1964'ün sıcak bir yaz gününde Ernesto Che Guevara ve kurmayları Küba'da Poltan merkezine su sevkini sağlayacak bir proje için çalışmaktadırlar. Mühendisler proje hakkında acil bir plan hazırlamış ve Che'ye sunmuştur. Herkes meydandadır ve Che başmühendise başlayın komutu verir. Halkın arasından bir çocuk sesi 'yanlış yapıyorsunuz ' diye bağırır. Korumaların çocuğu engellemesine izin vermeyen Che, çocuğu yanına getirmelerini ister. 12 yaşındaki küçük çocuk aslında su kanalının nasıl olması gerektiği ile ilgili hesapları yaptığı kağıdı Che'ye uzatır. Mühendisler şaşkındır. Che, çocuğa döner. Gözleri dolmuştur. Eğilir, çocuğun başını avuçlarının arasına alır ve gururla gözyaşlarını tutamayarak ' İşte....Sen gelecek 50 yılın mühendislik harikası kanallarını yapıp su üzerinde ulaşımda devrim yaratacaksın.İşte sen deniz olmayan şehirlerimize deniz götüreceksin. İşte sen asıl geleceğimizsin.' der. O çocuk büyür ve Belediye Başkanı olur. İşte o çocuk Melih Gökçek'tir. :)
Bana birşeyler anlat Canım çok sıkılıyor Bana birşeyler anlat İçim içimden geçiyor Yanımdasın susuyorsun Susuyor konuşmuyorsun Bakıyor görmüyorsun Dokunsan donacağım İçimde intihar korkusu var Bir gülsen ağlayacağım Bir gülsen kendimi bulacağım Depremler oluyor beynimde Dışarda siren sesi var Her yanımda susmuş insanlar susmuş İçimde ölen biri var
Hadi birşeyler söyle Çocuk gözlerim dolsun İçinden git diyorsun Duyuyorum gülüm Gideceğim, son olsun Yanımdasın susuyorsun Susuyor konuşmuyorsun Bakıyor görmüyorsun Dokunsan donacağım İçimde intihar korkusu var Bir gülsen ağlayacağım Bir gülsen kendimi bulacağım İçimde soluyorsun İki can var içimde Korkular salıyorsun üstüme korkular Her an başka biçimde
Sen betonlar içinde, ben senin özleminde Sen yangınlar içinde, ben mazlumun türküsünde Aydınlığı aradık, karanlıklar içinde Sen dünün hasretinde, ben yarınların derdinde
Sen bir yana, ben bir yana Dostlarımız bir yana Bölünsek de, çözülsek de Başkaldırdık zamana
Güneşte kavruluruz, kıraç topraklar gibi Hazanda savruluruz, serseri yapraklar gibi Yalnızlığı yaşarız, geride kalan gibi Düşer düşer kalkarız, her eylüle isyan gibi
Olaki yürürüm bir başka aşka Ya da yürürüm mavi olmayan bir gülüşe Unutmaki tek aşk olduğum sensin Aşık olduğum değil
Karanlıkla süzülüyor içime yıkım Dur diyorum yıkılıyorum Uçurumları baş ucuma koyuyorum sonra Okşuyorum saçlarını rüzgarda Sıcak, ılık bir koku siniyor yüreğime Gitme diyorum gitme düşüyorum Sonra beni soruyorlar bana Tanımıyorum diyorum Daha hiç karşılaşmadık Aynı çizgide bilge sus umu dinliyorlar Ben sustukca Yazık, bir çığlığın doğuşu gibi ölüyorlar Önce bir bir, sonra hepsi Sonra bir uçurumlar kalıyor birde yıkımlar Verilen herşey borçmus gibi alınıyor Önce bir bir, sonra hepsi Sonra mı bir ben kalıyorum, birde yalnızlık Uçurumlar, yıkımlar, ben ve yalnızlık Zorlu bir savaşın unutulmuş cesetleri gibi Yatıyoruz yan yana Öpüşüyoruz, sevişiyoruz da hatta Herşey oyunun yasaklarına uygun bir günah oluyor Tek umudumuzu göğe gelin ediyoruz Telli, kanlı düğün işte Üşüyor saçlar biliyorum dargınmısın Bu baharda mayısta bıraktığım gibi misin hala Vurulmuş çocuk gibi büyümemiş yüreğinde hüzün Hala kaçıyormusun zamansız Gözlerini bırakarak birilerinde Hala ellerinden tutup sevgileri Dipsiz kuyuya salıyor musun ağlayarak Küçücük bir dokunuşla son sevilen olabiliyor musun
Kendin kadar aklımdasın Hala öyle savruk bir gök Hala öyle yerini yurdunu bulamamış bir mavi Ve aşkını şaşırmış bir tanrı Çoğalan sızısıyla mutlu bir yara Öyle misin mavi gözlü sarı saçlı yoldaşım Öyle bıraktığım gibi misin Gerceği yakmada hala usta mısın Yoksa çırak mı yanarken yalanda Saçlarıma dolanan aydınlığımsın Somutlaştıramadığım tek imgemsin şiirde Anlattıkça eksilen tek anlam Anlattıkça eksilen tek anlam Hala bıraktığım gibi misin Yoksa beni bıraktığın gibi mi Kaç mevsimsiz kar düştü toprağıma Kaç mevsimsiz kar düştü benim toprağıma Hala bıraktığım gibi misin..?
Jeton sesi mesafeden dolayı yeni yetişti 😂
Rojbaş😊
Ahmed Arif Sayfasından alıntı yaptım kime ait olduğu belirtilmemiş. 😊
1964'ün sıcak bir yaz gününde Ernesto Che Guevara ve kurmayları Küba'da Poltan merkezine su sevkini sağlayacak bir proje için çalışmaktadırlar. Mühendisler proje hakkında acil bir plan hazırlamış ve Che'ye sunmuştur. Herkes meydandadır ve Che başmühendise başlayın komutu verir. Halkın arasından bir çocuk sesi 'yanlış yapıyorsunuz ' diye bağırır. Korumaların çocuğu engellemesine izin vermeyen Che, çocuğu yanına getirmelerini ister. 12 yaşındaki küçük çocuk aslında su kanalının nasıl olması gerektiği ile ilgili hesapları yaptığı kağıdı Che'ye uzatır. Mühendisler şaşkındır. Che, çocuğa döner. Gözleri dolmuştur. Eğilir, çocuğun başını avuçlarının arasına alır ve gururla gözyaşlarını tutamayarak ' İşte....Sen gelecek 50 yılın mühendislik harikası kanallarını yapıp su üzerinde ulaşımda devrim yaratacaksın.İşte sen deniz olmayan şehirlerimize deniz götüreceksin. İşte sen asıl geleceğimizsin.' der. O çocuk büyür ve Belediye Başkanı olur. İşte o çocuk Melih Gökçek'tir. :)
Günaydın 😉
Bana birşeyler anlat
Canım çok sıkılıyor
Bana birşeyler anlat
İçim içimden geçiyor
Yanımdasın susuyorsun
Susuyor konuşmuyorsun
Bakıyor görmüyorsun
Dokunsan donacağım
İçimde intihar korkusu var
Bir gülsen ağlayacağım
Bir gülsen kendimi bulacağım
Depremler oluyor beynimde
Dışarda siren sesi var
Her yanımda susmuş insanlar susmuş
İçimde ölen biri var
Hadi birşeyler söyle
Çocuk gözlerim dolsun
İçinden git diyorsun
Duyuyorum gülüm
Gideceğim, son olsun
Yanımdasın susuyorsun
Susuyor konuşmuyorsun
Bakıyor görmüyorsun
Dokunsan donacağım
İçimde intihar korkusu var
Bir gülsen ağlayacağım
Bir gülsen kendimi bulacağım
İçimde soluyorsun
İki can var içimde
Korkular salıyorsun üstüme korkular
Her an başka biçimde
Bir insanı kendinizden uzaklaştırmak isterseniz ona; dediklerini dikkate almıyorum demeniz yeterli olur....artık onu yakın göremezsiniz....
Sen betonlar içinde, ben senin özleminde
Sen yangınlar içinde, ben mazlumun türküsünde
Aydınlığı aradık, karanlıklar içinde
Sen dünün hasretinde, ben yarınların derdinde
Sen bir yana, ben bir yana
Dostlarımız bir yana
Bölünsek de, çözülsek de
Başkaldırdık zamana
Güneşte kavruluruz, kıraç topraklar gibi
Hazanda savruluruz, serseri yapraklar gibi
Yalnızlığı yaşarız, geride kalan gibi
Düşer düşer kalkarız, her eylüle isyan gibi
Olaki yürürüm bir başka aşka
Ya da yürürüm mavi olmayan bir gülüşe
Unutmaki tek aşk olduğum sensin
Aşık olduğum değil
Karanlıkla süzülüyor içime yıkım
Dur diyorum yıkılıyorum
Uçurumları baş ucuma koyuyorum sonra
Okşuyorum saçlarını rüzgarda
Sıcak, ılık bir koku siniyor yüreğime
Gitme diyorum gitme düşüyorum
Sonra beni soruyorlar bana
Tanımıyorum diyorum
Daha hiç karşılaşmadık
Aynı çizgide bilge sus umu dinliyorlar
Ben sustukca
Yazık, bir çığlığın doğuşu gibi ölüyorlar
Önce bir bir, sonra hepsi
Sonra bir uçurumlar kalıyor birde yıkımlar
Verilen herşey borçmus gibi alınıyor
Önce bir bir, sonra hepsi
Sonra mı bir ben kalıyorum, birde yalnızlık
Uçurumlar, yıkımlar, ben ve yalnızlık
Zorlu bir savaşın unutulmuş cesetleri gibi
Yatıyoruz yan yana
Öpüşüyoruz, sevişiyoruz da hatta
Herşey oyunun yasaklarına uygun bir günah oluyor
Tek umudumuzu göğe gelin ediyoruz
Telli, kanlı düğün işte
Üşüyor saçlar biliyorum dargınmısın
Bu baharda mayısta bıraktığım gibi misin hala
Vurulmuş çocuk gibi büyümemiş yüreğinde hüzün
Hala kaçıyormusun zamansız
Gözlerini bırakarak birilerinde
Hala ellerinden tutup sevgileri
Dipsiz kuyuya salıyor musun ağlayarak
Küçücük bir dokunuşla son sevilen olabiliyor musun
Kendin kadar aklımdasın
Hala öyle savruk bir gök
Hala öyle yerini yurdunu bulamamış bir mavi
Ve aşkını şaşırmış bir tanrı
Çoğalan sızısıyla mutlu bir yara
Öyle misin mavi gözlü sarı saçlı yoldaşım
Öyle bıraktığım gibi misin
Gerceği yakmada hala usta mısın
Yoksa çırak mı yanarken yalanda
Saçlarıma dolanan aydınlığımsın
Somutlaştıramadığım tek imgemsin şiirde
Anlattıkça eksilen tek anlam
Anlattıkça eksilen tek anlam
Hala bıraktığım gibi misin
Yoksa beni bıraktığın gibi mi
Kaç mevsimsiz kar düştü toprağıma
Kaç mevsimsiz kar düştü benim toprağıma
Hala bıraktığım gibi misin..?
SUSMAK
Bir insan olsun
Olsun da burada
Bir insan olsun
Orada
Nerede olursa olsun
Bir insan
Gitse olsun, kalsa olsun
Giderse olan, gitmezse duran
Aranır bir insan bir insanı
Arar bir insanı bir insan
Söylenemeyor çok şey
Susmadan