    34 - Gerektir o bela sana, gerek.

    35 - Evet, gerektir o bela sana gerek.

    36 - İnsan başıboş bırakılacağını mı sanır?

    37 - O, dökülen erlik suyundan bir damla (sperm) değil miydi?

    38 - Sonra bir aleka (embriyon) oldu da Rabbi onu biçime koydu, sonra şekil verdi.

    39 - Ondan da iki cinsi; erkek ve dişiyi var etti.

    40 - Peki, bunu yapanın ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi?

  • serbest kürsü17.03.2020 - 21:02

  • serbest kürsü17.03.2020 - 20:57

    Meşhur virus nedeniyle tatiller veriliyor sessiz sakin sıcak soba basında Allahı zikretmek için bence büyük bir fırsat hem de mübarek üç aylardayız inşallah ibadet taat ve zikirle Allahı anmalıyız diye dusunuyorum sizin şer olarak bildiğiniz şey belki de hakkınızda hayırlıdır deneyin gercekten iyi gelecek bu mübarek günleri boş geçirmeyin...

  • serbest kürsü17.03.2020 - 20:52

    kötü bir paylaşım yaptığımı sanmıyorum.

  • serbest kürsü17.03.2020 - 14:16

    Allah'ın gücü herşeye yeter,
    Doğu Türkistan'da artık meşale tüter,
    Beter ol gavur daha da beter,
    Duysaydınız gelmezdim başa..

  • serbest kürsü17.03.2020 - 14:09

    Besmele ile başlasaydınız işe,
    Duysaydınız gelmezdim başa,
    Mazluma sahip çıksaydınız keşke,
    Duysaydınız gelmezdim başa.

    Doğu Türkistan ders olsun,
    Wuhan yerle yeksan,
    Irzına teslim edildi müslüman,
    Duysaydınız gelmezdim başa.

    Hiç ailene ecnebi kondu mu,
    Çin'le ticarete son oldu mu,
    Allah tokadı tam vurdu mu,
    Duysaydınız gelmezdim başa.

    Kitab'a Çin'de yasak konuldu,
    Kalan kaldı ölen öldü,
    Doğu Türkistan'ın viran yurdu,
    Duysaydınız gelmezdim başa.

    Elinde zincirler astılar insanı,
    Daha anlatsam donar insanın kanı,
    Kana kan istiyorum cana canı,
    Duysaydınız gelmezdim başa.

    Şimdi terkedin mescidi duyun Allahu ekberi,
    Allah kulunu zorda bırakmadı,anladı beni,
    Gözüm açık gider görmezsem adaleti,
    Duysaydınız gelmezdim başa.

    Tükensin putperest Çin soyu,
    Irzıma geçildi nesil boyu,
    Onlara olsun cehennem kuyu,
    Duysaydınız gelmezdim başa.

    Saz çalardım Abdurrahim heyit diye,
    Hani bır kadın vardı bizde Rabia,
    Mısır'a sahip çıkıp bizi unuttunuz ya,
    Duysaydınız gelmezdim başa.

    Çin settini ticaret için zevkle gezdiniz,
    Çok ticaret çok para ettiniz,
    Doğu Türkistan'ı Rabia'yı nettiniz,
    Duysaydınız gelmezdim başa.

    İşte şimdi bir adım korona,
    El sürdürmedi kafir Kur'ana,
    Müjdeler olsun zincirlerle durana,
    Duysaydınız gelmezdim başa.

    Onca yıl mutluluk, kader- yazı bilmedik,
    Onca dünyada bir dostu görmedik,
    Biz hapislerde öldük ,öldük amma ölmedik,
    Duysaydınız gelmezdim başa.

    Kenan diyor ki Allah saldı virüsü,
    Irza musallat olmuştu it sürüsü,
    Soydaşımız, gardaşımız hani birisi,
    Duysaydınız gelmezdim başa


    Bütün dünyaya şimdi geçmiş olsun......

  • serbest kürsü16.03.2020 - 22:49

    knn

  • şu an ne dinliyorum12.03.2020 - 18:01

    knn

  • serbest kürsü11.03.2020 - 21:31

    HZ.MUHAMMED(SAV):
    Sizden öncekiler arasında bir kral vardı.onun bir de sihirbazı vardı.sihirbaz yaşlanınca krala:ben artık yaşlandım bana bir oğlan çocuğu gönder ve sihir yapmayı öğreteyim dedi.

    Kral da öğretmesi için ona bir oğlan gönderdi.Oğlanın geçtiği yolda bir rahip yaşıyordu.(birgün giderken)rahibe uğrayıp onu dinledi,konuşması hoşuna gitti.artık sihirbaza gittikçe rahibe uğruyor,bir yanında (bir müddet )oturup onu dinliyordu.
    (Birgün)delikanlıyı sihirbaz yanına gelince dövdü.oğlan da durumu rahibe şikayet etti. Rahip ona:

    Eğer sihirbazdan (dövecek diye)korkarsan :Ailem beni oyaladı de.ailenden korkacak olursan beni shirbaz oyaladı de.diye tenbihte bulundu.

    o bu halde devam eder iken insanlara mani olmu bulunan büyük bir canavara rastladı.(kendi kendine):
    bugün bileceğim sihirbaz mı efdal rahip mi efdal.diye mırıldandı.bir taş aldı ve:
    Allah'ım eğer rahibin işi sana sihirbazın işinden daha sevimli ise şu hayvanı öldür ve insanlar geçsinler. deyip taşı fırlattı ve hayvanı öldürdü.insanlar yollarına devam ettiler.Delikanlı rahibe gelip durumu anlattı Rahip ona:

    evet bugün sen benden efdalsin(üstünsün) Görüyorum ki yüce bir mertebedesin sen imtihan geçireceksin imtihana maruz kalınca sakın benden haber verme dedi.

    Oğlan anadan doğma körleri ve alaca hastalığına yakalananları tedavi eder,insanları başkaca hastalıklardan da kurtarırdı.Onu kralın gözleri kör olan arkadaşı işitti.bir çok hediyeler alarak yanına geldi ve:eğer beni tedavi edersen şunların hepsi senindir dedi.
    o da:
    ben kimseyi tedavi etmem tedavi eden Allah'tır Eğer Allah'a iman edersen sana şifa vermesi için dua edeceğim o da şifa verecek dedi.Adam derhal iman etti Allah da ona şifa verdi.

    Adam bundan sonra kralın yanına geldi eskiden olduğu gibi yine yanına oturdu.Kral:
    gözünü sana kim iade etti diye sordu.
    Rabbim dedi.Kral:

    senin benden başka rabbin mi var dedi.Adam:

    benim de senin de rabbimiz Allah'tır cevabını verdi.Kral onu yakalatıp işkence ettirdi Okadar ki(gözünü tedavi eden Allah'a iman etmesini sağlayan )oğlanın yerini de gösterdi. oğlan da oraya getirildi Kral ona:

    Ey oğul,senin sihrin körlerin gözünü açacak ,alaca hastalığını tedavi edecek bir dereceye ulaşmış neler neler yapıyormuşsun dedi.Oğlan:

    ben kimseyi tedavi etmiyorum şifay veren Allah'tır dedi.Kral onu da tevkif ettirip işkence etmeye başladı O kadar ki o da rahibin yerini haber verdi Bunun üzerine rahip getirildi. Ona:

    Dininden dön denildi.O bunda direndi.hemen bir testere getirildi.başının ortasına konuldu.ortadan ikiye bölündü ve iki parçası yere düştü.sonra oğlan getirildi. Ona da:

    dininden dön denildi.o da imtina etti.kral onu da adamlarından bazılarına teslim etti.

    onu falan dağa götürün tepesine kadar çıkarın zirveye ulaştığınız zaman (tekrar dininden dönmesini talep edin) dönerse ne ala,aksi takdirde dağdan aşağı atın dedi.gittiler onu dağa çıkardılar.Oğlan:

    Allah'ım bunlara karşı dilediğin şekilde bana kifayet et.dedi.
    bunun üzerine dağ onları salladı ve hepsi de düştüler.Oğlan yürüyerek kralın yanına geldi.Kral:

    Arkadaşlarıma ne oldu dedi.
    Allah onlara karşı bana kifayet etti cevabını verdi.Kral onu adamlarının bazılarına teslim etti ve:

    bunu bir gemiye götürün denizin ortasına kadar gidin dininden dönerse ne ala,değilse onu denize atın.dedi.söylendiği şekilde adamları onu götürdü.Oğlan orada:

    Allah'ım dilediğin şekilde bunlara karşı bana kifayet et. diye dua etti.derhal gemileri alabora olarak boğuldular.çocuk yine yürüyerek hükümdara geldi.Kral:

    arkadaşlarıma ne oldu. diye sordu.Oğlan:
    Allah onlara karşı bana kifayet etti dedi.Sonra krala:

    benim emrettiğimi yapmadıkça sen beni öldüremeyeceksin dedi.Kral:
    o nedir diye sordu.Oğlan:

    İnsanları geniş bir düzlükte toplarsın beni bir kütüğe asarsın sadağımdan bir ok alırsın sonra oku yayın ortasına yerleştirir ve Oğlanın Rabbinin adıyla dersin.sonra oku bana atarsın.İşte eğer bunu yaparsan beni öldürürsün dedi.Hükümdar hemen halkı bir düzlükte topladı.Oğlanı bir kütüğe astı.sadağından bir ok aldı.oku yayın ortasına yerleştirdi.sonra:
    Oğlanın Rabbinin adıyla dedi ve oku fırlattı.Ok çocuğun şakağına isabet etti.Çocuk elini şakağına okun isabet ettiği yere koydu ve Allah'ın rahmetine kavuşup öldü.Halk:
    Oğlanın Rabbine iman ettik dediler.Halk bu sözü üçkere tekrar etti.
    (Müslim,Zühd 73,(3005);Tirmizi,Tefsir,Büruc,3337)-Kütübi sitte 4993)