Birkaçgün önce bir beyefendi gördüm.. Sarığı ve şalvarıyla bir mercedes ten indi... Eğer peygamber efendimizin yaptıkları giydikleri kullandıkları sünnet iseeee....... Neden deve değil de mercedes diye düşünmeden edemiyor insan... :))
Türkiye de ne kadar cami varsa o kadar da üniversite var... Kesinlikle cami sayısının daha az olduğunu sanmam.... Daha önce baş örtüsü terimine de yazmıştım.. Aslında ne olursan ol gel oku diyenlerdenim.. Baş örtüsü bence bi sorun değil dee bazı yerlere girerken benim örtüsüzlüğüm sorun olunca insan bi durup düşünüyo..
Din gibi sevecen ve daha fazla kapsamalı olması gereken bi kurum; müslümanların toplanıp ibadet edecekleri ve dee tanrısal bir mekan olan bu buluşma yerine, yani camiye NE OLURSAN OL GEL diyeMEyince... E işte o zaman kafama dank etti bu çifte standart...
Bazı yerel yönetimlere ait havuz falan gibi yerlere çoluğum çocuğum ve eşimle birlikte gidememe özgürlüğümü hiç saymıyorum tabi...Çünkü söylediğiniz gibi burası bu sorunun çözülebileceği bi yer değil Ayrıcadaaa NE OLURSAN OLDUĞUN da camiye giremiyorsan eğer, devamını sorgulamaya bile lüzum yok... diye düşünüyorum...
Başörtüsüyle ilgili türkiyenin genelinde bi sorun yok zaten.. Sadece bazı belli kurumlara ve yerlere girerken var.. Buralara giden kişi sayısının camiye gidenden fazla olduğunu sanmıyorum.. Ve bende türkiye içindeki herhangi bir camiden söz ediyorum zaten.. Oraya gidip başı açık namaz kılmaya yada en azından başı açık o mekan içinde bulunmaya hakkım var mı yok mu..? ? ? Varsa sorun yok.. Ama yoksa bu bir insan hakları ihlalimidir diye fikrinizi sormuştum sadece.... Aslında hiçde bu açıdan bakmamıştım ben bu olaya... Taaa ki birileri çıkıp camide başı açık namaz kılıp taaaaa...; Bütün ulema din bilgini kardeşlerimiz; '''Yok kardeşim her yere girmenin bir adabı, şekli şemali ve kılık kıyafeti vardır''' diyene kadar....
Camiye başımız açık girmeye hakkımız var mı? ? Eğer yoksa bu insan hakları sınırları içine mi girmiyor.. Yoksa her yere girmenin bir adabı erkanı kıyafeti mi var....:? ? ? ? ? ? ? ? ? ?
Aslında kendi yazdığım türkü için şair belirtmiştim.. Diğer türkününde şairi kimdir bilmiyordum... ''Bizim (bu çoğul olan sizler kimlersiniz onu da bilmiyorum..! !) yazdığımız doğrudur'' diye bir uyarı alınca merakımı uyandırdı.. Gidip nette küçük bir araştırma yaptım.. Öyle görünüyor ki; sizin bildiğiniz mihribanın sözleri de aynı şaire ait... Hatta bestecisi de Musa Eroğluymuş...bilginize.....! ! ! ! ! !
Unutulamıyacağını iddia eden şarkılar unutursun diyenlerden çokmuş.. :)) Arka arkaya düşüverdi aklıma ve dilime... Oooo sürüsüne bereket valla... :))
Kalbe dolan o ilk bakış unutulmaz unutulmaz Sevda ile ilk uyanış unutulmaz unutulmaz İlkbahar yaz mevsim mevsim Birkaç mektup birkaç resim Yıllar geçse o bir isim Unutulmaz unutulmaz
Sahil boyu boş yamaçlar isim yazılan ağaçlar Öpülen, koklanan saalar unutulmaz unutulmaz İlkbahar yaz mevsim mevsim Birkaç mektup birkaç resim Yıllar geçse o bir isim Unutulmaz unutulmaz
Kah gülünür kah ağlanır, yollar gurbete bağlanır İnsan unuturum sanır unutulmaz unutulmaz İlkbahar yaz mevsim mevsim Birkaç mektup birkaç resim Yıllar geçse o bir isim Unutulmaz unutulmaz
Bugün şarkı türkü şiir günüm galiba.. :)) her terim aklıma böyle bişey getiriyor..... Aşağıdaki türkünün sözleri yanlış hatırlamıyorsam Abdurrahim Karakoç' tan olacaktı.... :))
Unutmak kolay mı? ' deme, Unutursun Mihriban'ım Oğlun kızın olsun hele, Unutursun Mihriban'ım.
Zaman erir kelep kelep. Meyve dalında kalmaz hep Unutturur bir çok sebep, Unutursun Mihriban'ım.
Düzen böyle bu gemide; Eskiler yiter yenide Beni değil, kendini de Unutursun Mihriban'ım.
Yıllar sineye yaslanır; Hatıraların paslanır, Bu deli gönlün uslanır Unutursun Mihriban'ım.
Gün geçer, azalır sevgi; Değişir her şeyin rengi Bugün değil, yarın belki, Unutursun Mihriban'ım
Düzen böyle bu gemide; Eskiler yiter yenide Beni değil, sen seni de Unutursun Mihriban'ım.
Haydi de bizim evdeeee şeker de lokum badeeem vaar badeeem var..... türküsünü çağrıştırıyor.. :)) bunlar da yoksa eve bir kelebek yada pul kolleksiyonu tedarik etmek lazım... :))))
Birkaçgün önce bir beyefendi gördüm.. Sarığı ve şalvarıyla bir mercedes ten indi... Eğer peygamber efendimizin yaptıkları giydikleri kullandıkları sünnet iseeee....... Neden deve değil de mercedes diye düşünmeden edemiyor insan... :))
Türkiye de ne kadar cami varsa o kadar da üniversite var...
Kesinlikle cami sayısının daha az olduğunu sanmam....
Daha önce baş örtüsü terimine de yazmıştım.. Aslında ne olursan ol gel oku diyenlerdenim.. Baş örtüsü bence bi sorun değil dee bazı yerlere girerken benim örtüsüzlüğüm sorun olunca insan bi durup düşünüyo..
Din gibi sevecen ve daha fazla kapsamalı olması gereken bi kurum; müslümanların toplanıp ibadet edecekleri ve dee tanrısal bir mekan olan bu buluşma yerine, yani camiye NE OLURSAN OL GEL diyeMEyince... E işte o zaman kafama dank etti bu çifte standart...
Bazı yerel yönetimlere ait havuz falan gibi yerlere çoluğum çocuğum ve eşimle birlikte gidememe özgürlüğümü hiç saymıyorum tabi...Çünkü söylediğiniz gibi burası bu sorunun çözülebileceği bi yer değil Ayrıcadaaa NE OLURSAN OLDUĞUN da camiye giremiyorsan eğer, devamını sorgulamaya bile lüzum yok... diye düşünüyorum...
Başörtüsüyle ilgili türkiyenin genelinde bi sorun yok zaten.. Sadece bazı belli kurumlara ve yerlere girerken var.. Buralara giden kişi sayısının camiye gidenden fazla olduğunu sanmıyorum.. Ve bende türkiye içindeki herhangi bir camiden söz ediyorum zaten.. Oraya gidip başı açık namaz kılmaya yada en azından başı açık o mekan içinde bulunmaya hakkım var mı yok mu..? ? ? Varsa sorun yok.. Ama yoksa bu bir insan hakları ihlalimidir diye fikrinizi sormuştum sadece....
Aslında hiçde bu açıdan bakmamıştım ben bu olaya... Taaa ki birileri çıkıp camide başı açık namaz kılıp taaaaa...; Bütün ulema din bilgini kardeşlerimiz; '''Yok kardeşim her yere girmenin bir adabı, şekli şemali ve kılık kıyafeti vardır''' diyene kadar....
Camiye başımız açık girmeye hakkımız var mı? ? Eğer yoksa bu insan hakları sınırları içine mi girmiyor.. Yoksa her yere girmenin bir adabı erkanı kıyafeti mi var....:? ? ? ? ? ? ? ? ? ?
Aslında kendi yazdığım türkü için şair belirtmiştim.. Diğer türkününde şairi kimdir bilmiyordum...
''Bizim (bu çoğul olan sizler kimlersiniz onu da bilmiyorum..! !) yazdığımız doğrudur'' diye bir uyarı alınca merakımı uyandırdı.. Gidip nette küçük bir araştırma yaptım.. Öyle görünüyor ki; sizin bildiğiniz mihribanın sözleri de aynı şaire ait... Hatta bestecisi de Musa Eroğluymuş...bilginize.....! ! ! ! ! !
İyi ya ben kendi yazdığım türkünün sözleri için söyledim o cümleyi.. Aşağıda yazdığım türkünün mü demeliydim... :))
Unutulamıyacağını iddia eden şarkılar unutursun diyenlerden çokmuş.. :))
Arka arkaya düşüverdi aklıma ve dilime... Oooo sürüsüne bereket valla... :))
Kalbe dolan o ilk bakış unutulmaz unutulmaz
Sevda ile ilk uyanış unutulmaz unutulmaz
İlkbahar yaz mevsim mevsim
Birkaç mektup birkaç resim
Yıllar geçse o bir isim
Unutulmaz unutulmaz
Sahil boyu boş yamaçlar isim yazılan ağaçlar
Öpülen, koklanan saalar unutulmaz unutulmaz
İlkbahar yaz mevsim mevsim
Birkaç mektup birkaç resim
Yıllar geçse o bir isim
Unutulmaz unutulmaz
Kah gülünür kah ağlanır, yollar gurbete bağlanır
İnsan unuturum sanır unutulmaz unutulmaz
İlkbahar yaz mevsim mevsim
Birkaç mektup birkaç resim
Yıllar geçse o bir isim
Unutulmaz unutulmaz
Bugün şarkı türkü şiir günüm galiba.. :)) her terim aklıma böyle bişey getiriyor..... Aşağıdaki türkünün sözleri yanlış hatırlamıyorsam Abdurrahim Karakoç' tan olacaktı.... :))
Unutmak kolay mı? ' deme,
Unutursun Mihriban'ım
Oğlun kızın olsun hele,
Unutursun Mihriban'ım.
Zaman erir kelep kelep.
Meyve dalında kalmaz hep
Unutturur bir çok sebep,
Unutursun Mihriban'ım.
Düzen böyle bu gemide;
Eskiler yiter yenide
Beni değil, kendini de
Unutursun Mihriban'ım.
Yıllar sineye yaslanır;
Hatıraların paslanır,
Bu deli gönlün uslanır
Unutursun Mihriban'ım.
Gün geçer, azalır sevgi;
Değişir her şeyin rengi
Bugün değil, yarın belki,
Unutursun Mihriban'ım
Düzen böyle bu gemide;
Eskiler yiter yenide
Beni değil, sen seni de
Unutursun Mihriban'ım.
İçmesinin bilene
Zevk-u sefadır.
İçme'yi bilmeyene
Cevr-ü cefadır rakı.
Bir münasip mikdarı
Muhabbet anahtarı
Kaçırırsan ayarı
Can'a ezadır rakı.
Ne dert kalır, ne keder,
İçeni mes'ut eder.
İçebilirsen Eğer
Ruhu ciladır rakı.
Ham ervahsan yanaşma
Arif'sen ondan şaşma,
İç ama, haddi aşma
Ferahfezadır rakı.
Yarattığı ahengi,
Ne saz verir ne çengi,
Terbiyenin mihengi
Dense sezadır rakı.
Beyaz peynir, domates,
Yanına bir kavun kes,
Çiğ köfteyle ne enfes
Bir iptiladır rakı.
Biraz tuzlu leblebi,
Kadehin billur leb'i,
Dudakları öpmeli,
Yoksa hebadır rakı.
Ehli kemal olana
Zevkle hem'hal olana,
Sohbette tad bulana,
Yar'ı vefadır rakı.
Misten ala kokusu,
Ana sütü gibi su,
Şu ki sözün doğrusu
Müstesna ma'dır rakı.
Dost bezminde sohbette
Neşe-i muhabbette
Her manevi lezzete
Bir vasıtadır rakı.
Nükte, cinas anlayan
Ahengi-i bezm'e uyan,
İçip zırvalamayan,
İşte o'nadır rakı.
Eşek içince zırlar,
Köpek içerse hırlar
Kedi içse tırmalar,
İnsanlar'adır rakı.
Al kadehi eline,
Dokun gönül teline,
Muhabbet alemine,
Bir merhabadır rakı.
Adabı, erkanı var,
Zamanı mekanı var,
Kimin ki iz'anı var,
O na şifadır rakı.
Gönül dargınlarına,
Vefa kırgınlarına,
Hayat yorgunlarına,
Haza devadır rakı.
Mirkelamoğlu der ki:
Had bilmezsen eğer ki,
Öyle rüsva eder ki,
Başa beladır rakı.
İnternette buldum bu şiiri.. :)) Son kıtadan anlaşıldığına göre mirkelam oğlu mahlaslı biri yazmış.. yazanın tam adını bulamadım ama... :)))
Haydi de bizim evdeeee şeker de lokum badeeem vaar badeeem var..... türküsünü çağrıştırıyor.. :))
bunlar da yoksa eve bir kelebek yada pul kolleksiyonu tedarik etmek lazım... :))))