Meşhur virus nedeniyle tatiller veriliyor sessiz sakin sıcak soba basında Allahı zikretmek için bence büyük bir fırsat hem de mübarek üç aylardayız inşallah ibadet taat ve zikirle Allahı anmalıyız diye dusunuyorum sizin şer olarak bildiğiniz şey belki de hakkınızda hayırlıdır deneyin gercekten iyi gelecek bu mübarek günleri boş geçirmeyin...
HZ.MUHAMMED(SAV): Sizden öncekiler arasında bir kral vardı.onun bir de sihirbazı vardı.sihirbaz yaşlanınca krala:ben artık yaşlandım bana bir oğlan çocuğu gönder ve sihir yapmayı öğreteyim dedi.
Kral da öğretmesi için ona bir oğlan gönderdi.Oğlanın geçtiği yolda bir rahip yaşıyordu.(birgün giderken)rahibe uğrayıp onu dinledi,konuşması hoşuna gitti.artık sihirbaza gittikçe rahibe uğruyor,bir yanında (bir müddet )oturup onu dinliyordu. (Birgün)delikanlıyı sihirbaz yanına gelince dövdü.oğlan da durumu rahibe şikayet etti. Rahip ona:
Eğer sihirbazdan (dövecek diye)korkarsan :Ailem beni oyaladı de.ailenden korkacak olursan beni shirbaz oyaladı de.diye tenbihte bulundu.
o bu halde devam eder iken insanlara mani olmu bulunan büyük bir canavara rastladı.(kendi kendine): bugün bileceğim sihirbaz mı efdal rahip mi efdal.diye mırıldandı.bir taş aldı ve: Allah'ım eğer rahibin işi sana sihirbazın işinden daha sevimli ise şu hayvanı öldür ve insanlar geçsinler. deyip taşı fırlattı ve hayvanı öldürdü.insanlar yollarına devam ettiler.Delikanlı rahibe gelip durumu anlattı Rahip ona:
evet bugün sen benden efdalsin(üstünsün) Görüyorum ki yüce bir mertebedesin sen imtihan geçireceksin imtihana maruz kalınca sakın benden haber verme dedi.
Oğlan anadan doğma körleri ve alaca hastalığına yakalananları tedavi eder,insanları başkaca hastalıklardan da kurtarırdı.Onu kralın gözleri kör olan arkadaşı işitti.bir çok hediyeler alarak yanına geldi ve:eğer beni tedavi edersen şunların hepsi senindir dedi. o da: ben kimseyi tedavi etmem tedavi eden Allah'tır Eğer Allah'a iman edersen sana şifa vermesi için dua edeceğim o da şifa verecek dedi.Adam derhal iman etti Allah da ona şifa verdi.
Adam bundan sonra kralın yanına geldi eskiden olduğu gibi yine yanına oturdu.Kral: gözünü sana kim iade etti diye sordu. Rabbim dedi.Kral:
senin benden başka rabbin mi var dedi.Adam:
benim de senin de rabbimiz Allah'tır cevabını verdi.Kral onu yakalatıp işkence ettirdi Okadar ki(gözünü tedavi eden Allah'a iman etmesini sağlayan )oğlanın yerini de gösterdi. oğlan da oraya getirildi Kral ona:
Ey oğul,senin sihrin körlerin gözünü açacak ,alaca hastalığını tedavi edecek bir dereceye ulaşmış neler neler yapıyormuşsun dedi.Oğlan:
ben kimseyi tedavi etmiyorum şifay veren Allah'tır dedi.Kral onu da tevkif ettirip işkence etmeye başladı O kadar ki o da rahibin yerini haber verdi Bunun üzerine rahip getirildi. Ona:
Dininden dön denildi.O bunda direndi.hemen bir testere getirildi.başının ortasına konuldu.ortadan ikiye bölündü ve iki parçası yere düştü.sonra oğlan getirildi. Ona da:
dininden dön denildi.o da imtina etti.kral onu da adamlarından bazılarına teslim etti.
onu falan dağa götürün tepesine kadar çıkarın zirveye ulaştığınız zaman (tekrar dininden dönmesini talep edin) dönerse ne ala,aksi takdirde dağdan aşağı atın dedi.gittiler onu dağa çıkardılar.Oğlan:
Allah'ım bunlara karşı dilediğin şekilde bana kifayet et.dedi. bunun üzerine dağ onları salladı ve hepsi de düştüler.Oğlan yürüyerek kralın yanına geldi.Kral:
Arkadaşlarıma ne oldu dedi. Allah onlara karşı bana kifayet etti cevabını verdi.Kral onu adamlarının bazılarına teslim etti ve:
bunu bir gemiye götürün denizin ortasına kadar gidin dininden dönerse ne ala,değilse onu denize atın.dedi.söylendiği şekilde adamları onu götürdü.Oğlan orada:
Allah'ım dilediğin şekilde bunlara karşı bana kifayet et. diye dua etti.derhal gemileri alabora olarak boğuldular.çocuk yine yürüyerek hükümdara geldi.Kral:
arkadaşlarıma ne oldu. diye sordu.Oğlan: Allah onlara karşı bana kifayet etti dedi.Sonra krala:
benim emrettiğimi yapmadıkça sen beni öldüremeyeceksin dedi.Kral: o nedir diye sordu.Oğlan:
İnsanları geniş bir düzlükte toplarsın beni bir kütüğe asarsın sadağımdan bir ok alırsın sonra oku yayın ortasına yerleştirir ve Oğlanın Rabbinin adıyla dersin.sonra oku bana atarsın.İşte eğer bunu yaparsan beni öldürürsün dedi.Hükümdar hemen halkı bir düzlükte topladı.Oğlanı bir kütüğe astı.sadağından bir ok aldı.oku yayın ortasına yerleştirdi.sonra: Oğlanın Rabbinin adıyla dedi ve oku fırlattı.Ok çocuğun şakağına isabet etti.Çocuk elini şakağına okun isabet ettiği yere koydu ve Allah'ın rahmetine kavuşup öldü.Halk: Oğlanın Rabbine iman ettik dediler.Halk bu sözü üçkere tekrar etti. (Müslim,Zühd 73,(3005);Tirmizi,Tefsir,Büruc,3337)-Kütübi sitte 4993)
Meşhur virus nedeniyle tatiller veriliyor sessiz sakin sıcak soba basında Allahı zikretmek için bence büyük bir fırsat hem de mübarek üç aylardayız inşallah ibadet taat ve zikirle Allahı anmalıyız diye dusunuyorum sizin şer olarak bildiğiniz şey belki de hakkınızda hayırlıdır deneyin gercekten iyi gelecek bu mübarek günleri boş geçirmeyin...
kötü bir paylaşım yaptığımı sanmıyorum.
Allah'ın gücü herşeye yeter,
Doğu Türkistan'da artık meşale tüter,
Beter ol gavur daha da beter,
Duysaydınız gelmezdim başa..
Besmele ile başlasaydınız işe,
Duysaydınız gelmezdim başa,
Mazluma sahip çıksaydınız keşke,
Duysaydınız gelmezdim başa.
Doğu Türkistan ders olsun,
Wuhan yerle yeksan,
Irzına teslim edildi müslüman,
Duysaydınız gelmezdim başa.
Hiç ailene ecnebi kondu mu,
Çin'le ticarete son oldu mu,
Allah tokadı tam vurdu mu,
Duysaydınız gelmezdim başa.
Kitab'a Çin'de yasak konuldu,
Kalan kaldı ölen öldü,
Doğu Türkistan'ın viran yurdu,
Duysaydınız gelmezdim başa.
Elinde zincirler astılar insanı,
Daha anlatsam donar insanın kanı,
Kana kan istiyorum cana canı,
Duysaydınız gelmezdim başa.
Şimdi terkedin mescidi duyun Allahu ekberi,
Allah kulunu zorda bırakmadı,anladı beni,
Gözüm açık gider görmezsem adaleti,
Duysaydınız gelmezdim başa.
Tükensin putperest Çin soyu,
Irzıma geçildi nesil boyu,
Onlara olsun cehennem kuyu,
Duysaydınız gelmezdim başa.
Saz çalardım Abdurrahim heyit diye,
Hani bır kadın vardı bizde Rabia,
Mısır'a sahip çıkıp bizi unuttunuz ya,
Duysaydınız gelmezdim başa.
Çin settini ticaret için zevkle gezdiniz,
Çok ticaret çok para ettiniz,
Doğu Türkistan'ı Rabia'yı nettiniz,
Duysaydınız gelmezdim başa.
İşte şimdi bir adım korona,
El sürdürmedi kafir Kur'ana,
Müjdeler olsun zincirlerle durana,
Duysaydınız gelmezdim başa.
Onca yıl mutluluk, kader- yazı bilmedik,
Onca dünyada bir dostu görmedik,
Biz hapislerde öldük ,öldük amma ölmedik,
Duysaydınız gelmezdim başa.
Kenan diyor ki Allah saldı virüsü,
Irza musallat olmuştu it sürüsü,
Soydaşımız, gardaşımız hani birisi,
Duysaydınız gelmezdim başa
Bütün dünyaya şimdi geçmiş olsun......
knn
knn
HZ.MUHAMMED(SAV):
Sizden öncekiler arasında bir kral vardı.onun bir de sihirbazı vardı.sihirbaz yaşlanınca krala:ben artık yaşlandım bana bir oğlan çocuğu gönder ve sihir yapmayı öğreteyim dedi.
Kral da öğretmesi için ona bir oğlan gönderdi.Oğlanın geçtiği yolda bir rahip yaşıyordu.(birgün giderken)rahibe uğrayıp onu dinledi,konuşması hoşuna gitti.artık sihirbaza gittikçe rahibe uğruyor,bir yanında (bir müddet )oturup onu dinliyordu.
(Birgün)delikanlıyı sihirbaz yanına gelince dövdü.oğlan da durumu rahibe şikayet etti. Rahip ona:
Eğer sihirbazdan (dövecek diye)korkarsan :Ailem beni oyaladı de.ailenden korkacak olursan beni shirbaz oyaladı de.diye tenbihte bulundu.
o bu halde devam eder iken insanlara mani olmu bulunan büyük bir canavara rastladı.(kendi kendine):
bugün bileceğim sihirbaz mı efdal rahip mi efdal.diye mırıldandı.bir taş aldı ve:
Allah'ım eğer rahibin işi sana sihirbazın işinden daha sevimli ise şu hayvanı öldür ve insanlar geçsinler. deyip taşı fırlattı ve hayvanı öldürdü.insanlar yollarına devam ettiler.Delikanlı rahibe gelip durumu anlattı Rahip ona:
evet bugün sen benden efdalsin(üstünsün) Görüyorum ki yüce bir mertebedesin sen imtihan geçireceksin imtihana maruz kalınca sakın benden haber verme dedi.
Oğlan anadan doğma körleri ve alaca hastalığına yakalananları tedavi eder,insanları başkaca hastalıklardan da kurtarırdı.Onu kralın gözleri kör olan arkadaşı işitti.bir çok hediyeler alarak yanına geldi ve:eğer beni tedavi edersen şunların hepsi senindir dedi.
o da:
ben kimseyi tedavi etmem tedavi eden Allah'tır Eğer Allah'a iman edersen sana şifa vermesi için dua edeceğim o da şifa verecek dedi.Adam derhal iman etti Allah da ona şifa verdi.
Adam bundan sonra kralın yanına geldi eskiden olduğu gibi yine yanına oturdu.Kral:
gözünü sana kim iade etti diye sordu.
Rabbim dedi.Kral:
senin benden başka rabbin mi var dedi.Adam:
benim de senin de rabbimiz Allah'tır cevabını verdi.Kral onu yakalatıp işkence ettirdi Okadar ki(gözünü tedavi eden Allah'a iman etmesini sağlayan )oğlanın yerini de gösterdi. oğlan da oraya getirildi Kral ona:
Ey oğul,senin sihrin körlerin gözünü açacak ,alaca hastalığını tedavi edecek bir dereceye ulaşmış neler neler yapıyormuşsun dedi.Oğlan:
ben kimseyi tedavi etmiyorum şifay veren Allah'tır dedi.Kral onu da tevkif ettirip işkence etmeye başladı O kadar ki o da rahibin yerini haber verdi Bunun üzerine rahip getirildi. Ona:
Dininden dön denildi.O bunda direndi.hemen bir testere getirildi.başının ortasına konuldu.ortadan ikiye bölündü ve iki parçası yere düştü.sonra oğlan getirildi. Ona da:
dininden dön denildi.o da imtina etti.kral onu da adamlarından bazılarına teslim etti.
onu falan dağa götürün tepesine kadar çıkarın zirveye ulaştığınız zaman (tekrar dininden dönmesini talep edin) dönerse ne ala,aksi takdirde dağdan aşağı atın dedi.gittiler onu dağa çıkardılar.Oğlan:
Allah'ım bunlara karşı dilediğin şekilde bana kifayet et.dedi.
bunun üzerine dağ onları salladı ve hepsi de düştüler.Oğlan yürüyerek kralın yanına geldi.Kral:
Arkadaşlarıma ne oldu dedi.
Allah onlara karşı bana kifayet etti cevabını verdi.Kral onu adamlarının bazılarına teslim etti ve:
bunu bir gemiye götürün denizin ortasına kadar gidin dininden dönerse ne ala,değilse onu denize atın.dedi.söylendiği şekilde adamları onu götürdü.Oğlan orada:
Allah'ım dilediğin şekilde bunlara karşı bana kifayet et. diye dua etti.derhal gemileri alabora olarak boğuldular.çocuk yine yürüyerek hükümdara geldi.Kral:
arkadaşlarıma ne oldu. diye sordu.Oğlan:
Allah onlara karşı bana kifayet etti dedi.Sonra krala:
benim emrettiğimi yapmadıkça sen beni öldüremeyeceksin dedi.Kral:
o nedir diye sordu.Oğlan:
İnsanları geniş bir düzlükte toplarsın beni bir kütüğe asarsın sadağımdan bir ok alırsın sonra oku yayın ortasına yerleştirir ve Oğlanın Rabbinin adıyla dersin.sonra oku bana atarsın.İşte eğer bunu yaparsan beni öldürürsün dedi.Hükümdar hemen halkı bir düzlükte topladı.Oğlanı bir kütüğe astı.sadağından bir ok aldı.oku yayın ortasına yerleştirdi.sonra:
Oğlanın Rabbinin adıyla dedi ve oku fırlattı.Ok çocuğun şakağına isabet etti.Çocuk elini şakağına okun isabet ettiği yere koydu ve Allah'ın rahmetine kavuşup öldü.Halk:
Oğlanın Rabbine iman ettik dediler.Halk bu sözü üçkere tekrar etti.
(Müslim,Zühd 73,(3005);Tirmizi,Tefsir,Büruc,3337)-Kütübi sitte 4993)
Senin Değildir
Ey güzel omuzlara düşen saç senin değildir.
Hem dudakların kiraz senin değildir.
Ceylandan aşırılmış göz senin değildir.
Bin latife ile söylenen söz senin değildir.
Yüzüne ayın şavkı vurmuş senin değildir,
Kaşına hilalin yayı konmuş senin değildir.
Ellerine kalem dizilmiş senin değildir.
Boyun selviye benzetilmiş senin değildir.
Her yerine bir güzellik verilmiş senin değildir.
Ben bakarım güzelliğine aşikar zira göz senin değildir.