Acımasız, adaletsiz, insanlık dışı sistemin adı. Emperyalizm, diktatörce yönetim şeklidir. Genel anlamı ise, bir devletin yada bir milletin başka devlet ve milletler üzerinde ekonomik, siyasi, dini, kültürel ve askeri anlşlamlarda baskı kurması, o devlet ve milletleri hakimiyeti altına almaya çalışmasıdır. Bunun için emperyalist devlet, zorla demokrasi getirir, zorla ekonomik ve kültürel etkinlikleri dayatır, demokrasi getireceğim dediği topluluğu köleleştirir, karın tokluğunu çalıştırır, borç batağına sürükler, para ve ürünlerinin tamamına el koyar, sen yönetemiyorsun ben yöneteceğim der. Kültürün benim gibi olacak, benim gibi yaşayacaksın der, uzun zamanda uymayanları tasfiye eder, yok eder, baskı ve zulümle ayakta kalmaya çalışır. Kendine o ülkenin üst düzey yöneticilerinden, politikacılarından, asker ve sivillerinden, basınından yandaş ve yalaka tipler bulur.
İslamda reform isteyenler, müslümanların güç kullanarak islamdan dönmeyeceklerini son bir iki yüz yıldır anlamış olduklarından, önce müslümanları özlerinden kopararak, hurafeler karıştırılmış, israiliyatla bezenmiş bir din ortaya koymuşlar, tereddüt ve çelişkilerle dolu bu dayatmayı göz önüne sererek, sanki reforma ihtiyacı olan İslammış gibi göstermeye çalışmışlardı8r. Bundada bir nebze olsun başarılı olmuşlardır.
İslam; Kendin için dilediğin iyi şeyleri tüm müslümanlar ve tüm insanlar için dile derken, biz egoist davranıyor 'Rabbena hep bana' diyorsak,
İslam; Dürüst ol, yalandan, gösterişten, riyadan kaçın, hiç bir kimse hakkında kötü zanda bulunma, Oku, Çaluış, çalma çırpma, alın terine önem ver derken, biz tersini yapıtyorsak,
İslam; Emaete ihanet etme, işi ehline ver derken biz torpil yapıyor, yaptırıyorsak,
İslam; Yumuşak huylu ve sakin ol, hoşgörülü ol, kimseyi kınama, hidayet edecek sadece Allah'tır derken, biz insanları hemen kafir ilan ediyorsak,
İslam; Herkese ancak çalışmasının karşılığı vardır derken, biz tembellliği seçiyorsak, ilim ve teknolojiye trene bakar gibi bakıyorsak,
reformu islama değil, müslüman olan bizlerin kendilerimize yapmamız gerekir..
DİNDE REFORM OLUR MU? : Dinlerde reform olabilir, ancak, İslamda reform olmaz. Bir yerde deforme olmalı ki reform dan bahsedilebilsin. Yani İslam daha önce bozulan dinler gibi bozulmuş olmalı ki, reform yapılabilsin. İslam ilk günkü tazeliğini korurken, müslümanlardaki bozulmalara bakıp islamın reform gerektirdiğini söylemek, ancak İslam düşmanlarının tezgahıdır. Müslümanlardaki bozulma Kur'an'a ve İslam'a mal edilmemeli. Müslümanlar son yüz yıllarda İslamın sadece bir yanını yaşamaya çalışmışlar, diğer yanlarını ihmal etmişlerdir. İslamın ibadet yanını o da kendilerine müsade edildiği ölçüde yaşamışlar, İslamın diğer yanı olan, ilim, teknoloji, çalışma kısımlarını ihmal etmişlerdir. Bu nedenle de sonuç ortadadır.
Münafıklık islamın ilk yıllarından beri vardır. Resulullah (sav) döneminde insanlar 3 ksımdı. 1. İnamayıp Resulullah (sav) 'e karşı gelenler, bunlara 'Kafir' denirdi. 2. İnamayıp inanmış gibi görünenler, bunlara 'Münafık' denirdi. 3. Kur'an-ı Kerim'e ve Resulullah (sav) 'e innanalar, bunlara 'Müslüman' denirdi.
Münafık, iki yüzlü, içi dışına uymayan, inanmadığı halde inanmış gibi görünen ve müslüman olmadığı halkde müslümanım diye yalan söyleyen kimsedir. Yani münafık, islamiyetten bahseder ama onunla amel etmez, islami hükümlere uymaz.
* Cenazeye çelenk göndermek, cenazenin ardından nutuk atmak, bando veya saz eşiğinde merasim yapmak, cenazeyi alkışlamak, önünde saygı duruşunda bulunmak * Kabir üzrerinde bina yapmak, mezarı gösterişli yapmak, ölenin ardından parayla mevlüt ve Kur'an okutmak, aşırı feryat figan etmek, yırtınmak, ağıtlar yakmak, cenazede illada siyahlar giymek, * Kabirlerde mum yakmak, bez bağlamak, ip ve tel bağlamak, taş yapıştırmak, bunları yapınca bazı dilek ve isteklerinin gerçekleşeceğini zannetmek..
Acımasız, adaletsiz, insanlık dışı sistemin adı.
Emperyalizm, diktatörce yönetim şeklidir.
Genel anlamı ise, bir devletin yada bir milletin başka devlet ve milletler üzerinde ekonomik, siyasi, dini, kültürel ve askeri anlşlamlarda baskı kurması, o devlet ve milletleri hakimiyeti altına almaya çalışmasıdır.
Bunun için emperyalist devlet, zorla demokrasi getirir,
zorla ekonomik ve kültürel etkinlikleri dayatır,
demokrasi getireceğim dediği topluluğu köleleştirir, karın tokluğunu çalıştırır, borç batağına sürükler, para ve ürünlerinin tamamına el koyar, sen yönetemiyorsun ben yöneteceğim der.
Kültürün benim gibi olacak, benim gibi yaşayacaksın der, uzun zamanda uymayanları tasfiye eder, yok eder,
baskı ve zulümle ayakta kalmaya çalışır.
Kendine o ülkenin üst düzey yöneticilerinden, politikacılarından, asker ve sivillerinden, basınından yandaş ve yalaka tipler bulur.
BEKLENEN
Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar.
Ne de şeytan, bir günahı,
Seni beklediğim kadar.
Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni,
Gelme, artık neye yarar?
..............(Necip Fazıl)
BEKLENEN
Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar.
Ne de şeytan, bir günahı,
Seni beklediğim kadar.
Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni,
Gelme, artık neye yarar?
..............(Necip Fazıl)
İslamda reform isteyenler, müslümanların güç kullanarak islamdan dönmeyeceklerini son bir iki yüz yıldır anlamış olduklarından,
önce müslümanları özlerinden kopararak, hurafeler karıştırılmış,
israiliyatla bezenmiş bir din ortaya koymuşlar, tereddüt ve çelişkilerle dolu bu dayatmayı göz önüne sererek, sanki reforma ihtiyacı olan İslammış gibi göstermeye çalışmışlardı8r.
Bundada bir nebze olsun başarılı olmuşlardır.
İslam; Kendin için dilediğin iyi şeyleri tüm müslümanlar ve tüm insanlar için dile derken, biz egoist davranıyor 'Rabbena hep bana' diyorsak,
İslam; Dürüst ol, yalandan, gösterişten, riyadan kaçın, hiç bir kimse hakkında kötü zanda bulunma, Oku, Çaluış, çalma çırpma, alın terine önem ver derken, biz tersini yapıtyorsak,
İslam; Emaete ihanet etme, işi ehline ver derken biz torpil yapıyor, yaptırıyorsak,
İslam; Yumuşak huylu ve sakin ol, hoşgörülü ol, kimseyi kınama, hidayet edecek sadece Allah'tır derken, biz insanları hemen kafir ilan ediyorsak,
İslam; Herkese ancak çalışmasının karşılığı vardır derken, biz tembellliği seçiyorsak, ilim ve teknolojiye trene bakar gibi bakıyorsak,
reformu islama değil, müslüman olan bizlerin kendilerimize yapmamız gerekir..
DİNDE REFORM OLUR MU? :
Dinlerde reform olabilir, ancak, İslamda reform olmaz.
Bir yerde deforme olmalı ki reform dan bahsedilebilsin.
Yani İslam daha önce bozulan dinler gibi bozulmuş olmalı ki, reform yapılabilsin.
İslam ilk günkü tazeliğini korurken, müslümanlardaki bozulmalara bakıp islamın reform gerektirdiğini söylemek, ancak İslam düşmanlarının tezgahıdır.
Müslümanlardaki bozulma Kur'an'a ve İslam'a mal edilmemeli.
Müslümanlar son yüz yıllarda İslamın sadece bir yanını yaşamaya çalışmışlar, diğer yanlarını ihmal etmişlerdir.
İslamın ibadet yanını o da kendilerine müsade edildiği ölçüde yaşamışlar, İslamın diğer yanı olan, ilim, teknoloji, çalışma kısımlarını ihmal etmişlerdir.
Bu nedenle de sonuç ortadadır.
Münafıkların özellikleri ise şöyle tasvir ediilmiştir.
' Yalan söylerler, sözlerinde durmazlar, emanete hıyanet ederler, yalancı şahitlik yaparlar.'
Günümüz müslümanları olarak bizlerin, kendimizi bu özelikler bendede varmı diye hesaba çekmemizin gerektiği hepimizin ortak görüşüdür herhalde?
Münafıklık islamın ilk yıllarından beri vardır.
Resulullah (sav) döneminde insanlar 3 ksımdı.
1. İnamayıp Resulullah (sav) 'e karşı gelenler, bunlara 'Kafir' denirdi.
2. İnamayıp inanmış gibi görünenler, bunlara 'Münafık' denirdi.
3. Kur'an-ı Kerim'e ve Resulullah (sav) 'e innanalar, bunlara 'Müslüman' denirdi.
Münafık, iki yüzlü, içi dışına uymayan, inanmadığı halde inanmış gibi görünen ve müslüman olmadığı halkde müslümanım diye yalan söyleyen kimsedir. Yani münafık, islamiyetten bahseder ama onunla amel etmez, islami hükümlere uymaz.
GÜNÜMÜZDEKİ CENAZE İLE İLGİLİ HURAFELER :
* Cenazeye çelenk göndermek, cenazenin ardından nutuk atmak, bando veya saz eşiğinde merasim yapmak, cenazeyi alkışlamak, önünde saygı duruşunda bulunmak
* Kabir üzrerinde bina yapmak, mezarı gösterişli yapmak, ölenin ardından parayla mevlüt ve Kur'an okutmak, aşırı feryat figan etmek, yırtınmak, ağıtlar yakmak, cenazede illada siyahlar giymek,
* Kabirlerde mum yakmak, bez bağlamak, ip ve tel bağlamak, taş yapıştırmak, bunları yapınca bazı dilek ve isteklerinin gerçekleşeceğini zannetmek..