Vecd, arapça bir kelime olup, çok yoğun duygusallık gösterme, şiddetli duyarlılık hali, heyecandan doğan coşkunluk, kendinden geçme manasındadır..
Yine arapça’dan dilimize giren bir çok alıntı kelimelere bakacak olursak, ünlü ile başlayan bir ek aldıklarında ikinci hecedeki dar ünlü düşer.. ‘’vecd’’ Türkçe karşılığı vecit’dir.. ünlü ile başlayan bir ek verirsek bu kelimeye, Türkçe’de ‘vecdi’ biçiminde yazılıp söylenir..
Başka bir misal: Vech-yüz, çehre (yada yol, tarz) Türkçe yazılış ve söylenişi ‘vecih’dir.. ünlü ile başlayan bir ek verirsek ‘veçhi’ veya ‘veçhile’ olur
Zarif=zerafet sahibi zarife= zarif, şık, göze hoş görünen..
şimdi bu iki kelimenin çokluk yani çoğuluna bakacak olursak bu tamda şu kelime olur ‘zürefa’.. Hani bir söz vardır ‘Zürefanın düşkünü beyaz giyer kış günü’.. yani daha evvel şık uygun bir konumda olan bir kişinin, bu durumunu kaybedip uygunsuz davranışlarda bulunması halinde söylenen bir sözdür..
Allah kimseye konumunu kaybettirip, kış günü beyaz giydirtmesin diyesim var ama beyaz renk kış günüde şık olmuyor değil hani :)
İkrar: itiraf etme, onama, açıkca söyleme, saklamadan söyleme, kararlaştırma..
Pir Sultan Abdal’a minnetimizi sunarak, Arif Sağ sesi ile de yâd edelim o halde..
çıktım yücesine seyran eyledim
gönül eğlencesi küstü bulunmaz
dostlar bizden muhabbetin kaldırmış
hiçbir ikrarında ahdi bulunmaz
Vecd, arapça bir kelime olup, çok yoğun duygusallık gösterme, şiddetli duyarlılık hali, heyecandan doğan coşkunluk, kendinden geçme manasındadır..
Yine arapça’dan dilimize giren bir çok alıntı kelimelere bakacak olursak, ünlü ile başlayan bir ek aldıklarında ikinci hecedeki dar ünlü düşer.. ‘’vecd’’ Türkçe karşılığı vecit’dir.. ünlü ile başlayan bir ek verirsek bu kelimeye, Türkçe’de ‘vecdi’ biçiminde yazılıp söylenir..
Başka bir misal:
Vech-yüz, çehre (yada yol, tarz)
Türkçe yazılış ve söylenişi ‘vecih’dir.. ünlü ile başlayan bir ek verirsek ‘veçhi’ veya ‘veçhile’ olur
Çöl, ova, yayla..
Bakınız Fuzûlî bir beyitinde nasıl kullanmış bu kelimeyi..
Yığdı benim başıma dehr gamın neylesin
Bâdiye-i aşkda ben gibi âvâre yok..
Felek, bütün gamım başıma yığdı.
Ne yapsın, aşk çölünde gezen bencileyin (bir başka) avare bulamadı..
Kendisini aşk çölünün dilencisine benzetip, halini anlattığı dizeler :)
Türkistan'da harzem'in zemahşer köyünde doğması sebebi ile bu ismi almış sanırım.. kendileri pek meşhur, ilm-i belagat alimidir..
Zarif=zerafet sahibi
zarife= zarif, şık, göze hoş görünen..
şimdi bu iki kelimenin çokluk yani çoğuluna bakacak olursak bu tamda şu kelime olur ‘zürefa’.. Hani bir söz vardır ‘Zürefanın düşkünü beyaz giyer kış günü’.. yani daha evvel şık uygun bir konumda olan bir kişinin, bu durumunu kaybedip uygunsuz davranışlarda bulunması halinde söylenen bir sözdür..
Allah kimseye konumunu kaybettirip, kış günü beyaz giydirtmesin diyesim var ama beyaz renk kış günüde şık olmuyor değil hani :)
Bakınız aslında spor kelimesi neyi sembolize ediyor;
Spor; Sistem,Program,Organizasyon,Rekor kelimelerinin ilk harflerinden oluşmuştur.
Sistem
Program
Organizasyon
Rekor
Bu disiplin yöntemleri hedefe yöneltiyor yani, bilelim öğrenelim ya hû :)
Dilimizde iri yarı insanlar için kullanılagelmiş bir terim ancak, izbandut yunanca bir terimdir ve rum korsanlarına verilen bir isimdir...
'fikir' in çoğulu 'efkar' yani; düşünceler
Gurup: gün batımı, güneş çıkarken ortaya çıkan renkler, olaylar..
Meşk edilesi, hüzzam bir şarkı ve/de ‘gurup’ kelimesinin en güzel kullanıldığı yer işte burası..
Al su kadehi yasla doldurma
Düşürme yeter gönlümü gama
Gurubun rengi vurmadan cama
Ver mezesini tatlı lebinden
İki kelimeden oluşmuş (bina ve aleyh) öztürkçe bir kelime..
açalım:
aleyh: ona, buna
binaen: bina ederek, dayanarak
binaenaleyh: buna dayanarak,buna dayandırarak,bu temele dayayarak,bu düşünce ile temellendirerek...